Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Haziran '14

     
    Kategori
    Anılar
    Okunma Sayısı
    91
     

    Kaybetmişim bilmeden

    Kaybetmişim bilmeden
     

    Bir güne uyanıyorum, güneş pencereden yüzüme yansıyor. Hangi gündeyiz, pekte umurumda değil. Perde hafif açık kalmış, huzursuzum. Yeniden uyumak istiyorum ama kulağım bir ses arıyor, senin sesin gibi mesela ama biliyorum ya yoksun artık. O yüzden içim acı... Acı beni yatağa dahada bağlarken gözlerimi açıp her sabah baktığım tavana yeniden bakıyorum. Artık ezberlemişim her kabarığı üzerindeki tıpkı yüzündeki her çilin yerini bildiğim gibi. Derlerdi ki eskiler çilleri sayma, artar. Ona rağmen ezberlemişim senin her çilinin yerini. Hafif bir gülümseme var dudaklarımda, hayalin bile güzel ama eksikler var gibi...

    Yanıma gelişin hadi kalk diyerek üstümden örtüyü çekişin, sağa mı yatardın hep? Evet, evet sağ taraftı. Çünkü hep sağdan öperdin beni, gamzem orda ya hani. Sonra ben yataktan çıkardım, ağır adımlarla banyoya giderken beni izlerdin. Yeşil gözlerin hiç bırakmazdı peşimi.

    Bu arada sesin kalın mıydı? Yoksa biraz babamı mı andırıyordu? Nasıl olur, unutmuşum sanki. Ne kadar oldu? İki mi? Hayır, 3 sene oldu. Balığımda ölmüştü o zaman, ondan sonrada almamıştım bir daha. Bana seni hatırlatır diye. Ne çok şey vardı ama şimdi sanki seninle çok az şey yaşamışız gibi.

    Özlemiştim de seni... Geçenlerde sokakta biri senin adınla seslendi, birine. Hiç canım acımadı. Korktum, garip değil mi? Oysa nasıldım ilk zamanlar, adının tamamını değil, ilk harfini duysam hıçkırıklara boğuluyordum. Şimdi farklı herşey. Suç mu bu? Seni unutmuş olabilir miyim? Dedim ya korktum, soluğu senin yanında aldım. Toprağına dokunurken, bizi düşündüm. Sahi ayın kaçındaydı, kahvaltı şenliğimiz? Hani tüm arkadaşlarımızla yaptığımız.

    Üzgünüm, sevgilim. Unutmuş gibiyim seni. Bugün eve giderken fark ediyorum bunu, otobüse binerken. İnsanların gülümsemelerine karşılık verirken. Boş kaldırımlarda seni düşünmeden yürürken. Yanımdan geçen çiftlere bakıp içim yanmazken. Nefes alışlarımda normale dönmüşler. Eskiden daha sık ve acılıydı sanki. Şimdi daha rahat nefes alıyorum. Nasıl da unutmuşum seni. Bilmeden, bilemeden.

    Korkuyorum, sevgilim. Bilebilir miydim bugünün geleceğini? Görebilir miydim? Göremezdim, görebilsem öleceğini de görürdüm. Göremedim, sevgilim...

    Bu sabah uyandığımda güneş yüzüme vurmuyordu. Günlerden salı, sevdiğim bir gün. Huzurluyum, yataktan hızla çıkıyorum ve perdeleri sonuna kadar açıyorum. Biliyorum beni yine izliyorsun, mavi gözlerin hiç bırakmaz ki peşimi, orda bile. Bu arada gözlerin mavi miydi, yeşil mi? Kızma sevgilim diyorum ya; bilmeden unutuyorum işte ama bil isterim. Unutsam da hatırlarım o güzelim yeşil gözlerini...

    gülsen tunçkal bu blog'u önerdi.

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 91
    Kayıt tarihi
    : 24.06.12
     
     

    13 yıldır düzenli olarak okuyorum. Ne okuduğumun bir önemi olduğuna da inanmıyorum. Hayatı farklı..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster