Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ağustos '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
31
 

Kayıp aranıyor

Okuldaki bütün arkadaşları Hasan’ı kıskanıyordu. Cep telefonu Türkiye’de satılmaya başlayalı daha üç sene olmuştu ki; ailesi Hasan’a bir tane almıştı. Arkadaşları kendisine ne kadar şanslı olduğunu söylese de; Hasan aynı fikirde değildi. Aklına hep iki sene evvel yaşadıkları geliyordu. 
 
Orta okul sınavlarına hazırlanıyordu. Annesi Hasan’ı her hafta sonu özel bir okulda düzenlenen kursa götürüyordu. Okul sanki bir kavşak üzerine inşa edilmişti. Birbirinden farklı üç kapı ve her kapı ayrı yöne açılıyordu. 
 
Kurs bittiğinde tüm öğrenciler A kapısından çıkıyordu. Fakat o gün okulun hazırlandığı tören sebebiyle; öğrencileri B kapısına yönlendirdiler. Öğrencilerin ailelerine haber vermekte okul yönetimi geç kalınca; bazı öğrenciler okul içerisinde yönlerini kaybettiler. Bunlardan biri de Hasan’dı. Hasan herkesin aksine C kapısına gitti. 
 
Annesi B kapısında Hasan’ı bekliyordu. Tüm öğrencilerin dışarı çıkmasına rağmen Hasan bir türlü görünmüyordu. Okul kapısından kurs öğretmeni çıkarken; annesi koşar adımlarla öğretmenin yanına gitti. Kendisine Hasan’ı sordu. Öğretmen diğer öğrenciler gibi burada olması gerektiğini, okul öğrencilerinin tüm çocukları B kapısına yönlendirdiğini söyledi. 
Aradan geçen on beş dakikayı beraber kapının önündeki bankta bekleyerek geçirdiler. Öğretmen bu süre bitiminde okul müdürüne ulaştı ve durumu anlattı. Müdür tüm kapıların kapatılmasını ve kömürlük dahil her yerin karış karış taranmasını istedi. 
 
Saatler geçmişti ama Hasan’dan haber yoktu. Annesi ölü sakinliğinde olduğu yerde öylece kayıtsız kalmıştı. Müdür anne için önce bir doktor çağırdı, arkasından kocasına haber verdi. Akabinde bölge polis karakoluna haber verildi ve okul çevresindeki tüm esnafa kayıp çocuk hakkında bilgi verildi, fotoğrafı dağıtıldı. 
 
Altı saatlik arama sonucunda Hasan’dan iz yoktu. Anne ve babası tüm ümitlerini yitirmişken; civar karakollardan birinden okul müdürüne telefon geldi; Hasan bulunmuştu. Akıllarından geçen onlarca kötü senaryoya rağmen çocuklarını sağsalim karşılarında bulmaları onları deyim yerindeyse dünyanın en mutlu insanı yapmıştı. 
 
Kaybolmasının ardından aylar geçmişti; annesi ilk defa Hasan’a yedi saat boyunca nerede olduğunu, nereye gittiğini, neden okulu terk ettiğini, niye kendisini beklemediğini sordu. Annesine uzun ve derin bir sessizlik içinde; alev alev yanan gözleriyle baktı. Daha önce hissetmediği, anlamını bile bilmediği, o kadar karmaşık duygular yerleşmişti ki; kalbine, hangi birinden başlaması gerektiğini bilemedi. Geçirdiği yedi saati anlatmak için kullanabileceği kelimeyi bulamadı. Kısık, ürkek, utangaç, endişeli bir ses tonuyla “seni seviyorum” dedi.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 29
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 37
Kayıt tarihi
: 02.03.15
 
 

beynimin içinde amaçsız dolaşan harfleri bir araya toparlayıp önce kelimeler haline getirmeliyim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster