Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
418
 

Kaybolan çocuklar

Kaybolan çocuklar
 

Televizyonda izleyince yalan gibi geliyor. İnsanın inanası gelmiyor. Para için adam vurulmuş. Üç kuruş için bir insan bir diğer insanın hayatına son vermiş.

Bir insana bundan daha büyük bir kötülük yapılabilir mi? Can almak asla yerine konmayacak, telafisi olmayan bir durumdur. Düşününüz, dünya ülkeleri insanlık düşmanı canilerin bile idam edilmesine karşı çıkıyorlar. Ama hasta ruhlu bir adam çıkıyor ve bir başka insanın yaşamına son veriyor. Asıl vahim olanı ise yaptığı işten zerre kadar pişmanlık ve vicdan azabı duymadan topluma ve insanlık değerlerine meydan okumaya devam etmesi.

***
Aslında yukarıdaki satırları yazmayacaktım. Bunlar zaten çokça konuşuldu ve yazıldı. Ama özellikle son zamanlarda Türkiye’nin dört bir yanından kayıp çocuk haberlerinin gelmesi, yukarıdaki tespitlerle bir araya getirildiğinde bizi dehşet verici sonuçlara götürüyor.

***
Elli yıldır duyardık, çocukların kaçırılıp özellikle sakatlandığı ve bu şekilde dilendirilip onların sırtından paralar kazanıldığı iddia edilirdi. Hatta bu iddialar filmlere bile konu olmuştu. Küçücük yavrulara karşı yapılan bu insanlık dışı muameleleri nefretle karşılardık. Bu çocukların acılı anne-babalarının üzüntüsüyle kahrolurduk. Ama bu gün geldiğimiz noktada ortaya konan merhametsizlik eskilere bile rahmet okutur oldu.

***
Küçücük çocuklar kaçırılıp organları alınarak ihtiyaç sahibi zenginlere satılıyormuş. Zaten son birkaç yılda sayıları bin altı yüze yaklaşan kayıp çocukların durumunu başka bir nedenle açıklamak mümkün değil.

Sahi, devlet nerede?

***

Bu rakamlar ve bu tespitler kayıtlara geçmiş, bir anlamda annesi, babası, sahip çıkıp arayacak kimsesi olan çocuklar içindir. Bir de kimsesizler var.

Kimi kimsesi olmayan, nüfus kaydı bile olmayan, devletin envanterine hiç girmemiş, bu dünyaya gelirken de giderken de kimselerin ilgisini çekmeyen çocuklar, gençler ve hatta her yaştan insanlar var. Acaba bunların durumları nedir?

Soğuk oldu diye bunlardan bazıları, özellikle de elden ayaktan düşmüş olanları valilik tarafından sıcak mekanlara alınmış. Ama koruma altına alınanların sayıları bu durumda olanlar için adeta devede kulak misali.

***

Son söz; başbakan valileri toplayıp kulağa hoş gelen laflar etmiş.

“Bacası tütmeyen evleri bileceksiniz. Ev ev vatandaşın durumunu bilip yoksulların derdine çare olacaksınız…”

Bu laflar ilk anda güzel ve insani laflar gibi geliyor değil mi? Ama aslında tamamen boş laflardır. Aydın’ın falanca ilçesinin filanca köyündeki garibanı vali nereden bilip nereden duyacak?

Sakın muhtar falan demeyin. Benim ömrüm köylerde geçti.

Bu işler öyle valileri toplayıp olmayacak mesajlar vererek olmaz. O iş sadece merhamet duygularını oya çevirme çabaları olarak algılanır.

Bu ülkeyi yönetenler uyguladıkları politikalarla üretimi ve istihdamı arttırıp milleti ve ülkeyi zenginleştirmeli, devletin kurumlarını kurumsal olarak millete sahip çıkacak yapıya kavuşturmalıdırlar.

***
Son söz; AKP yedi yıldır iktidarda ve bu süre içinde sadaka kültürünü yaygınlaştırma dışında kalıcı bir icraatı görünmüyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 116
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 533
Kayıt tarihi
: 18.11.09
 
 

Emekli öğretmenim. Üç yıldır Söke Ekspres gazetesinde günlük yazılar yazıyorum. 2008 Yılında röpo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster