Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ocak '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
705
 

Kavgama Güç Verdin.. Hoş Geldin!

Kavgama Güç Verdin.. Hoş Geldin!
 

Oyun dersem çıkınız, savaş dersem sığınaklar..


Yüzüne yılbaşı agacının telli pullu
Aydınlıgı vuran çocuk,
Belli, bilmiyorum neden, ama belli,
Yaşayacak benden iki kere çok..

Kosmosa filan gidip gelecek, iş bunda değil,
Yeryüzünde görecek mucizenin büyügünü;
Tek insan milletini pırıl pırıl..

Ben iyimserim dostlar, akarsu gibi !..

{ Nazım Hikmet Ran - İyimserlik }

 

 

Kar yağıyor lapa lapa.. Sıcacık bir evin penceresinden, turuncu bir ışık yansıyor beyaz kara. İçeride bir yılbaşı ağacı. Altında ölü çocuklar. Ve bir Noel Baba elleri kanlı. Kar yağıyor lapa lapa, aç, çıplak, çatısız bedenlerin üzerine. Utancından mı bilmem kırmızıya kesmiş kar..

Evvel zaman içinde bembeyaz iken kar, çocuklar hediye beklermiş ağacın altında. Ölümü beklemeden önce yani. Daha öncesinde bilmezmiş ki çam ağacının ne iş gördüğünü. Sivri yapraklarıyla taç örer, taşla kozalağını devirirmiş bir sokak oyununda. Bir de gövdesindeki reçineden toplarmış bol bol..

Şimdiki zaman içinde varsa bir derme çatma çam ağacı, birikip çocuklar ekmek bekler altında. Birikip çocuklar şehrin her çam ağacının altında ekmek. Çocuklar birikip aç.. Birikip buz kesmiş çocuklar. Her çam ağacının altında dikilmiş buzdan aç çocuklar. Kar yağıyor lapa lapa. Kırmızıya kesmiş kar. Ve elleri kanlı bir Noel Baba..

Kar yağıyor lapa lapa. Ah!. kanayan yaramı dindirmez kar. Kar düşer yeryüzüne ve kan olur. Çam ağaçları altında birikmiş buzdan çocukların, Suriye 'de, Irak 'ta, Filistin 'de, Sudan 'da, Türkistan 'da öldürülen gül yüzlü bebelerin, anaların, babaların kanını alır. Ve utançtan değil, kandan kırmızıya keser kar..

 

Ve bak!
Asıl ölen yaylalar, villalar, tok karınlar,
Hissiz dudaklar, gayretsiz kalpler,
Asla değil,
Kavruk çölde yatan
Kadavralar..

{ Cahit Zarifoğlu - Daralan Vakitler }

 

Bir ana ölüsüyle oynar çocuğunun, bir baba deşer kalbini sunar sofraya. Utanır dağ, susar gök. Eğer başını usulca kent..

Ama sen, eğme başını, dik tut. Yalnızsan fark etmez, bazen yüz binlercesin.. Eğme başını, dik tut. Bir yürekte bin sevdasın, bir ananın bin oğlusun. Kana kesmiş gökyüzü. Yeryüzü, bir çift göz, izler durur yıldızları. Susma ne olur. Sen susarsan hayat durur..

Eğme başını dik tut. Ne derse desin duyma, lüzumu yok. Bir değilsin, olamazsın, olma!. Bir yürekte bin sevdasın. Bin ananın, bir oğlusun.. Eğme başını, dik tut. Umudusun yeşeren filizin, düşen yaprağın. Umudusun toprağa can veren suyun..

Bin ananın, bin oğlusun. Adı var, kendi yok. Bilmem nerde. Umudumuzsun susma ne olur. Sen susarsan hayat durur..

Eğme başını, dik tut. Bir hayat akıyor boylu boyunca. Ve akacak, aydınlanacak gökyüzü, susacak kan. Umudusun ağlayan bebelerin, esen yelin, üşüyen yaprağın. Bir bahar yelisin..

Umuttur yaşatan insanı. Umudumuzsun, düşme ne olur..

Be hey dağların tepelerinde şaha kalkmış, alnında olanca parlaklığıyla bir yaldız... Deniz susmuş, gök susmuş, yer susmuş. Tebessüm ettiği meğer bir damla umutmuş. Gözleri ateş.. Yalçın dağlar selam durmuş. Kıpırdamaya korkmuş it. Çakallar kendilerini bir yere koyamamış..

 

Çünkü sağlıklı bir güneşe taparsın sen,
Her bir ışını,
Şiir yazanlara umut ve hüzün veren,
Bir karanfil olarak;
Sürer, gider belleğinde..

{ Turgut Uyar - Büyük Saat }



Kar yağmış lapa lapa.. Varsın yağsın kırmızı siyah. Varsın gelsin, boran, dolu, tipi. İsyanım hediye olsun yeni yıla. Kaç yeni yıl ?.. Kaç katliam ?.. Kaç kıyam ?.. Büyüyor öfkem her gelen yeni yılla. Kork benden, her yıl bir kez daha kork. Bir yaş daha büyür öfkem. Büyür açlığım. Büyür elleri kanlı Noel Babaların büyüttüğü çocuklarım, büyür. Bir dev yürekli daha büyür..


Hoş geldin!
Biz de seni bekliyorduk. Hoş geldin yeni yıl. Hoş geldin gürleşen öfkem, sesim. Bak bir şahan daha ayaklandı dağ başlarında. Hoş geldin yeni yıl. Bir filiz daha açtı bahçemde. Bin kat daha çoğaldım ben bu yıl. Hoş geldin yeni yıl, hoş geldin.. 

Kavgama güç verdin, can verdin, hoş geldin..


01.Ocak.2018
Kerem Porazan

 

*Dipnot :
Tanrı'nın bizi zaptetme yöntemidir belki de, bıkmadan hergün tekrar güneşin doğması..

Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yüzyıl öncesi gibi tren garlarında mehmetlerini arayan gözü yaşlı analar gibi yine gözleri yaşlı anaların.Yine gönüllerine köz düştü anaların.Çocuklar ki düşleriyle gömüldüler Bosna'da,Irak'ta,Libya ve Suriye'de.Üstüne üstüne yürümek gerek artık dünyanın düzenini bozan nizamsızların...Asıl gerçeği haykırmışsınız Kerem bey.Yüreğinize sağlık.Selamlar.

Abbas Oğuz 
 28.01.2018 0:38
Cevap :
Bâki selam, muhabbet ve dostlukla.. Var olun..   29.01.2018 10:39
 
Toplam blog
: 60
Toplam yorum
: 97
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 12858
Kayıt tarihi
: 17.12.09
 
 

İmgelemelik 'ten düştüğü 6.Mayıs.Bindokuzyüz... ~ fi tarihinden bu yana; Sonsuzluk 'da insan.. Yüre..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster