Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mayıs '14

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
64
 

Kasım

Kasım
 

Bir kasımdı yola çıktığımda.

Hani ortasını biraz da geçer gibiydi zaman.

Yürümeyi marifet saymışım çocukça aklımla.

Daha ilk adımlarımda

Nasıl sendelemeye başladımsa

İşte o gün bu gündür

Takılır ayaklarım karaçalılara.

Korkarım düşmekten ama

Yolum da var yürümem gereken.

Bilirim.

Kızgınlıklarım, dargınlıklarım olsa da

Şuursuzluğuma verir Yaradan.

Onu da bilirim.

Acımadan, kanamadan

İyileşmez hiçbir yara babam!

Lakin acılarım, yaralarım,

Senden olmasaydı.

Komazdı öyle.

Vallahi de komazdı, billahi de komazdı.

Sebepsiz kırardın kafamı.

Bahanelerin yoktu hiçbir zaman babam!

Sen yine de arar dururdun.

En çok da yüzüme patlatırdın tokadını,

Kıçıma  vururdun tekmeni.

Ben Allah’a sığınıp

Yıkardım gözyaşımla  acılarımı.

Biliyor musun?

Yıkanırdı da babam!

Sen ağzına koyduğun her zehrin

Esiri olurdun ya hani,

Dolaşırdın köyün sokaklarında korkusuzca!

Ayakların dolana dolana naralar atardın,

Sövüp gözdağı verirdin

Başlarına bela olmaman için

Işıklarını yakmayan komşularımıza.

Ben yüreği serçe kuşunun çırpınışına eş,

Düştüğün yerden kaldırırdım seni.

Patlatırdın işte o an suratıma,

“Senin baban düşmez.” derdin.

Düşerdin be babam!

Hani o incir ağacının dibine

Kusardın ya böğüre böğüre.

Ben kimseler görmesin diye

Çeşmeye takılı hortumla yıkardım

Gecenin bir yarısı.

Anam da bıkmıştı senden,

Diğer dört çocuğun da.

Ben hep yanında,

Ben hep arkanda babam!

Sonra sıralardın bizi boyumuza göre,

Gücün yettiğince vururdun acımasızca.

İşkencelere varan kıyımların olurdu.

En çok da anama!..

Ben ergenliğimi dayak yediğim anlarda,

Altıma kaçırdığım korkularımda hatırlarım.

Ne acı, ne utanç verici. Değil mi baba?!

Sevgiyi, aşkı

Sinema filmlerinde gördüm çok sonra.

Hani sen beni meyhanede vermiştin ya kocaya!

Kaçan kurtulur hesabını yapabilmiştim yalnızca

Suskunluğumla.

Şimdi bunları ne diye mi anlatıyorum?

Bir kasımdı yola çıktığımda.

Uzun bir yola çıkmıştım.

Yanılmışım.

Uzun değilmiş baba!

Acılarım var ya

Bir de yaralarım,

Yüzümde değil, kalbimdeymiş.

Yine bir kasım işte.

İncir ağacını kurtardım sayılır sayılmasına da

Çocukluğum yok oldu.

Yok oldu, öldü(n) be baba!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Herkesin yaşamında yaşanılmış acımaz hayatın kesitlerinin duygular var anlayabilme ve his etme duygusu ile alakalı olsa da ben hüzünlendim teşekkür ederim. Allah şifalar versin

haci nazli 
 02.05.2014 22:01
 

Gücümüz yetmez ki gerçek âlemdeki işkencelere...Çarmıha gerilmek,darağacına çekilmek gibidir bazan çocukluğumuz... Öylesine zor olur kalbe sinmiş acıları oradan söküp almak...Güzeldi!Elinize sağlık Selma hanım.Selamlar.

Abbas Oğuz 
 01.05.2014 15:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 139
Kayıt tarihi
: 24.12.11
 
 

1965 Zonguldak doğumlu ve halen Zonguldak'ta yaşamaktayım.Yazarım ve çeşitli platformlarda sunucu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster