Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mayıs '11

 
Kategori
Kedi Bakımı
Okunma Sayısı
1066
 

Kediler

Kediler
 

11.05.2011 tarihli “Kör ol nankör olma” başlıklı yazımdan sonra, okurlarımızdan Emine Hanım’ın kırılgan tavrına karşı bu yazıyı bir borç bilirim. Nankörlükle kediler arasındaki ilişkiyi düşünmeme vesile olduğu içinde ayrıca teşekkür ederim. Yazımda genelimizin başına gelebilen vefasızlıklar, unutulmuşluklar, yok sayılmışlıklar, kırılmışlıkları anlatmak isterken ve ekleyeceğim resmi seçerken kedi resmi kullandım ve gerçekten haksızlık ettiğime biraz araştırdıktan sonra kesinlikle inandım. Şimdi akıl gibi bir hazinesi olan insanın yaptığı nankörlüğü bir tarafa bırakıp, kediler ve diğerleri gibi masum canlıların insanlara olan sevgilerini paylaşıp, birazda kendi adıma inanmış olduğum bazı doğruların yanlışlığını ispatlamış oluyorum. Doğada 35 çeşit kedi türü var. Kedilerin vücutlarında 290 kemik ve 517 kas vardır. Kediler tüm memeliler arasında en uykucu hayvanlardır. Her gün ortalama 16 saati uyuyarak geçirirler. Bu açıdan bakıldığında, yedi yaşındaki bir kedi hayatının sadece iki senesini uyanık geçirmektedir.


Kedilerin köprücük kemikleri olmadığından kafalarının sığabildiği her yerden geçebilirler.



Bir kedi diğer bir kediye hemen hemen hiç "miyav" lamaz. Bu ses bu canlıların insanlara ayırdıkları bir hitaptır.



Kediler 185 derecelik bir görüş açısına sahiptirler.

Renkli görebilmekle birlikte kısmi renk körüdürler. Bu renk körlüğü insanlarda görülen kırmızı/yeşil renk körlüğüne denk gelmektedir. (Kırmızı tonlar yeşil tonlarında, yeşil tonları kırmızı tonları olarak görülmektedir.)Kediler yüksek tansiyon hastalarına iyi gelmekte ve kan basıncını azaltmaktadır.Kedilerin duyma yetileri köpeklerden ve insanlardan daha güçlüdür.


Bir kedinin kürkünün bir santimetrekaresinde 12.000'in üzerinde tüy bulunur. Kediler oyun oynamaya bayılırlar. Özellikle yavru kediler için oyun aynı zamanda sosyalleşme anlamındadır.Kediler bayanlarla daha iyi anlaşır. Çünkü bayanların sesi daha incedir.


17. yüzyılda kedileri cadılıkla ilgili gören Avrupalılar kedileri kıyıma yönelince Avrupa 18. yüzyılın başında vebaya yenik düşmüştür. Ama Avrupa'yı vebadan kurtaran yine kediler olmuştur.


Davranışlarına göre değerlendirirsek;


Bazı kediler bağımsızdırlar; tek başlarına gezip tozmayı daha çok severler. Bu tipler ayrıca epey meraklı olurlar. Kafalarını ve burunlarını sokmadık delik kalmaz. Bazen evin içinde bile kaybolurlar; evin içinin ve dışının altını üstüne getirir, tam çaresizlikten ağlamaya başladığınız esnada onları giysi dolabının sizin bile varlığını bilmediğiniz bir köşesinde bulabilirsiniz.


Bazı kedilerse size aşırı bağımlıdırlar (insanlardan da fazla) . Yanlarından ayrıldığınızda hemen miyavlamaya başlarlar. Ya da canları sevilmek, ilgi görmek istediğinde var güçleriyle miyavlarlar sabahın 3’ü 5’i demeden. Kimileri sudan ölesiye nefret ederken, kimileri de suyu çok severler. Mesela Van kedileri yüzmeyi sever evcil kediler olmalarıyla ünlüdürler. Bunun yanında özellikle çeşmeden taze su içmeyi talep eder, küvetin dibine koyacağınız bir kaç parmak suda oynamayı severler.


Nerede ne iş yapıyor olursanız olun, kedilerin gönlü sizi yanlız bırakmaya elvermez. Mutfakta yemek yaparken bankonun üzerinde, duş alırken duş perdelerinin arasında, uyurken yanınızda bir yerlerde, hararetle önemli bir şeyler okumaya çalışırken okumaya çalıştığınız şeyin tepesinde, balıklara yem verirken akvaryumun üstünde, yemek yerken tabağınızın hemen dibinde vs. Siz bilgisayarda önemli bir şeyler yazarken klavye üzerinde yürüyerek işinizi kolaylaştırmaya çalışmaları, kedilerin ne kadar 'insan sever' olduklarına bir başka kanıttır.


Bu liste böyle uzar gider. Kedi severlerin hepsine sevgiler :) 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Merve Hanım, Kediler heryere girebilirler, örneğin; benim kedim gibi yavruyken buzdolabına... (nasıl girdiği bir muamma, anca miyav miyav sesleri gelince anladık nerede olduğunu, normalde pek miyavlamaz :-). Ayrıca kendisini temizleyen, mamasını veren ve onu aşıya götüren kişiyi görünce (her türlü işini yapan) köşe bucak kaçar. Onun hiçbir işini yapmayan ve onunla ilgilenmeyen ev halkından birinin yanına gidip koltuğa oturup, patilerini dizlerine dayayarak ve başını yana eğerek acıklı acıklı miyav miyav diyerek kendisini sevmesini isteyebilir :-) kediler böledir işte :-)

Bulutevi 
 31.05.2011 15:37
Cevap :
en kısa sürede bi kedi alacağım böyle giderse:)vakit geçirmediğim için anlatılanlarla değerlendiriyorum şimdilik.demek bitane olsa daha bi başka olucak:) sevgiler...  31.05.2011 16:18
 

yazınızı okuyunca bir kedi alasım geldi, ama ares yani köpeğim buna izin vermezki :)

Mustafa Tunç 
 20.05.2011 16:04
Cevap :
:)aslında alıştırmanıza bağlı.kedi ve köpeğin bir arada gayet iyi geçindiğine şahidim.ama ares küçükken almalıydınız belkide.geç kalmış olabilirsiniz.  20.05.2011 17:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 668
Toplam yorum
: 3225
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 1757
Kayıt tarihi
: 19.12.10
 
 

İstanbul doğumlu. Kuantum Yaşam Koçu. EFT, NLP, ETKİLİ İLETİŞİM, BEDEN DİLİ gibi bir çok konuda e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster