Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Temmuz '14

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
440
 

Kasiyer kız ve LYS sonuçları

Kasiyer kız  ve LYS sonuçları
 

lys


Son dönemlerde sıklıkla yaşamaya başladım. Marketteki raflardan birkaç şey aldıktan sonra ödeme için kasaya yöneliyorum. Kasiyer kız, parasal işlemleri hâllederken, ani bir hamleyle bir ürünü göstererek “efendim bir makarna alana, bir ürün bedava” ya da “dondurmalarımız şu anda kampanyada denemek ister misiniz?” diye soruyor.

İlk başlarda, daha önce hiç yaşamadığım için, herhalde sahiden faydalanmam için soruyorlar diye düşünmüştüm. Ancak mücavir semtlerdeki marketlerde de benzer türde tekliflerle karşılaştığımda, uygulamanın kişiye özel olmadığını anladım.

Kasiyerlerin geleneksel iş tanımları belliydi. Müşteriden parayı ya da kredi kartını al, ödeme işlemlerini hallet, fiş ya da fatura neyse müşteriye teslim et. Hoş  geldiniz ve iyi günler dışında hiçbir şey söylemek zorunda değillerdi.

Ama ya şimdi?

İhtimâldir, bu haftanın ürününden, hangi kasiyer kaç tane sattı diye satış raporlaması amirlerinin önüne de gidiyordur.

Bu değişimin temel sebebi, kapitalizmin ve hatta vahşileşmiş kapitalizmin bizzat kendisidir. Firmalar, sektörler ve çalışanlar arası kâr karşılaştırmasında, ipi hangisinin göğüsleyeceği sorusuna aranılan cevaptır.

Daha acımasız ve gerçekçi bir açıklamayla,  “oturduğun yerden mekanik işlemler yürüterek maaş alamazsın, kendinden bir şeyleri ne kadar katıyorsun, müessesemizin kâr hanesine hangi artı değeri, ne ölçüde ilave edebiliyorsun”  sorgusuyla sınanıyor artık tüm çalışanlar.

Kasiyerim efendim, bildiğiniz kasiyer, parayı alır ürünün barkodunu okutur müşteriyi gönderirim, devri kapanmıştır anlayacağınız. Zaten hâlihazırda üstlendikleri iş yükü ve kasa farkı riski bile, işveren tarafından artık “oturduğun yerden para kazanmak olarak” yorumlanıyor çünkü. Yorumlanıyor ki, satış baskısıyla, oturduğu yerden para kazanması engellenmeye, maaşını hak etmesi (!) sağlanmaya çalışılıyor.

Sadece bu sektörde değil. Uzun süreler özel hastanelerde hizmet verdikten sonra, çalışmak için neden devlet hastanesini seçtiğini öğrenmek istediğim beyin cerrahı abimin ağzından aynen naklediyorum:

“Güzel güzel çalışıyorum, o esnada bir diğer meslektaşım gidip hastane yönetimiyle görüşüyor ve diyor ki, ben ayda kırk tane ameliyat yapabilirim, haydaa yönetim çağırıyor beni, doktor bey bakın siz ayda otuzbeş ameliyat yapıyorsunuz ama daha yükseğini yapan var”

Hülâsa; yaşadığımız sürecin Türkçesi şu:  Mesleğiniz ne olursa olsun, oturduğunuz yerden para kazanamazsınız. Sadece diplomam var diye maaş da alamazsınız. Hukuk bürosunda avukatsanız, kazandığınız aylık dava adedine göre, beyin cerrahı iseniz yapabileceğiniz ameliyat sayısına göre, kasiyer iseniz haftanın ürününden kaç tane satabildiğinize göre...

Artık kişisel gayret ve başarı her şeyden daha önemli tutuluyor. LYS sonuçları açıklandı ve kazanan gençler yeni üniversitelerine başlayacakları günü heyecanla bekliyorlar. Ama  tüm meslekler için geçerli olan geleneksel iş tanımlarının yıkıldığı ayrı bir dünya penceresi de onları bekliyor. Eskiden iyi bir maaş almak için, sadece üniversite diploması sahibi olmak yeterliyken, bugün kaba bir ifadeyle, artık tüm çalışanlar şu soruya muhatap kalıyor;   diplomanız ne kadar gerçek ?

Sabrın sonu ile

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 400
Toplam yorum
: 1354
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1736
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

>Haziran 1975 doğumludur. >Samimîyetsiz gözlerdeki, yapmacık sözlerdeki haset ve kıskançlık k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster