Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Eylül '17

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
31
 

Kazanan Her Zaman Haklıdır mı Diyeceğiz?

Kazanan Her Zaman Haklıdır mı Diyeceğiz?
 

Derbiye hakem kararları damga vurdu


5 kırmızı kartın, 2 penaltı kararının olduğu sayısız tartışmalı pozisyon barındıran derbi, 2-1 Fenerbahçe’nin galibiyetiyle sona erdi. Muhtemeldir ve yerindedir ki, karşılaşmadan sonra futbol değil hakem Ali Palabıyık konuşulacak. Hani Aziz Yıldırım’ın 2015’te, “Ali Palabıyık, Mete Kalkavan gibi genç hakemler içerideki maçlarımıza gelsinler hata yapsınlar. Ama içerideki maçlara Fırat Aydınus, Bülent Yıldırım gibi tecrübeli hakemleri veriyorlar. Versenize içerideki maçlara da genç hakemleri. Böyle kaşarlanmış hakemlerle bu iş yürümez.” diyerek Kadıköy’deki maçlarına istediği Ali Palabıyık. Hatta yanına Cem Satman ismini de eklersem maçı izleyenler ne demek istediğimi daha rahat anlayacaklardır. Pozisyonları tek tek inceleyerek eski hakem rolüne bürünmek istemem ama uluslararası arenada olsa hakemin altında kalacağı birkaç pozisyon maç içerisinde mevcut. Şimdi Beşiktaş cephesi muhtemelen ilk penaltı kararı, Quaresma’nın ikinci sarısı, Negredo’nun ofsayt gerekçesiyle iptal edilen golü, Cenk Tosun’a yapılan bariz penaltı üzerinden hakeme eleştiri getirecek. Getirecek de ne değişecek? Bugüne kadar hakem hakkında yapılan açıklamaların kulüplere/maçlara bakışı değiştirdiği görülmüş şey mi? Bu ülkede tüm takımlar eşittir ama bazıları daha eşittir. Beşiktaş, Anadolu takımlarıyla karşılaştığında hakemler rakiplerinin canını yakmaktan çekinmez ama söz konusu İstanbul derbileri olduğunda Beşiktaş’a çuvaldız değil murç batırılır.

Aslına bakarsanız hakem maça bu kadar tesir etmese futbol anlamında da güzel bir derbi izleyebilirdik. Fenerbahçe’nin kalabalık orta alan yapılanması, Talisca’nın takımını 10 kişi oynatan vurdumduymazlığı ve güçsüzlüğü ile birleşince maç öncesi Beşiktaş lehine açılan makas bir anda kapanıverdi. Bu noktada Aykut Kocaman’ın hakkını vermek gerek. Dersine iyi çalışmış. Rakibinin etkili kanat silahlarına kademeli savunma yaptırdı, Cenk ve Talisca’ya gelen ilk toplara bastı ve Beşiktaş’ın hücum varyasyonlarını kaosa sürükledi. Fenerbahçe bunu yaparken hücumu da düşünebilse, ilk yarıdan skoru garantiye alabilirlerdi ama ilerleyen haftalarda daha net görebileceğimiz gibi defans-ofans dengesini oluşturmada sıkıntı yaşayan bir ekip sarı-lacivertliler. Beşiktaş cephesinde ise ilk göze çarpan; mecburiyetten sağ bek çıkan Medel ile karşılaşmayı şahsi mesele haline getirip hem kendini hem de takımını yakan Caner’in verimsizlikleri oldu. Hal böyle olunca her iki kanatta maça başlayan Quaresma ve Babel’in marke edilmesi Fenerbahçe açısından çok kolaylaştı. Yukarıda değindiğimiz şekliyle zaten pek ortalarda görünmeyen Talisca’yı da hesaba katınca, iş Oğuzhan’ın şapkadan tavşan çıkarmasına kaldı. Eh, Kadıköy’de Fenerbahçe ile oynarken takım içi bu kadar çok sorun yaşarsanız, saha içinde toparlanıp kendinize gelmeniz çok kolay olmaz. Üstelik bu esnada nizami golünüzde yardımcının, net penaltıda orta hakemin gözlerine perde inerse galibiyet ya da puan için geriye kalan tek seçenek “hokus pokus yapmak” oluyor.

İtalyan düşünür ve politikacı Niccolo Machiavelli “amaca ulaşmakta her yol mubahtır” şeklindeki teziyle politika ve düşün dünyasına damga vurmuştu. 2017 Türkiye’sinde biz bu tanımı futbola da genişletmek durumundayız. “Kazanan her zaman haklıdır” der geçeriz ne olacak? Bize de bu yakışır(!)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 235
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 710
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Yazar 1976 yılında İstanbul'da doğdu. Tüm eğitim ve öğretim hayatını burada tamamlayarak, 1999 yı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster