Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Kasım '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
411
 

Kasımpatılar ve 10 Kasım sabahları

Babam çiçekleri çok severdi. Yemyeşildi bahçemiz, renk renk çiçek döşeliydi her yan, mis gibi sarmaşık kokardı gün… Güneş doğdu mu buğday tarlalarının ucundan, evimizin arka tarafındaki sebze bahçemiz bir uçtan bir uca keyiflenirdi her sabah… Domatesler daha bir kızarır, biberler salınarak dal uçlarına asılırdı. Maydanozu, soğanı, teresi eksik olmazdı bahçemizin. Komşu bütün bahçelerden güzeldi, alımlıydı, göz alıcıydı.

Kapısından girmeden daha, bir koku duyumsardınız baharı anımsatan. Güz de olsa, yaz da olsa, bizim bahçemiz hep bahardı. Her dalın ucundaki filiz, her çiçeğin yaprağı, her tomurcuk babamın sevgisiyle büyürdü, bizimle birlikte… Kardeşimle ben o bahçenin büyülü, huzurlu ortamından çok şey kattık anılarımıza.

Mor, lacivert açardı sarmaşıklar. Dolanıp durdukları tel örgüye birebir örtüşerek, o yana bu yana dökerdi çiçeklerini. Açılp kapanışlarındaki muammayı henüz çözemediğim günlerdi o günler. “Dalında güzeldir çiçekler. Seyredelim, olmaz mı?” derdi babam. Öyle derdik biz de arkadaşlarımıza; “’Çiçek dalında güzeldir’ Babam öyle diyor. Koparmayın olur mu?”

Sokaktaki bütün komşular babamın bahçe merakını bilirdi. Bulunduğumuz yatılı öğretmen okulu lojmanlarında, izne giden öğretmenler, komşularımız babama çeşitli çiçek tohumları getirirdi. O yıllarda bahçemizde kadife çiçeği, kasımpatı, aslanağzı, iri papatya, yıldız çiçeği, sardunya, gül, sarmaşık, horozibiği gibi daha birçok çiçek bulunurdu. Bahçemizden yılda birkaç kez çiçek hasadı yapardı babam. Kardeşimle gittiğimiz Atatürk İlkokulu’nun müdürü, milli bayramlar öncesinde ve 10 Kasım gelince bizimle haber gönderirdi. “Çelenk süslemek için babanız yarın gelirken bize çiçek göndersin, ” diye.

Babam bu isteği çok önemli bir görev bilirdi. O sabah, okula kocaman bir çiçek destesi ile, ellerimiz dolu giderdik. Çünkü bulunduğumuz küçük ilçede çiçek yok denecek kadar azdı. Hele böylesine çeşit hiçbir evde, parkta yoktu. 10 Kasım sabahlarını bu yüzden hep anımsarım.

Yakasız siyah önlüğümüzü giyer, Atatürk resmini göğsümüze iğnelerdik. O gün hüzün günümüzdü. Çocuk yanımız o günün çok önemli olduğunu, bizim de buna çok dikkat etmemiz gerektiğini daha bir kavramış olurdu. O günün önemini en çok biz, yani kardeşimle ben bilirdik. Çünkü babam erkenden uyanmış olurdu. Bütün bir yıl özenle büyüttüğü beyaz, sarı kasımpatılarını Atatürk’ü Anma Töreni için hazırlanacak çelengi süslemek üzere toplamış olurdu. Bir kucak dolusu kasımpatıyı okula götürür, bizi heyecanla karşılayan okul müdürüne teslim ederdik. Hemen çelengi süslemeye koyulurlardı. Biz gururla izlerdik bu olayı. Babamın kasımpatıları ile süslenen çelenk, okulumuzun bahçesinde bulunan Atatürk büstünün önüne törenle bırakılırdı.

Çocukluğumda 10 Kasım sabahlarını bu duygu, heyecan ve gururla yaşardık. Ulu Önderimiz Atatürk’ü ölümünün 71. yılında andığımız bu 10 Kasım sabahı, yine Anıtkabir’e giderek O’na saygımı sunacağım. Onu saygı ve sevgiyle anarken, babamı ve kasımpatılarını da unutmayacağım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

M.Kemal Atatürk'ü sevgi, saygı ve gururla anıyoruz.. güzel bir yazı.Elinize sağlık, selamlar.. ( yazınız üst üste iki kez çıkmış bilginiz olsun)

sema öztürk 
 10.11.2009 15:22
Cevap :
Sevgili Yağmur Zamanı, yazıyı beğendiğinize sevindim. Atamızı bu yazıyla anmak istedim ben de, bazen anılar konuşuyor ya da kalem öyle yazıyor. Ben de kalemimi özgür bırakıyorum. Selam ve sevgiyle, Nesime Açılmış  11.11.2009 15:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 562
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

1957 doğumluyum. Emekli öğretmenim. Edebiyat ve müzik kişisel ilgi alanım, eğitim ise mesleki ilgi a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster