Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ağustos '09

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
702
 

Kaygıların kaynağı ve çözümü

Kaygı ve anksiyete’nin temel kaynağı Ölüm korkusudur, birçok sorunun temelinde aslında bu yatar, bu yüzden Ölüm korkumuzla yüzleşmek sorunun çözümünde çok önemlidir, donma tehlikesiyle karşı karşıya olan bir insana nasıl ki soğukla tedavi uygulanırsa, anksiyete yaşayan bir insanada sorunun temeliyle yüzleşmek büyük ölçüde çözüm sağlar, sorunlardan kaçmak geçici bir çözüm gibi görünsede sorunlarımızı anksiyetemizi arttırmaktan başka bir işe yaramaz, kaçtıkça anksiyetemiz artar, yüzleşmeliyiz, sorunun dibine kadar inmeliyiz, korkmama özgürlüğüne sahibiz, yüzleşmeli ve kabul etmeliyiz,
Irvın Yalom’un VAROLUŞ PSİKOTERAPİSİ kitabında ölüm anksiyetesini çok detaylı işlemiş, Terapistlerin bunu gözardı etmemesini ve hastaları ölümle yüzleştirmenin tedavide önemli bir adım olduğunu anlatmış, ölüm korkusunu örtbas etmeye çalışmak asla o sorunu çözmez, sorun bilinçaltındadır ve hala oradadır, sakinleştiriciler ve kaçmak geçici çözümlerdir, Yüzleşmedikçe, kabul etmedikçe sorun oradadır ve hep orada olacaktır.
Eğer gerçek manada bilinçaltının derinlerinde ve birçok sorunun temelinde yatan ölüm korkusuyla yüzleşilirse şu anlaşılır; ölüm korkusu yoktur o zaman, mutlak kurtuluştur ölüm evet, zaten biz bu anlayıştan ne zaman uzaklaştık, o zaman bu hale geldik, İslam ve Kuran; ölüm korkusunun en şaşmaz reçetesidir.
Bazen temelde olan ölüm anksiyetesi başka şekillerde ortaya çıkar, kişi bu korkusunu bastırdığı için kendisi bile farkına varmaz, çünkü o korku çok derinlerdedir, çok kazmak lazım, bilinçaltının derinlerine inmek ve bu korkuyu gün yüzüne çıkarıp uzaya salıvermek lazım, yüzleşmek budur işte.
Terapist hastayı zaman zaman ölümle yüzleştirmelidir, bu ölümle ilgili bir film seyrettirerekte olabilir veya hastanın kendi cenaze törenini anlatmasıda olabilir, burada maksat anksiyeteyi arttırmaktır, ölüme karşı duyarsızlaştırma tekniği iki çeşit olabilir: ya ölüm anksiyetesini bastırma şeklinde, ya da ölüm anksiyetesiyle yüzleşme şeklinde, bastırma bence geçici bir çözüm, birçok terapist ölüm anksiyetesiyle hastalarını yüzleştirme yolunu seçmez, aslında birçok sorunun kaynağına ulaşmak için bir anahtardır bu bence, çünkü ölüm anksiyetesi birçok sorunun temelinde yatar, genellikle terapiste giden hasta terapisti nihai kurtarıcı olarak görür ve kendisini ölümden bile koruyan biri olarak görür ve terapist hastayı ölümle yüzleştirmeye çalışınca yoğun anksiyete yaşar.
Yaşam ve ölüm ayrı gibi görülür aslında ikiside birdir, her nefeste hem yaşamı hemde ölümü tadarız, yaşam korkusuda bir ölüm korkusudur
Nefes almak yaşamdır, nefes vermek ölümdür, nefes almaktan korkan, nefes vermektende korkar, kendimizle ve bilinçaltımızdaki sorunlarla yüzleşmeliyiz, bu birgünde öğrenilmez, bütün alışkanlıkların kazanılması gibi zaman alır, olumlu düşünmek bir alışkanlıktır, onu kazandığımızda daha coşkulu, daha umutlu, daha mutlu olmasını öğrenebiliriz, çünkü bizi mutlu kılan olaylar değil, olaylara bakış tarzımızdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1304
Kayıt tarihi
: 16.05.09
 
 

Genellikle klasik tanımlamalar şeklinde kendimi anlatmayı sevmem. Yinede birkaç cümleyle özetlemek g..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster