Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ekim '11

 
Kategori
Söyleşi
Okunma Sayısı
70
 

Kavramların çatıştığı nokta

Kavramların çatıştığı nokta
 

bir zamanlar çocuktu


 ''Sistemleştiremediklerimizden misiniz?'' olarak açtığım blog sayfamın ilk yazısı olarak ''suç'' konusu üzerinde durmak bana oldukça anlamlı geldi. Zira benim bu sayfaya koyduğum isim bir başkaldırı olarak görülmemeli üzerinde durmak istediğim husus sosyal yaşam hakkında münazaradır.

İnsanoğlu yaradılışından bu yana uzayda salınan küremiz üzerinde ölçülebilir olarak ne kadar zaman geçirdi bilmiyorum ama süregelen bu zaman zarfında sahip olduğu tek şey bence hayatından ibarettir ve şimdiye kadar onu kaybetmeyende olmadı. Günümüz neticesinde yapılan araştırmalar nispetinde biliyoruz ki; insanlar yaşamına etki eden herşey hakkında yorum yaptılar düşündüler, düşündüler ve felsefeye ulaştılar filozoflar tartışa tartışa bilime ulaştılar ve bu günlere kadar geldik. Bizi düşünmeye iten doğamız aynı zamanda sosyal yaşama da mecbur kıldı. Yalnız yaşayamadık toplumları oluşturduk ve bunlarda belirli zahmetler doğurdu daha kolay kılmak için sınırlar belirledik ve sistemlere ulaştık. Toplumlar halkları ve milletleri oluştururken sistemler organizasyona dönüşerek devletler kurduk.

İnsanlar daha iyi yaşayabilmek için devletleri kurdu ve devletleri daha iyi yaşatabilmek için heba oldu. Sistemler olmasın demiyorum toplumsal ahlak gibi yaşam standartları olmasa eminim ikibinli yılları göremezdik. Benim hakkında düşündüğüm husus kendi yarattığımız sınırların kendimize zarar vermesi. Şöyle söylemeliyim bir insan cinayet işleyip idama mahkum edildiğinde devlet cinayet işlemiş olmuyor mu? ''Elbette olmaz devlet sosyal düzeni korumak adına düzeni ihlal eden unsurları ortadan kaldırır'' diye düşünebilirim. Pekala idam edip cinayet işlemiş olmasın devlet ama; cezalandırıp, gelmesi muhtemel olan yeni suçların gözünü korkutmasın mı? Tabi ki hiç bir suç cezasız kalmamalı. Ya suçun cezası nasıl olmalı? Yada insanı ceza mı ıslah eder eğitim mi? Suçu işleyene eğitim kafi gelir mi? Çok fazla soru sorduğumun farkındayım ama zincirleme olarak onlar birbirini doğuruyor.

Tüm bu sorulara şöyle cevap bulabiliriz; devletler bireylerini küçük yaşlarda başlamak üzere eğitime tabi tutar ve sosyal yaşamın düzeni olan sistemleri bireylere öğretir. Eğitim sistemi, hukuk sistemi, maliye sistemi(ekonomi),bürokrasi zaten sistemlerin işlevsel unsurudur. Bunlara rağmen bireyler suça eğilim gösteriyorsa ceza devreye girer. Nurs ile uslanmayanın hakkı tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötekdir. Hadi bunların hiç birisine sözüm yokda geçtiğimiz günlerde Adalet bakanlığı araştırma yapmış ve çıkan sonuçlarda il il çocuk suçluğu sıralaması yapılmış! Listenin adına bakınca dehşete düştüm. ''Çocuk suçluluğu'' böyle birşey olamaz olmamalı. Henüz eğitim evresinde bireylerin suça eğilim göstermesi kabul edilemez. Daha önceleride tartışıldığı üzere taş atan çocuklarda vardı bunlar onlar değil. Sıralamada İzmir birinci sırayı alırken Eskişehir ikinciliğe yerleşiyor. Üçüncü sırada Edirneyi görüyoruz. Sanki atletizm şampiyonası. Bahsettiğim iller medyada pohpohlanan nadide kentlerimiz. Coğrafya bilgisi olan anlar ki bunlar batı illeri. Dördüncü Kırklareli ve beşinci Aydın.

Biraz araştırdığım kadarıyla bu illerin yerel yönetimleri hükümet partisinden değil acaba bakanlık garez yapıp onların isimlerini ilk beşe yazmış olabilir mi? ''Tabi canım zaten muhalefet partilerinin kaç belediyesi var ilk 10'a sığdırırsın hepsini'' tarzında lagalugaları duyacağımız muhakkak. Ne yazık ki konumuz çocuklar ve neden suçlular? (Meseleleri saptırmakta üzerimize başka millet tanımam.) Konumuza uzun bir aradan sonra dönmek gerekirse kendi adımıza kendi kurduğumuz devletin gelecek bekçileri çocukların şimdiden hukuk ve eğitim düzenine karşı gelmeleri devletin sistematik organizasyonunu ne derece derinden sarsacak anlamışsınızdır. Siz bulutlara ulaşan gökdelenler inşa etmeye çalışırken binanın temelinde güçlü bir fay hattı oluşmakta. Bina yükselmeye gayret ederken fay hattı kırılmaya devam ediyor. Umarım örneğim benim bakış açımdan ziyade herkes için açıklayıcı olmuştur.

Şimdi biz bu çocukları sistemleyip de mi saklasak yoksa sistemlemeyip de hapise mi atsak? Bu zararın neresinden ne şekilde döneriz bilmiyorum. Aslında suç ve sistem arasında ki etkileşimi tartışmak isterdim ama bu çocuklar bu kelimlerin sözlük anlamını bilmez. İstiklal şairi Mehmet Akif'in ''Uyan'' şiirinden; ''Merhametin yok diyelim nefsine/ Merhamet etmez misin evladına?'' vesselam.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 273
Kayıt tarihi
: 25.02.11
 
 

İnsanlar daha kalabalık ve daha sosyal yaşam şartlarına uyum sağlayabilmek adına kendilerine sist..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster