Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Nisan '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
489
 

Kayahan, sönmeyen bir yıldız!..

Kayahan, sönmeyen bir yıldız!..
 

net'ten...


Sanatçıların da kralları olur...

Kraliçeleri de...

Kayahan, ünü Türkiye sınırlarını taşan ve ülkemizin yüz akı büyük bir sanatçıydı...
 
Kayahan, adam gibi bir adamdı...
 
Sanatının zirvelerinden aşağı inmeyen; herkesin gönüllerine kazınan şarkılarıyla sonsuza dek yaşayacak büyük bir yıldızdı...
 
Kayahan, şimdi, kayan bir kuyruklu yıldız...
 
Her gece yine semada görünecek... Şarkıları çalındığında yine ışık saçacak...
 
Yine derin izler bırakarak kayıp gidecek...
 
....
 
İzmir'li olan Kayahan, Ankara ve İstanbul’dan sonra Balıkesir İnta Köyü’nde yaşadı. Daha sonra köyün bütün sokaklarına Kayahan şarkılarının isimleri verildi. Şimdiki Geceler Caddesi ve Mavilim Caddesi’nin kesiştiği Hülyam Çıkmazı’nda yaşadı.
 
1986 yılında ‘Geceler’ şarkısıyla, Akdeniz Müzik Yarışması’nda Altın Portakal’ı kazandı.
 
1990'da ‘Gözlerinin Hapsindeyim’ ile Eurovision’a çıktı. Aynı yıl, bacağında bir yağ bezesi bulundu: Kanserdi... Doktorlar 6 ay ömür biçti. 24 yıl sürecek mücadele böylece başladı.
 
Nisan 1992... Sezen Aksu bir otel odasında. Yan taraftan beste yapan bir adamın sesi geliyor. Kapıyı çalıyor, bir de bakıyor ki o kişi Kayahan. Bütün perdeler sonuna kadar kapalı. ‘Odalarda Işıksızım’ işte o karanlık odadan kalma bir şarkı.
 
....
 
'Yıllardır mücadele ettiği kanser hastalığına yenik düşen Kayahan, 'koyu' ancak bir o kadar da 'centilmen' bir Galatasaray taraftarı idi. Yaşamı boyunca yazdığı pekçok şarkı stadyumlarda, salonlarda sporseverlerin dilinden düşmedi. Bunların en ünlüleri; 'Mor Menekşe' ve 'Siyah-Beyaz Film Gibi Biraz'...
 
Ve tabii taraftarı olduğu Galatasaray için şarkılar ve marşlar da besteledi Kayahan...
 
'Mor menekşe' şarkısının Kayahan'ın hem kariyerinde hem kalbinde ayrı bir yeri bulunuyordu. Kayahan bu şarkıyı herhangi bir kulüp ya da taraftar grubu için yazmamıştı; ama Fenerbahçeliler bu şarkıyı çok benimsemişti.
Bunun sebebi ise ezeli rakipleri Galatasaray'ın bir dönem mor renkli forma giymesiydi. Bu şarkının sarı lacivertli tribünler tarafından söylenmesine çok üzülmüştü Kayahan.
Bu üzüntüsünü Fenerbahçe'nin Galatasaray'ı yendiği bir maçtan sonra şöyle dile getirmişti:
"Galatasaray'la Fenerbahçe arasında 5 puan fark oluştu. Bu da pek hoş olmadı; ama esas beni üzen de benim, 'Mor menekşe' adlı şarkımın Fenerbahçe tribünleri tarafından kullanılmasıydı.
 
O şarkıyı bestelediğim için pişmanım."
......
 
Ancak aynı Kayahan daha sonra bu şarkıyı Fenerbahçe'ye ücretsiz verdi. Bunun sebebini ise şöyle açıklıyordu efsane müzisyen:
"Bizi hakkıyla yendiler, rica ettiler ben de verdim. Küfredeceklerine şarkı söylesinler.
Orada ince bir zeka vardı. ‘Bir mahzun mor menekşe, ağlıyor mu ne’ meselesi naif bir yaklaşımdı. Ücret alsam olmazdı, bir Galatasaraylı olarak birine bir şey satmış olurdum.,.''
 
Kayahan, 'Bir aşk hikayesi' ya da daha çok bilinen adıyla 'Siyah beyaz film gibi biraz' şarkısının Beşiktaş tribünlerinde bir marş haline gelmesi için de şunları söylemişti:
 
"Bir gün radyo röportajından çıkmıştım, dönerken Beşiktaş kupada bir İngiliz takımıyla karşılaşıyordu. Maçı kaybetmişti, Dolmabahçe’nin oradan inerken taraftar takıma ‘Sen üzülme, ağlama, sen gülümse daima’ diyordu. Taraftarlık bence budur; yendiğinde koluna girip, yenildiğinde karşısına geçmek değildir."  (Basın)
....
Yaprak dökümü sürüyor...
Ağaçlarımız kurudu...
Yeter !..
....
Yüzlerce beste...
Binlerce güfte...
Her biri yüreklere kazınmış eserler...
Ve bugün, tüm bir ülke kocaman bir koro halinde Kayahan şarkılarını seslendiriyor 'büyük Usta'yı rahmetle anarak...
Türk Müziği çok önemli bir sanatçısını kaybetti...
Türkiye kaybetti...
Başımız sağolsun !..
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Oldukça yoksul ve zor geçen gençlik yılları, yaşamının son 20 yılına damga vuran "illet hastalığı" ile vakur ve başarılı savaşımı, şair kişiliği onu diğer sanatçılardan oldukça farklı kılmaktaydı. "Bir aslan miyav dedi/ minik fare kükredi" gibisinden naif çocuk şarkılarından, "sarı saçlarından sen suçlusun" ya da "kıyametler kopuyor zavallı yüreğimde" gibi soyut tanımlamaların doruğuna çıkan parçaların derin/ değişken ve üretken ruh yapısının sahibi bir sanatçımızdı. Bestelerini siyah perdeli karanlık bir odada yaptığı rivayet edilirdi. Adı "melankoli" olan neşeli bir şarkı bile yapmıştı. Her insan gibi onunda hataları, eksikleri, yanlışları vardı ama "Allah'ım, ben nerede yanlış yaptım?" sorusunu da sorabilen özeleştiri noktasına da ulaşabilmişti. Işıklar içinde yatsın. Ulusça başımız sağ olsun! Duyarlı, toplum ve sanatçı dostu, bilge ve üretken kişiliğinize ve paylaşımınıza içten saygı ve selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 09.04.2015 16:37
Cevap :
Ersin BEY yorumu budur...Başka söze ne gerek...Teşekkür etmek gerek. ..Ersin Bey'ime sevgiler...selamlar :)  09.04.2015 17:43
 

Çok saygın bir karakterdi... keşke daha uzun süre aramızda kalsaydı ve biz onu dinleseydik. Emeğinize sağlık

Merve Ballı Acar 
 06.04.2015 8:32
Cevap :
Merve Hanım, sizin de yüreğinize sağlık. ..teşekkürler. ..O  06.04.2015 17:22
 

Sanırım 20 yıldan fazla savaştı o illetle. Büyük sanatçıydı. Hele ki Nilüfer'le müthiş işler başardılar. Mekânı cennet olsun. Selam ve sevgiyle.

Ata Kemal Şahin 
 04.04.2015 19:37
Cevap :
Allah rahmet eylesin.Çok değişik renklerle ve acılarla harmanlanmış yaşamı sonlanırken müthiş bir sevgi seli oluşturdu..teşekkürler. . Sevgiler.  04.04.2015 21:26
 

Sanatçıya yaşarken verilen değer önemlidir Mesut hocam. Kayahan da çok değerli sanatçılarımızdan biriydi. Kayahan'ı dinledikçe aklıma hüzünlü bir sahne gelir. Bir tarihte yarı açık bir gece kulübünde Kayahan'ı sanatını icra ederken görmüştüm. Kendisi hem gitar çalıyor, hem de söylüyordu. Ama orada bulunanların hepsi kendi aralarında gülüp, konuşuyorlar, doğru dürüst dinlemiyorlardı bile. Parça bitiminde ise cılız bir alkış alıyordu. Böyle güçlü bir sanatçının oradaki hali içimi çok acıtmıştı. Kendisi bundan sonra besteleriyle anılacaktır. Boşluğu kolay dolmayacaktır. Allah rahmet eylesin. Saygılar, selamlar...

Erol Özışık 
 03.04.2015 17:08
Cevap :
Kayahan gibi onlarca gerçek sanatçı,yaşamı tırnaklarıyla kaziyarak kazandilar...O çileli yaşamlar ki ona yüzlerce paha biçilmez eserleri yâratmasında ilham olmuş...Bugünün 3 günlük sozde sanatciları, 2 satırlık beste yapamiyorlar...Mekânı Cennet olsun...  03.04.2015 17:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1522
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1539
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster