Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mayıs '10

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
6033
 

Kaza namazı nedir? Ve kaza namazında dikkat edilmesi gereken hususlar-2

Kaza namazı nedir? Ve kaza namazında dikkat edilmesi gereken hususlar-2
 

"Tomurcuk derdi olmayan ağaç odundur." (N.F.K.)


Kaza namazlarının kılınabileceği vakitler...

Bir önceki bloğumuzda; (Kaza namazı nedir? Ve kaza namazında dikkat edilmesi gereken hususlar-1) Mükellef nedir? Kime denir? Kaza namazı nedir? Hangi durumlarda namazlar kaza edilmelidir vs... gibi konulara değinmiştik. Bu bloğumuzda ise; Kaza namazlarının kılınabileceği ve kılınmasının haram olduğu vakitleri inceleyeceğiz.

Ebu Necih Amr İbni Abese es-Sülemi (r.a.)’dan riyavetle; "Ya Rasulallah! Allah’ın sana öğrettiği ve benim bilmediğim şeyleri bana öğret; bana namazı öğret! dedim". Rasulullah Efendimiz bana; “Sabah namazını kıl. Sonra güneş doğup bir mızrak boyu yükselinceye kadar namaz kılma. Çünkü güneş, şeytanın iki boynuzu arasından (tepesinden) doğar. Kafirler de ona o zaman secde ederler. Sonra dikilmiş mızrağın gölgesi azalıp bitinceye kadar nafile namaz kıl. Çünkü namaz ispatlı şahitlidir. Sonra namaza ara ver. Çünkü o vakit cehennem kızdırılır. Sonra gölge döndüğü zaman öğle namazını kıl. çünkü namaz ispatlı şahitlidir. Onu ikindiye kadar kılmaya devam et. İkindi namazını kıldıktan sonra güneş batıncaya kadar namaza ara ver; çünkü güneş şeytanın iki boynuzu arasından (tepesinden) batar, kafirler de o zaman güneşe secde ederler” buyurdu (1).

Kaza namazlarımızı, mekruh (kerahat) vakitlerin dışında kalan her vakitte kılabiliriz. Kaza namazlarını kapsayan üç mekruh vakit vardır ve bu vakitlerde kaza namazı kılınmaz.

Mekruh (Kerahat) Vakitler;
1- Güneşin doğmasından yükselmesine kadar olan zaman dilimi yani Şüruk vakti,
2- Güneşin tam tepe noktasında olduğu zaman dilimi yani Vakt-i İstiva,
3- Güneşin sararıp-kızarıp artık gözleri kırpıştırmadan rahatlıkla bakılacak hale geldiği zaman dilimi yani Gurup vakti.
İşte bu üç vakitte kaza namazı kılınması haramdır. Mecburiyet hasıl olduğunda gurup vaktinde sadece ikindi namazının farzı kılınabilir. Bu üç vakitte kaza namazı da dahil hiçbir nafile namaz da kılınmaz (2).

Bu konunun, daha iyi anlaşılabilmesi için şöyle örneklendirebiliriz. Evlerimizde muhtelif duvar takvimleri bulunmaktadır. Evimizde, Diyanet Vakfı'nın takviminin olduğunu varsayalım. 04/05/2010 Salı gününün takvim yaprağını hep beraber inceleyelim. Bu takvim yaprağında; İmsak, Güneş, Öğle, İkindi, Akşam ve Yatsı vakitleri belirtilmektedir. Elimizdeki takvim yaprağında, Edirne ili için vakitler;
İmsak: 04.16
Güneş: 06.00
Öğle:
13.18
İkindi:
17.08
Akşam:
20.23
Yatsı:
21.58 olarak verildiğini görüyoruz.

Burada İmsak ibaresi; Sabah namazının giriş vaktini, Güneş ibaresi ise; Sabah namazının çıkış vaktini belirtmektedir. Başka bir deyişle; takvim yaprağında “İmsak ve Güneş” arası yani; 04.16-06.00 saatleri, arası sabah namazının vaktidir. Sabah namazının vaktinin çıktığını belirten güneş saati, aynı zamanda birinci mekruh vakit olan "Şüruk Vaktinin" girdiğinin habercisidir. Yaklaşık 35-45 dakikadır. Mekruh vakitlerin süreleri mevsimsel değişkenlere göre değişmektedir. Gündüzlerin çok kısa olduğu kış günlerinde Şüruk vakti; 35 dakikaya düşmekte, uzun yaz günlerinde 45 dakikaya kadar çıkmaktadır. Bu değişkende göz önüne alındığında 06.00’da başlayan Şüruk vakti 06.45’de sona ermektedir.

Elimizdeki diyanet takviminin yaprağında yazan “Öğle” ibaresi yani; 13.18 saati, Öğle namazının giriş vaktidir. Öğle vaktinin girişinden önceki vakit ise; ikinci mekruh vakit yani "Vakt-i İstiva"dır. Yaklaşık olarak 20-35 dakikadır. Vakt-i İstiva’nın kısa kış günlerinde; 20 dakikaya kadar düşmekte, uzun yaz günlerinde 35 dakikaya kadar çıkmaktadır. Yani, ikinci mekruh vakit; Vakt-i İstiva 12.43-13.18 saatleri arasıdır.

Elimizdeki diyanet takviminin yaprağında yazan “Akşam” ibaresi yani; 20.23 saati, akşam namazının giriş vaktidir. İkindi vaktinin sonlarına doğru, Akşam vaktinin girişinden yaklaşık olarak 20-45 dakikalık zaman dilimi de üçüncü mekruh vakit yani "Gurup Vakti"dir. Gurup Vaktinin, kısa kış günlerinde 20 dakikaya kadar düştüğü, uzun yaz günlerinde ise bu vaktin 45 dakikaya kadar çıktığı hesaplanmıştır. Yani üçüncü mekruh vati; Gurup Vakti 19.38-20.23 saatleri arasıdır.

Örnekleyerek ayrıntılı bir şekilde açıklamaya çalıştığım bu üç mekruh vakit haricinde kalan diğer vakitler, kaza namazlarını kılmak için uygun olan vakitlerdir.

(Devam edecek)...

Sağlıcakla Kalın...

DİPNOTLAR:
1-
Müslim, Müsafirin, 294, Riyazü’s-Salihin C: 3, s.131-132.
2- Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, İlmihal (İman ve İbadetler), C:1, s. 237.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sv Yorum Dikkanı, vakitleri örneklerle ne kadar güzel açıklamışsınız. Eminim benim gibi bir çok insan faydalanacaktır. Allah razı olsun, teşekkürler.. Hürmetlerimle.

Öğretmenım 
 07.05.2010 18:45
Cevap :
Değerli Öğretmenim eminim ki, tevazu gösteriyorsunuz... Fakat bir kişiye bile faydalı olabilirsem ne mutlu bana. Rabbim, cümlemizden razı olsun İnşaallah... Sağlıcakla Kalın... Selam ve Dua ile...  07.05.2010 21:03
 

Bazı islam bilginleri namazın kazasının olmadığını bildirmektedirler. Ayrıca Kur'an'da namazın kazasından söz edilmez. Orucun kazasından söz edilir.Kur'an'da belirtilmeyen ve Hz.Peygamber'in de uygulamadığı kaza namazı nasıl oluyor da insanlar tarafından sonradan uygulanabiliyor? Kur'an'da "Namazı vakti girer girmez kılın" emri vardır. Zorunlu durumlarda ise "cem" ruhsatı vardır. Diyanet tarafından da bu açıklama yapılmıştır. Namazların Cem'i bir ruhsattır ve Hz.Peygamber uygulamıştır. Öne alarak cem yapılır. Cem birden fazla namazı aynı anda kılmaktır. Yani iki vakit veya daha fazlasını birleştirerek kılmak anlamına gelmektedir. Zamanında kılınmayan namazlar için Allah'tan af dilemek ve tövbe etmek gerekmektedir. Herkes bir şeyler yazıp çiziyor ve iyiden iyiye kafamız karışıyor.

Tülay Hergünlü 
 07.05.2010 16:51
Cevap :
Selamlar değerli Blogdaşım. “Kaza namazı nedir? Ve kaza namazında dikkat edilmesi gereken hususlar-1” isimli bloğumda, yorumunuzun cevabı bulunmaktadır, gözünüzden kaçmış olabilir, okumanızı salık veririm. Ayrıca, aynı bloğun altında yer alan ve “sessiz-çığlık” isimli blog arkadaşımızın da benzer içerikteki yorumuna vermiş olduğum cevap sizin içinde geçerlidir. Bloğu ayrıntılı bir şekilde okursanız eğer, gözünüzden kaçmış olduğunu düşündüğüm bölüm, alıntı yapılan kaynağın sayfa numarasına kadar verildiğini ve alıntıda kullanılan kaynağın Diyanet Yayınlarına ait olduğunu göreceksiniz. Sonuç olarak; yorumunuzda da belirttiğiniz üzere; “Herkes bir şeyler yazıp çiziyor ve iyiden iyiye kafamız karışıyor” sitayişinizin en azından muhatabı ben değilim. Zira, bu devam bloğunda ver alan görüşler, benim şahsi görüşüm olmayıp, ameli olarak müntesibi bulunduğum Hanefi Mezhebinin görüşleridir. Sağlıcakla Kalınız...  08.05.2010 19:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 108
Toplam yorum
: 386
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2236
Kayıt tarihi
: 05.04.08
 
 

1972 Haziranında  Eskişehir'de doğdum. Edirne'de ikamet ediyorum. Duygu ve düşüncelerimi yazıya d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster