Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Şubat '09

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
1463
 

Kayıt dışı ekonomi…

Kayıt dışı ekonomi…
 

Şimdi “nereden çıktı” bu demeyin. Bu işsizlikte, tam seçime giderken hiçde dikkat edilmesi gerekmeyen bir konu, bir çoğuna göre. Ama kayıtdışılığın hırsızlıkla eşdeğer olduğu ve bu hırsızlık devlete karşı olduğu gözönüne alınırsa, bu konuya bir göz atmak gerekir diye düşündüm. Hele hele ekonominin %60 ı kayıt dışı ise.

Kayıt dışı ekonomi, devletten gizlenen, kayda geçirilmeyen veya geçirilemeyen ve bu sebeple denetlenemeyen faaliyetler olarak tanımlanabilir.

Devletin en önemli gelir kaynağı olan vergi, özel ya da tüzel kişilerin her türlü iktisadi faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlardan, kamu harcamalarının finansmanı için devletin egemenlik gücünü kullanarak aldığı bir paydır. Ancak, bazı mükellefler çeşitli nedenlerle bu gelirlerinden devlete hiç pay vermemek ya da daha az vermek için kayıtlarının bir kısmını veya tamamını kayıt dışına çıkartırlar. Bunları iki gurupta incelemek mümkün;

Kısmen kayıt dışı gurup

- Kendisini hayat standardı üzerinden ödenen vergiye endekslemiş olan serbest meslek erbabı (Doktorlar, Avukatlar ve Muhasebeciler),

- Kereste ve mobilya ticareti yapanlar,

- Oto galerileri,

- Emlak komisyoncuları,

- Kum ocakları,

- Kaçak olarak yurda giren demir ticareti ile uğraşanlar,

- Kuyumcular,

- Döviz büroları,

- Yüksek ücret alan ücretliler,

- Özel inşaat yapan müteahhitler (Yap - Satçılar),

- Proje büroları,

- Tekstil iplik piyasasında çalışanlar,

- Gayrimenkul kiraya verenler,

- Spot piyasasında dayanıklı tüketim malları ve elektronik cihaz ticareti yapanlar,

- Küçük sanayi bölgelerinde oto tamir bakımı yapanlar,

- Oto yedek parçası satanlar,

- Deri imalatı ve satışı ile uğraşanlar,

- Otel, lokanta ve eğlence yerleri işletenler,

- Yüksek rant elde eden arsa ve bina sahipleri,

- Sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler,

- Tarımsal ürünleri alıp satanlar.

Tam kayıt dışı gurup

- İşportacılar,

- Hamallar,

- İş takipçileri,

- Boş buldukları yerleri otopark olarak işletenler,

- Şehir içi nakliyat yapan bir kısım kişiler,

- Belli bir işyeri olmaksızın küçük çapta imalat ve ticaret yapanlar,

- Canlı hayvan ticareti yapanlar,

- Küçük çaplı tamir-bakım işleriyle uğraşanlar,

- İnşaat işçileri,

Tabii yukarıda saydığımız iş kollarında faaliyet gösteren tüm iş yerleri kayıt dışılık yapıyor diyemeyiz. Ancak yapılan araştırmalar, en çok kayıt dışının bu guruplarda olduğunu gösteriyor. Her ne kadar yazarkasa ve kredi kartı kullanımı yaygınlaşmış olsada fiş alma cazibesini kaybettikten sonra durum hiçde iyi değildir.

Kayıt dışı ekonomiyi ölçmede genellikle dolaylı ölçme yöntemleri kullanılır. Bu yöntemde, kayıt dışı ekonominin büyüklüğünün ölçülmesinde çeşitli yaklaşımlar uygulanmaktadır. Bunlar; Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) Yaklaşımı, Vergi İncelemeleri Yoluyla Ölçme Yaklaşımı

1) Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) Yaklaşımı,

GSMH’nın hesaplanmasında genellikle üretim, gelir ve harcama yöntemleri olmak üzere üç farklı yöntem kullanılır. Bu yöntemlerin hangisi kullanılırsa kullanılsın GSMH rakamlarının eşit çıkması gerekir. Ekonomide kayıt dışı ekonomi nedeniyle, farklı yöntemler ile hesaplanan GSMH rakamları da farklı çıkmakta; gelir yöntemi ile bulunan rakam en düşük, harcama yöntemi ile bulunan rakam ise en büyük GSMH değerini vermektedir. Bu yaklaşıma göre, harcama yöntemi ile bulunan GSMH ile gelir yöntemi ile bulunan GSMH rakamları arasındaki fark, kayıt dışı ekonominin büyüklüğü hakkında bilgi verir. “Ancak, döviz, altın gibi tasarruf araçlarına yatırım eğiliminin yüksek olduğu dönemlerde ve yurt dışına transferin varlığında bu yaklaşım da sağlıklı bir sonuç vermeyebilir”. Bu yaklaşım ile hesaplanan kayıt dışı ekonominin büyüklüğü genellikle diğer yaklaşımlara göre hesaplananlardan düşük çıkmaktadır.

2) Vergi İncelemeleri Yoluyla Ölçme Yaklaşımı

Vergi incelemeleri yoluyla mükelleflerin beyan etmediği gelirler tespit edilerek kayıt dışı ekonominin büyüklüğü tahmin edilmeye çalışılmaktadır. Çağdaş vergi sistemlerinin en önemli özelliği mükelleflerin vergiye tabi gelirlerini vergi idarelerine kendilerinin beyan etmeleridir. Bazen mükellefler, kazançlarını bilerek veya bilmeyerek olduğundan daha az beyan ederler. Vergi incelemelerinde mükelleflerin beyan ettikleri kazançlar incelenir, eksiklik varsa matrah farkları bulunur. Bu yaklaşıma göre, bulunan matrah farkları esas alınarak kayıt dışı ekonominin büyüklüğü tahmin edilmeye çalışılır. Ancak bu yaklaşımla kayıt dışı ekonomi değil vergilendirilmeyen ekonominin büyüklüğü tespit edilmiş olur. Bu yaklaşımın en önemli eksikliği, kayıt dışı ekonomi yerine vergilendirilmeyen ekonominin büyüklüğünü tahmin etmesidir. Bazı faaliyetlerin, vergilendirilmediği halde milli gelir büyüklüğü içerisinde yer alması, kayıt dışı ekonominin vergilendirilmeyen ekonomiden daha büyük olduğunu gösterir.

Çözüm:

Kayıtdışı ekonominin kayıt altına alınması, bütçede öngörülen vergi gelirlerinin iki katına çıkmasını sağlar. çünkü kayıtdışı ekonominin, kayıtiçi ekonomi kadar olduğunu hesaplayanlar var. Devletin denetim mekanizmasını çok iyi çalıştırması lazım. 100 milyarlarca tl'lik bir kayıtdışıdan söz ediyorum. Ancak bu sadece denetimle, cezayla olacak bir şey değil. Bireylerin de ahlaki bir sorunu. Herkesin ulusal bilince sahip olup kendi denetimini kendisi yapar hale gelmesi gerekir. İdeal olan budur. Bu sorun çözülene kadar Türkiye'nin en büyük sorunu olmaya devam edecektir.

Akp'nin 2002 seçim vaatlerinden biri de kayıtdışı ekonominin boyutunu küçülterek devletin vergi gelirlerini yükseltmekti. Devletin vergi gelirlerini yükselttiler, ama önlenemeyen kayıtdışı ekonomiyi de vergi zamlarıyla sırtımıza bindirerek. Şimdi sırtımızda hissettiğimiz vergi yüküdür Türkiye'deki kayıtdışı ekonominin boyutu.

Tabii bu kayıtdışılığın bir nedeni de, vergilerin çok yüksek olmasıdır. Vergilerde bir indirim ve sıkı denetim ile ekonominin büyük bölümünü kayıtdışılıktan kurtarmak mümkündür. Bu bir anlamda sürümden kazanma yöntemidir.

Ancak bu işin bir miktar siyasi faturası da olacaktır. Kayıtdışılık ruhlarına işlemiş bir kısım seçmenin oyunu kaybetmek söz konusudur. “Biz tüm insanımızı kucaklıyoruz” diyen siyasi partilerimiz bu ufak riski de göze alacaktır.

Sonuç olarak kayıtdışılık insanca yaşamamızın önündeki en büyük sorunlardan biridir. Halletmedikçe bizi kimse kurtaramaz.

Esen kalın. 26/02/2009

Diğer yazılarım için: http://blog.milliyet.com.tr/Blogger.aspx?UyeNo=946713

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1508
Toplam yorum
: 5843
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1649
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster