Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ekim '18

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
170
 

Kaşıkçı Elması Kadar Değerli Adam: Cemal Kaşıkçı

Kaşıkçı Elması Kadar Değerli Adam: Cemal Kaşıkçı
 

Yıl 1958. Arabistan Medine’de doğmuştu.

Adam olacak benim oğlum demişti babası. Doğru demişti, oldu. Hakikatleri savunan adam gibi bir adam oldu oğlu.

Kaşıkçı 2 Ekim’de Türkiye’ye evlilik için ihtiyaç duyduğu belgeler için gelmişti.

Daha önce ise ABD Suudi Arabistan Büyükelçiğine gitmişti. Oradan Türkiye’ye yollandı.

Öldürüleceği planlanan Kaşıkçı için, Suç mahalli neden Türkiye seçilmişti?
ABD yanlısı Suudi MEDYA’nın Kaşıkçı için Müslüman Kardeşler bağının olduğunu söylemesi, ısrarla bunun üzerinde durması nedendi?

Tüm bu olaylar Kaşıkçının basit bir gazeteciyi aşan bir hesaplaşmayı resmediyor.

Suudi gazeteci, radikal İslam'ın önüne geçebilmek için ülkedeki din eğitiminin gözden geçirilmesi gerektiğini, din eğitiminin yalnızca dini okullarda verilmesini, çocuklara bir dinin empoze edilmemesi gerektiğini savunuyordu.

Cesurdu. 991 - 1999 yılları arasında Al Madina gazetesinin yazı işleri müdürlüğü ve genel yayın yönetmenliği vekilliği yapan Kaşıkçı, bu süreçte Afganistan gibi ülkelerden haberler geçti, 1987-95 yılları arasında eski El Kaide lideri Usame bin Ladin ile Afganistan ve Sudan'da söyleşiler yapmıştı.

Alman Der Spiegel dergisine göre Kaşıkçı ülkesinde eleştirilerini en yüksek sesle dile getiren entelektüellerdendi. 2011'de Arap ülkelerini sarsan isyanlar sırasında Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da konuştukları Kaşıkçı'nın "Mutlak monarşinin devri bitti. Tek çare demokrasi" sözlerini "Suudi Arabistan'da başka biri bu sözleri söylese sorgulanır ve hapse atılırdı" sözleriyle yorumlamıştı.

Suudi Arabistan'ın o dönemde halkı memnun etmek için kesenin ağzını açarak 129 milyar dolarlık harcama yapmasını eleştiren Kaşıkçı, Der Spiegel'e şunları söylemişti:

"Bu yöntem işe yaramaz. Yarın halka 100 trilyon dolar dağıtılsa yine herkesi mutlu edemezsiniz. Petrol bittiğinde ne olacak?

"Herkes çağdaşlığı istiyor ama kimse bunun yan etkileriyle yüzleşmeye yanaşmıyor. Bir gün diğer uluslar gibi bu ulus da reform yapacak. Bizim de özgürlük, şeffaflık, hukukun üstünlüğü, seçilmiş bir başbakan ve gerçek bir parlamentoya ihtiyacımız var.

"Tarih akıyor ve kimse bunu durduramaz!”

Kaşıkçı Eylül 2017'den itibaren ABD'de yaşamaya ve Washington Post gazetesinde köşe yazmaya başladı. Ülkesinden ayrılık kararı hakkını şu satırlarla açıkladı: "Birkaç yıl önce bazı arkadaşlarım gözaltına alındığında çok acı çektim. Hiçbir şey söylemedim. İşimi veya özgürlüğümü kaybetmek istemiyordum. Ailemden endişe ediyordum. Şimdi farklı tercihlerde bulundum."

"Evimi, ailemi ve işimi arkamda bırakmam gerekti ama düşüncelerimi söylüyorum. Aksini yapmak cezaevlerinde çürüyen insanlara haksızlık olurdu. Pek çok kişinin konuşamadığı bir dönemde konuşabiliyorum."

Yazılarında Suudi Arabistan'ın Katar'a yönelik politikalarını ve Yemen savaşını eleştirdi.

Suudi Arabistan'da 2017'de yolsuzluğa karşı yapıldığı açıklanan ve çok sayıda prensin gözaltına alındığı operasyonun, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın iktidarını pekiştirme operasyonu olduğunu savundu:

"Muhammed bin Salman adaleti kendi istediği gibi uyguluyor. Hafif eleştirilere bile tamamen toleranssız."

Kaşıkçı, yazılarında eleştirilerin yanı sıra övgülere de yer veriyor, Veliaht Prens Muhammed'in 2030 vizyonunu desteklediğini söylüyordu.

Türkiye vatandaşı nişanlısı Hatice Cengiz ile evlenmek için gerekli yasal işlemleri halletmek üzere 2 Ekim 2018'de İstanbul'daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'na giden Cemal Kaşıkçı'dan bir daha haber alınamadı. Cengiz, Kaşıkçı'ya içeri girdikten sonra başına bir şey gelmesi durumunda ne yapması gerektiğini sorduğunu, AKP Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay ve Türk - Arap Basın Derneği'ne haber vermesi gerektiği yanıtını aldığını söyledi.

Kaşıkçı'dan haber alınamamasının ardından Türk yetkililerin başlattığı soruşturma kapsamında Kaşıkçı'nın konsolosluğun kapılarından çıkmadığı açıklandı.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay, "Konsolosluğun iki kapısı var, hangi kapıdan çıktı? Tüm kameraları inceledik, kapıdan girdiği gözüküyor ama çıktığı görülmüyor" dedi ve ekledi:

"Arabalarla bir çıkış olmuş olabilir, ölü müdür diri midir bilemiyoruz, öldürüldükten sonra cesedini daha kolay taşımak için bir şeyler yapmışlar mıdır bilmiyoruz.

"Normal yollarla çıkmadığı kesin, cevaplayamıyorlar, normal yıllarla girmiş biri neden anormal çıksın?

"Konsolosluğa giren bir insana bunu yapanlar kendi ülkelerinde neler yapıyordur? Suudi cezaevlerinde binlerce kişi tutuluyor, bu olay Suudi Arabistan'ın insan hakları ihlallerini gündeme getirmek için bir vesile oldu.

"Hayatta kalmış olma ihtimali binde bir bile olsa ona sarılmaya çalışıyorum."

Suudi Arabistan ise suçlamaları reddediyor. Valiaht Prens Muhammed bin Salman başkonsolosluğunu Türk yetkililere açabileceğini söyledi ve Kaşıkçı'nın konsolosluktan çıkmış olduğunu belirtti.

Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosu Muhammed al Otaibi ise konsolosluğunun kapılarını Reuters ajansına açtı. Binanın içini muhabirlere gezdiren Otaibi, "Kaşıkçı burada değil" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise 7 Ekim'deki AKP istişare toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlarken, konuyla ilgili havalimanı kayıtlarının incelendiğini açıkladı.

Kaşıkçı… Fikir özgürlüğünün kahramanı. Tek suçu gerçekleri haykırmak. Suçsa gerçekleri haykırmak bilinsin herkes tarafından:

                          Sonsuza kadar adalet, sonsuza kadar hürriyet!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 62
Kayıt tarihi
: 15.02.18
 
 

Merhabalar. Ben Ertuğrul Demirel kendi tabirimle ise yozlaşmamış filazof. Bu blogumda her hafta y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster