Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ekim '07

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
592
 

Kaz dağının altını mı? Şal yaylasının çimeni mi?

Kaz dağının altını mı? Şal yaylasının çimeni mi?
 

Yoğun terör gündemine arasına sıkışmış bir alışılmadık bir haber.

Aynı zamanda sıra dışı. Devletin getireceği hizmeti almak istemeyen köylüler.

İlginç tepkileriyle zaman zaman haber olmayı başaran Karadeniz’den, Avrupa Birliği’nin onayladığı projeleri için hibe olarak gönderdiği parayı şüpheyle karşılayıp geri çeviren, son anda yaptıkları hatanın farkına varıp evet diyen Doğu Karadeniz’den geliyor.

Rize'nin Çamlıhemşin ilçesi Şenyuva köylüleri, Şal Yaylası'na elektrik bağlanmasını karşı çıktı. Gerekçe komşuluk ilişkileri ve doğal güzelliğin bozulacağı endişesi.

Memleketimin insanının bu tutumuyla Greenpeace’cileri bile kıskandıracak çevreci tavrı her türlü övgüyü hak ediyor. Yayla talanının son aşamasını yaşayan Karadeniz’de bu duyarlılığa sahip insanlarımızın varlığı memleketimin insanından umut kesilmemesi gerektiğini ortaya koymuyor mu?

. Çamlıhemşin Şenyuva köylüleri çevreci tavırlarıyla sonuç almayı da başarmışlar. Komşuluk iletişimini sınırlayan düşman ilan ettikleri tv’nin yaylaya girmesini engelledikleri gibi yaylayı yayla olmaktan çıkaracak, görüntü kirliliğine yol açacak elektrik tellerinin yer altından döşenmesi şartıyla elektriği kabul etmişlerdir. Bu duyarlılık kimi Karadeniz yaylalarının bozulmadan gelecek nesillere bırakılmasını sağlayabilecektir.

İnsanın Şal Yaylası’nın çimenlerinin altında iyi ki altın yokmuş deyip sevinesi geliyor.

Çamlıhemşin’de çevreci yaklaşım kazanmış olmasına karşın rantın ön planda olduğu cennetin son kalıntıları kaybedilmiştir. Ege’nin tarifi imkansız güzelliklerle bezenmiş Gökova Körfezi de Dünya’nın başka yerinde örneği görülmeyecek ölçüde tehdit altındadır. Yurdun başka bir yerine termik santral kurabilirsiniz ama yeni bir Gökova Körfezi oluşturmanız mümkün değildir. Bu tam bir çevre katliamıdır.

Kaz Dağı böyle bir katliamın eşiğindedir. Mitolojik İda tarihi, kültürel, ekonomik ve ekolojik değerleri nedeniyle, yeryüzünün iyi korunması gereken yerler arasındadır. Afrodit, Paris’e aşık olduğu, Homeros İlyada’sında ‘Bol pınarlı vahşi hayvanlar anası’ diye söz edilen Kaz Dağı Dünya’nın ilk güzellik yarışmasının yapıldığı yer olarak bilinir.

Eşsiz olduğu için Kaz Dağları Milli Parkı’dır.

Tehdide karşı sivil toplum örgütleri etkin bir kamuoyu oluşturmayı, meydanında desteğini alarak başarmıştır. Bunca yoğun çevreci kampanyaya karşın Kaz Dağı’ndaki çevre katliamı durdurulamamıştır.

Kaz Dağları Milli Parkı’nın köstebek yuvasına dönüştürüldüğünü, ekolojik sistemin onarılamayacak şekilde bozulduğunu haykıran Sivil Toplum örgütleri kamuoyu oluşturup hükümete baskı yapmak üzere çalışmalarına hız vermişlerdir. Ayrıca CHP’nin oluşturduğu Kaz Dağı Araştırma komisyonunun ilk tespiti altın arama çalışmalarının çevreye büyük zarar verdiği, sayısız ağacın kesildiği şeklindedir.

Bu tespit ve değerlendirmelere karşın Enerji Bakanı Hilmi Güler bazı üniversitelerin maden mühendisliği bölüm başkanları ve öğretim üyelerin de desteği ile bildirge yayımlamıştır. Bu bildirgede ‘’…kamuoyunda madencilikle ilgili olumsuz bir havanın oluşturulmaya çalışıldığı, söz konusu arama faaliyetleri Kaz Dağları Milli Parkından en az 15 kilometre mesafede ve yaklaşık 20 yıldan bu yana sürdürülmekte olduğu, ülke ekonomisine çok ciddi katkı sağlayacak maden kaynakları tespit edildiği, bu tespitten sonra, sürdürülen arama faaliyetlerine tepkilerin başlatılmasının çok manidar olduğuna’’ dikkat çekilmiştir.

Enerji Bakanı Sayın Güler’in bu bildiriden günler sonra 28 ekim 2007 Pazar günü iddiaları yerinde araştırmak üzere yöreye gitmesi hala bir takım şüpheler taşıdığını göstermiyor mu? Yine Bakan’ın altın aramanın yirmi yıldır yapıldığına dikkat çekmesi yanlışı sahiplenmemesi şeklinde değerlendirilebilir.

Maden Arama Yasası’nda yapılacak düzenleme hepimize ait olan doğa harikalarının kurtarılıp gelecek nesillere aktarılmasını sağlayacaktır.

Cumhuriyetin kuruluşunun 84. kuruluş yıl dönümünü kutladığımız bu gün, bu topraklar, bu güzel ülke için şehit ve gazi olmuş Mehmetçiklerimizi saygı ve şükranla anarken, halkımızın Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyorum.

Fotoğraf: http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&HID=1&haberID=400705

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 165
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 46
Ort. okunma sayısı
: 3873
Kayıt tarihi
: 25.08.07
 
 

Samsun Terme Şuvayip Köyü'nde doğmuşum. İlk ve ortaokulu Terme'de, lise öğrenimimi Ünye'de tamala..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster