Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '21

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
65
 

Kavramsal Sanatın Başlangıcı

Çağdaş sanatı anlamakta çoğu kişi zorlanıyor. Çünkü artık sanat eskisi gibi gördüğünü resmetmek ya da estetiği hedeflemek gibi bir kaygı içerisinde değil. Özellikle kavramsal sanatın başlangıcı ile sanat anlayışı derinden bir değişikliğe uğradı. Artık sanatın amaçladığı fikirler ve kavramlardı...
 
Bu akımın başlangıcı yeni değil, taa 1917 senesine dayanıyor, yanii 100 yıldan fazla olmuş. O sene ünlü Fransız sanatçı Marcel Duchamp bir pisuvarı sadece "Fountain" diye adlandırarak ve R. Mutt olarak imzalayarak New York'ta sergilemeye kalkıyor. Böylece ilk ve en ünlü "readymade", yani "Fountain" eseri ortaya çıkıyor. "Readymade" ler, sanatçı tarafından sanat eseri olarak gösterilen hazır nesnelerdir. Duchamp aslında sanatın, sanatsal beceri gerektirmediği fikrini ilk olarak ortaya atmış ve bunu göstermek için de bir "readymade" olan pisuvarı kullanmıştı. Günlük hayatta kullandığımız eşyaları sanatsal mekanlara yerleştirerek sanatta yepyeni bir çığır açar. Burada sanata gösterilen hayranlığı sorgulamak ve bunun gereksizliğini vurgulamak amaçlarındandı.
 
1950'lerde, birçok hazır nesnesi kaybolduktan sonra, Duchamp "Fountain" ve başka  Readymade'lerini ortaya çıkarır ve New York'taki the Sidney Janis Gallery'de sergiler. Böylece işlerine olan ilgi canlanır; John Cage, Robert Rauschenberg ve Jasper Johns öncülüğünde Neo Dada akımı doğar. Fikir temelli sanata yaygın ilgi tekrar gelişir.
 
Sonraları Neo Dada, Pop Art, Fluxus, Minimalism ve Kavramsal Sanat birbirlerini takip ederler. Artık nesne yerine düşünce ön plana çıkmıştır. !967'de Sol Lewitt "Kavramsal Sanat Üzerine Paragraflar"ı yayınlar ve bu çoğunluk tarafından akımın manifestosu sayılır. LeWitt, “kavram” sözcüğünü “yeni bir sanat üretmek ve var olan sanata karşı yeni bir tutum geliştirmek” anlamında kullanmıştır. Sanatta fikir veya kavram, işin en önemli yönüdür. 
 
Günümüzde Kavramsal Sanat hala revaçta...Çağdaş sanatçıların çoğunu anlayabilmek için düşünce ve felsefelerini bilmemiz gerekiyor. Yoksa örneğin bir enstalasyona bakarak ne anlama geldiğini çıkarmamız çok zor...Arkasında yatan fikri okuduğumuzda, öğrendiğimizde eser bambaşka bir boyut kazanıyor. Örneğin Alman sanatçı Joseph Beuys, toplumsal olguları irdeleyerek sanatsal eylemleri toplumsal ve siyasal olaylarla ilişkilendirmiştir. Yaşam biçimi olarak şamanizmi ve spiritüelliği benimsemiştir. Beuys'un hayatı 2017'de bir belgesel film olarak çekilmiştir. Bu ve daha birçok bilginin ışığında baktığımızda bu önemli ve etkili sanatçının işleri gerçek anlamlarını bulacaklardır. Kavramsal sanatın kurucularından ve sözcülerinden Joseph Kosuth (1945), sanatın “Marcel Duchamp öncesi ve sonrası” olarak iki döneme ayrılabileceğini savunur ve sanatçıya göre çağımızda sanat değil ancak sanat felsefesi yapılabilir.
 
Yüzyılın en önemli akımı olan Kavramsal sanatı başlatan Marcel Duchamp'nın yapıtı "Fountain", Duchamp’ın ölümünden otuz altı yıl sonra, 2004 yılında beş yüz sanatçı ve tarihçi tarafından yapılan oylamada “20. yüzyılın en etkili sanat eseri” seçildi. Çağının çok ilerisinde olan sanatçıya, sanat eleştirmenleri tarafından hakkı olan değer verilmekte...
 
Birgül EKİM bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 80
Kayıt tarihi
: 08.02.21
 
 

Merhaba, bu blogda yaşadıklarımdan, ilgi alanlarımdan,...alıntılar yaparak sizlerle paylaşmak ist..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster