Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Nisan '20

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
241
 

KAZANMAK İSTER MİSİNİZ?

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                         

Dünyayı anlamak yetmez;                                                                                                                                            

    onu değiştirmek gerekir.

                               Karl Marx

 

                Şu özdeyişleri ve özdeyiş güzelliğindeki cümleleri, A. Yasemin Eren’in “Güç Mevsimi” adlı romandan aldım ve çok beğendim. Bakalım, siz de beğenecek misiniz?

                Güç erkeğe, güzellik kadına verilir. Ama her şeyi yenen güç, yalnız güzelliğe yenillir.

                                                                                                                                             Oscar Wilde

Sevdiğin işi yaparsan, ömrün boyunca çalışmazsın.

                                                                              Konfüçyüs

Yukarıdakiler durabiliyorlar orada

Sırf ötekiler durduğu için aşağıda

Ve ancak aşağıdakiler aşağıda

Oturduğu sürece kalabilirler yukarıda.

 

Bir de aşağıda daha çok insan olmalı

Yukarıdakilerden yoksa duramaz, tahtaravalli

Tahtaravalli evet, bütün düzen bir tahtaravalli…

                                                       Bertalt Brecht

 

Bütün gerçekler üç aşamadan geçerek sınanır: Önce komik bulunur, sonra şiddetli bir direnişle karşılaşır. Üçüncü aşamada doğru olarak kabul edilir.

                                                                                                                                 Arthur Schopenhauer

 

Ancak eşitler öpüşebilir. Eşitsizlikte öpen ve öpülen olsa da, öpüşme gerçekleşmez.

                                                                                                                     Suat Hayri Küçük

 

Her zaman iyi olan biri, iyi olmayan pek çok insanın arasında bir yıkıntı olmaya mahkûmdur.    

                                                                                                                                                    Machiavelli

Erkeğin varoluşunda aşk yoktur. Ona aşkı öğreten kadındır.

                                                                                  Paul Geraldy

 

Bir damla petrol, bir damla kandan daha kıymetlidir.

                                                               Winston Churchill

 

Bu sözler,  gördüğünüz ve bildiğiniz gibi ünlü kişilerin özdeyişleri… Hepsi de  Güç Mevsimi romanında yerli yerinde kullanılmış. Fakat bu eserde, roman kahramanlarını öyle konuşturmuş ki yazar, her biri bu güzel özdeyişlere taş çıkartır nerdeyse. İşte kanıtı:

“Ne erdemle övünülmeli, ne de kötülükten pişmanlık duyulmalı. İyi bir insan olarak doğmuş olmak dururken, bir suçlu yarattığı için doğayı mı suçlamalı?”

“Bay Daniel’e göre hırsın, rekabetin en acımasızca yaşandığı, paranın tek din olduğu cumhuriyet burası değildi. Cehennemsiz cennet olmazdı!”

Amerika’nın en zengin şirketinin sahibi ve başkanı olan Bay Hampton, tek varisi torunu Bayan Emma’ya şöyle öğüt verir:

“Bu dünyada etkili bir güç olmak istiyorsan, hırslı ve zeki insanlarla iş yapacaksın. Her birinin gücünü kendine ekleyerek ilerleyeceksin. Sana düşmanlık edecek kadar kuvveti hiçbirine vermeyeceksin.”

Hampton şirketinin en başarılı yöneticisi Bay Daniel, dedesinden görevi devralacak olan Bayan Emma’yı göreve hazırlarken, şöyle ders verir O’na:

“Dünyaya yön veren güçler, ideallerindeki dünyayı inşa etmek için en az iki karşıt paradigma geliştirirler. Şöyle de düşünebilirsin: ABD’nin kapitalizmi tez, Rusya’nın komünizmi antitez olarak kurgulandı. Senteze ise ‘küreselleşme’ya da ‘Yeni Dünya Düzeni’denildi. Bu sayede ya savaşırlar, ya da aralarında büyük bir anlaşmazlık varmış gibi gündem ve sorun yaratırlar.

Eğer işi gerçekten yönetmek istiyorsanız, önce işlerin en ince detaylarına vakıf olmalısınız. Dedeniz Bay Hampton’ı başarılı yapan en önemli şey, Harvard mezunu olması değil, küçük yaştan beri işin içerisinde en alt kademelerde çalışmaya başlayarak yükselmesidir.”

Biliyorsunuz; Suriye’de 34 şehit verdiğimiz gecenin sabahında İstanbul Valiliği, “Savaşa Hayır” demeyi yasakladı. Yani, “Savaşa evet” demenin bir sakıncası yok; Sayın Vali’ye göre.

Güç Mevsimi romanının bir kahramanı ne diyor bakın:

“İkimizin fikirlerine karşı çıkan ailelerin ana iş kolu ne? Savunma sanayii ve ilaç sektörü… Rekabet bu şirketler üzerinde yürüyor. Bizim gelişip büyüyebilmemiz için dünyada barış ve refah, onların büyüyebilmesi için savaş lazım. Düşün ki, 5000 yıllık yazılı tarihin yalnızca 236 yılı savaşmadan geçmiş. Özeleştiri yapmak gerekirse, bunu tek başlarına yapmadılar, bizler de destek verdik.

Artık savaşla ekonomiyi büyütmenin modası geçti dostum. Bugün istediğimiz ülkeyle istediğimiz şekilde anlaşma yaparak servetimizi katlayabiliriz.”

Roman kahramanı, her ne kadar “Savaşla ekonomiyi büyütmenin modası geçti.” diyorsa da günümüzdeki olaylara bakarak bu modanın henüz geçmediğini görüyoruz.

Kendi topraklarında ve sınırlarında olmamak üzere, başka coğrafyalarda başka halkların savaşmaları büyük devletlerin ekmeğine yağ sürüyor. Savaşan taraflara bazen açıktan açığa bazen el altından sürekli silah ve cephane satarak çok kazanıyorlar çünkü.

“Savaşa hayır” demeyi yasaklamakla kimlere hizmet etmiş oluyoruz biz?

Çinli Filozof Sun Tzu’nun, 2500 yıl önce yazdığı, “Savaşmadan kazanmak en büyük başarıdır.” diye başlayan kitabından birkaç cümle okumak isterseniz, buyurun:

“Strateji olmadan düşmanını hafife alan bireysel savaşçı, düşmana esir düşmekten kendini kurtaramaz. Gücü zayıflık maskesi altına almak, savaşın taktik manevrasıdır. Savaşa girmeden önce mutlaka zafer hesabı yapın. Ancak bu arada her ihtimale karşı yenilgi hesabı yapmayı da unutmayın. Plan yapmaya verdiğiniz önem, zafer ya da yenilginin belirleyici faktörü olacaktır.”

Bu sözlerin 2500 yıl önce yazıldığına inanası gelmiyor insanın; değil mi? Doğruluğu ve değerinden hiçbir şey yitirmemiş çünkü. Var mı, aksini iddia edecek bir babayiğit?

Bir arkadaşı, Bayan Emma’ya âşık olan ama O’nu elinde tutamayan Bay Daniel’e şunu söyler:

“Unutma, giden kadın yoktur,  elinde tutamayan erkek vardır.”(*)

Bence, bütün erkeklerin ve kadınların kulağına küpe yapması gereken bir söz bu… Çünkü şöyle söylersek de doğruluğundan hiçbir şey yitirmez:

                “Unutma, giden erkek yoktur;  elinde tutamayan kadın vardır.”

                Haksız mıyım?

                 Son sözüm şu:

A.Yasemin Eren’in Güç Mevsimi romanını okumayan hiçbir şey kaybetmez ama okuyan çok şey kazanır.

                                                                                                                    Hüseyin Erkan

                                                                                        huseyinerkan@dilemyayinevi.com.tr                                    -------------------------------------------------------------                                                                                                       

(*) Güç Mevsimi: A Yasemin Eren, A7 Kitap, 2020 İstanbul, 300 Sayfa,

     Yazarın E- Posta Adresi: ben@aysegulyasemineren.com

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 302
Toplam yorum
: 52
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 267
Kayıt tarihi
: 21.02.11
 
 

1942'de Antalya'ya bağlı Akseki ilçesinin Gödene (Menteşbey) adlı kuş uçmaz kervan geçmez bir köy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster