Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Şubat '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
414
 

Kaynağı sorana bakın

Kaynağı sorana bakın
 

Hani CHP dedi ya:”Aile sigortası getireceğiz. Parayı yoksul ailenin hanımına vereceğiz. Bankamatik kartıyla gidip maaşını alacak. Yakıtını, yiyeceğini, giyeceğini, çocuğunun eğitim masrafını durumun önceliğine göre bu parayla karşılayacak. Bir Allah’ın kulu yatağa aç girmeyecek. Onun için sağlıklı bir yoksulluk envanteri çıkaracağız. Öncelikle bu durumdaki ailelerde hiç değilse bir kişiyi iş sahibi yapacağız…” Hemen iktidar tarafında itirazlar başladı:”Kaynağı göster, kaynağı nereden bulacaksın?” Oysa devlet zaten farklı kurumlar eliyle bu yardımı yapıyor. Bunu yaparken savurganlık yaptığı gibi insan onurunu da dikkate almıyor. Mevcut uygulamada ezik, el etek öpen, koşullandırılmış tipler ortaya çıkıyor. 

Bu ülkenin geleceği açısından son derece tehlikeli ve önlenmesi gereken bir durum. Boynu bükük ananın dik duran çocuğu olabilir mi? Sadece bu açıdan bakıldığında bile CHP’nin yaklaşımının daha insanca olduğu, ülke yararını gözettiği gözüküyor. İstihdam olanaklarından öncelikle bu tür ailelerin yararlandırılmasına öncelik verilmesi yerinde bir karar. Zaten nihai hedef de insanlarımızın ele güne muhtaç olmadan yaşayabilmeleri, kendi ayakları üzerinde durabilmeleri değil mi? Yolsuzluğun, rüşvetin, savurganlığın, kayırmacılığın ayyuka çıktığını halkımız görmüyor mu zannediyorsunuz? Bunları önlemek bile başlı başına bir kaynak. Türkiye yoksul olacak, ondan bundan tafra yiyecek, muhtaç olacak bir ülke değil. Düşünebiliyor musunuz? Üç tarafı denizlerle çevrili ve binlerce kilometrelik kıyısı var. Balıkçılığımız var mı? Deniz ulaştırmamız güçlü mü? Gemi inşasında nerdeyiz? Turizm potansiyelini değerlendirebiliyor muyuz? Hayır. Türkiye’nin madenleri var. Rezervlerini biliyor muyuz? İşleyip katma değer katabiliyor muyuz? Hayır. Türkiye’nin bozkırları, yaylaları, nehirleri ve ovaları var. Var ama et, yağ, buğday, pirinç v.s. ithal ediyoruz. Türkiye’nin üniversite bitirmiş gençleri var. Var ama asgari ücretle bile iş bulamıyor. Türkiye’nin düşünen, yazan, çizen adamları var. Var ama görülmek bile istenmiyor. Devam edecek olsanız sayfalarca ekleme yapabilirsiniz bunlara. Türkiye’nin esas sorunu yönetimle ilgili. Daha açık ifade edeyim siyasetle ilgili. Elbette bürokrasinin niteliği önemli ama siyasetçilerin niteliği daha da önemli. Çünkü; niteliksiz siyasetçiler nitelikli bürokratlara yaşam hakkı tanımazlar. Umutsuz olmamak gerek. Doğru yönetimlerin elinde Türkiye çok çabuk toparlanabilecek bir ülke. Üzerinde birazcık düşünürseniz inanılmaz kaynaklara sahip olduğumuzu siz de teyit edeceksiniz. İnanmıyorsanız yaşadığınız ilin, ilçenin, kasabanın, köyün kaynaklarını, bunların gerektiği gibi değerlendirilip değerlendirilmediğini düşünün kafanızı kaldırıp. Bizim samimi bir değişim liderliğine ihtiyacımız var. Şunun şurasında seçime birkaç ay kaldı. Çalışkan, dürüst, üretken yöneticiler özellikle de siyasetçiler bulalım, siyasetin nitelik kazanmasına katkı yapalım. Harekete geçmek için birini beklemek yerine birini harekete geçirmek için biz harekete geçelim. Bakın Türkiye nasıl çağ atlıyor. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 845
Kayıt tarihi
: 29.12.06
 
 

Osmaniye Düziçi doğumluyum. Sınıf öğretmenliği, ilköğretim müfettişliği, il milli eğitim müdürlüğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster