Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ağustos '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
425
 

Kavramlar: Hüdayinabit

Kavramlar: Hüdayinabit
 

partner.tr.msn.com


 Bir arkadaşımız (Nedim Üstün) Hocam , bu sözcük üzerinde de tartışalım , diyordu bir yerde. Ben de ,” buyur sahneyi sen aç,”  diyecek oldum; ses çıkmadı.

“Kendi kendine yetişen, kendi kendine hayata tutunan, tek başına yetişenler,”  için söylenen bir sözcük bu.    Çoğu kez, başıboş büyümüş , eğitim görmemiş, kendi kendini yetiştirmiş olan kişiler için kullanılır.

Aslında bu söz çoğu kez, Anadolu’nun kıraç topraklarında, kimin kimsenin yardımı olmadan; dişleriyle tırnaklarıyla yetişip bir yerlere gelen gençleri anlatmak için söylenir.

“Oğlum biz öyle ana-baba kaşığıyla beslenmedik; Anadolu’nun kıraç topraklarında dişimizle tırnağımızla kendimiz yetiştik…”

Hani derler ya:  “Betonda bitki yetişmez…” Hani betonun üzerine bir avuç tohum serp, bakalım yeşillenir mi , yeşillenmez mi..? Kolay değil yetişmesi… Ama o koşullarda bile kendi kendisini kurtaran; dar olanaklarla kendi kendisini yetiştiren, yaratan insanlar vardır.

Bu sözcüğün bir anlamını  “OTODİDAKT” sözcüğünü tartışırken görmüştük. O sözcükle bu “Hüdayinabit” akraba gibidirler. “Otodidakt” insanlar da , çevrelerinde yeterli imkanlar olmadığı halde ne yapıp edip kendi kendilerini eğitmişlerdir. Ve genellikle, topluma akıl verecek duruma gelmişlerdir. Eğer akıllıysanız, genellikle yalnız bile olsanız, bilginin kaynağına ulaşırsınız. Yeter ki durmadan, araştırın ; kendinize bilimi , kitapları dost edinin. Sonunda mutlaka bir yere varırsınız. Tabii, “kılavuzu karga olanın…” sözünü de unutmayın. Kendinize , yanlış dostlar bulursanız.. gittiğiniz yer  gayya kuyusudur…

Bu çocuk “Hüdayınabit…” büyümüş, dediğimiz zaman ne anlaşılır? Yani o çocuk küçük yaştan itibaren anne , babanın yakın  himayesini  görmeden , hayatın yollarında döğüşe , boğuşa ; kendi kendini yetiştirmiş bir adam.

Bunun tersi nedir?
Türkçe’de tam karşılığını  bulamıyorum ama , İngilizce’deki karşılığı “spoon-feed” denir, sanıyorum. Yani durmadan , çocuğun arkasında anne babanın dolaştığı; anne baba tarafından sıkıca korunan, himaye edilen, izlenen çocuklar. Kısaca, ailesi tarafından fazlasıyla şımartılmış çocuklardır bunlar.

Hangi çocuk hayatta  daha çok başarılı olur?

O hiç belli olmaz. Sokakta büyüyen çocuklardan , çok iyi insanlar çıkabilir , ama çoğu da o büyüdükleri sokaklarda kaybolurlar. İkinci gruptan ise, kişi kendi kendini ilerdeki yaşlarda bilirse, hayatı anlarsa, o zaman hızla basamakları tırmanır. Zaten, her halükarda onun arkasında ailesi vardır. Bir yerlere gelmeye mecburdur. Bir şey olamaması için çok aptal olması gerekir.

Hüdayinabit insan , aslında  “Organik” insandır… Şimdi, çarşı pazarlarda pahalı pahalı satılmaya çalışılıyor ya : “Organik..Organik…” diye… O cinsten.!

Aslında , derinliği olan bir sözcük. (Derinliği olan sözcükleri şairler daha önceden keşfeder ve irdeler…!) Onun için size iyi bir şairin Süleyman Çobanoğlu’nun “Hüdayinabit” adlı kitabından “Hüdayınabit” adlı  şiirini  sunuyorum . (Şaire teşekkürlerimle birlikte…)

“Gelse de trenden ikimiz insek
camları buğulu iki tas çorba
bir kitap -- çantana korkup tutunmuş
kâğıdı samandan şiiri zorba

ve o hışırdayan uykudan geçsek
sobanın ayrımsız adaletinden
çok büyük bir yağmur işte başlamış
kimse çıkmayacak bugün evinden

böyle susuyorum ben çok değiştim
sense nasıl denir -- hâlâ o kızsın
dinle ağlayarak çıkrık sesini
işte şu dünyada yapayalnızsın

her neyi dilesek burada olmaz
en büyük erdemi bunun, susamak
yalar yarasını içte bir geyik
hepsi bu kadardır: adı yaşamak” (Süleyman Çobanoğlu)

“ Gördünüz mü elalem bir tek “Hüdayinabit”  sözcüğünden neler üretiyor.

Bizim insanlarımızın çoğu da Anadolu’da  hüdayinabit büyüyüp duruyor. Bir çoğu İstanbul’u bile  görmemiş, denizi de; aslında dünyadan haberi yok… Ama çoğu da efendiliğin denizlerinde dolaşır… Herkesi insanlığıyla bir güzel utandırır.

Ne yapalım bu gün de kısmetinize “Hüdayınabit” çıktı… Kader bu!

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aaaa bakın onlara ben de hiç dayanamıyorum hocam mutlaka çantamda kendi diktiğim bez torbam vardır ve gördüğüm anda toplarım. Biz kadınların kendimizden çok sevdiklerimize sağlıklı bir şeyler sunabilmek asıl amacımız eşim de söylenir beraber isek, İstanbul'da pek nadir bulabiliyorum artık, hanımefendiye selamlar sevgiler sunuyor sağlıklar diliyorum sizlere

Cemile Torun 
 08.08.2014 14:03
Cevap :
Evet. Çoğu kez hanımın topladığı veya köye ısmarladığı otları yiyoruz. Saygılar. Teşekkürler.  08.08.2014 16:46
 

"Hüdayınabit" sözcüğünü ilk kez duydum ve öğrendiğime sevindim değerli hocam, ve bu "Organik" özelliği hak eden tanıdığım oluşuna sevindim. Süleyman Çobanoğlu şiiri çok güzel teşekkür ediyorum saygılarımla hem size hem kendilerine

Cemile Torun 
 07.08.2014 22:07
Cevap :
İşte Hüda vermiş ve kendi kendine yetişmiş bir bitki..gibi bir şey. Benim Hanım hep böyle semizotları arar... Yol kıyısında kendiliğinden yetişmiş semizotu... Hiç çekinmez, toplar getirir. Onlar da gerçekten bir tatlı olur. (Zaten yediğimiz sabah akşam ot..!) Biraz da yakınayım da. Neyse. Mutluluklar dilerim. Saygılar efendim.  08.08.2014 3:18
 

Sevgili ve değerli Hocam, derya kuyunuzdan her gün bir katre ile serinlemek ne güzel. Geçmişte, ülkemizin hudayinabitlerinin sayısı o kadar fazlaydı ki, bu değerleri anlatmak, konuşmak kimsenin aklına gelmezdi. Güzellikler, doğrular, hak/hukuk, sevgi, hoşgörü ve tüm erdemler öylesine çiğnendi, değiştirildi ki, artık yanlışları, safsatalarla doğru resimler olarak algılattılar. Umutları, hayalleri süsleyen o harika doğanın tadı ve aroması kaybolup gidiyor. Pınarlar, su kaynakları kurudu/kurutuldu. Duygular da beraberinde. İşte bu itibarla, hüdayinabitler parmakla gösterilecek ve haberlere manşet olacak konuma geldi. Selam ve saygılarımla. Refik

Refik Başdere 
 04.08.2014 9:52
Cevap :
Ve insanlarımız sonunda hüdayınabit olup kaldılar.. ama bundan bazıları çok memnun. Teşekkürler Refik Bey.  04.08.2014 12:46
 

Gün olur Hüdayınabit'lerin karşısına efendiler çıkıp haddini bildirir.Güzel bir paylaşım hocam, şiir de tam oturmuş.Nedim Üstün beye de selam ve sevgiler. Teşekkürler, sağlık ve mutluluklar.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 03.08.2014 22:27
Cevap :
Hocam hüdayinabitlerin hala bahtları kara... Yok mudur bir kurtaracak...? Bilmiyorum.  03.08.2014 23:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 836
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster