Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Temmuz '08

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
489
 

Kefaret

Kefaret
 

1935 yılında, İngiltere’de hayat olağan bir şekilde devam etmektedir.

Yaz tüm sıcaklığı ile kendini hissettirmektedir.

Henüz kimse derinlemesine farkında değildir ancak dünya yeni bir savaşa doğru adım adım sürüklenmektedir.

Bu sıcak yaz günlerinin birinde, hayal gücü yaşına göre fazlaca gelişmiş, edebiyata meraklı, yazma eğilimi içinde olan ve kendince küçük öyküler de yazan on üç yaşındaki Briony Tallis, ablası Cecillia’nın, çocukluk arkadaşı Robbie Turner’ın yanında, üstelik çırılçıplak, bahçedeki havuza girdiğini görür.

Robbie aslında Cecillia’nın çocukluk arkadaşıdır, Briony ise Robie’den kimseye belli etmeden çocuksu duygularla gizliden gizliye hoşlanmaktadır.

Günlerden bir gün, evlerinin kütüphanesinde ablası Cecillia ve Robbie’yi birbirlerine yakınlaşmış bir şekilde görür, çünkü Cecillia ve Robbie arasında yeni bir aşkın tohumları atılmaktadır.

Briony, çocukluk duygularından kurtulamadığı için mi, ablasını Robbie’den içten içe kıskandığı için mi bilinmez, bir süre sonra Robbie’yi inanılmaz ve asla doğruluğu kanıtlanamaz bir iftiraya kurban eder.

Bu iftira sonunda Robbie hapishaneye düşer, aile bulundukları yeri terk etmek zorunda kalır. Abla ile kardeşin arası ise bir daha düzelmemek üzere açılır.

Beş yıl sonra, beklenmekte olan savaş başlamıştır artık. Cecillia ve Briony hemşire olarak görev yapmaya başlarlar.

Briony bu beş yıllık süre içinde büyümüş, düşünceleri değişmiştir, iftirasının sonuçlarından rahatsızdır ablasına ulaşmaya çalışır, başaramaz. Yazma tutkusundan da vazgeçmiş değildir. Geceleri hemşirelik yaptığı hastanenin revirinde yazmaya devam eder. Bitirmek istediği bir roman vardır ancak romanı bir türlü istediği gibi yazamamaktadır.

Robbie’nin ise hapishanede iki seçeneği vardır.

Ya hapiste kalmaya devam edecek ya da, gönüllü olarak asker olmayı seçecektir. Robbie ikinci tercihini kullanır.

Savaşın insanlar üzerinde açtığı derin yaralar ve değiştirdiği hayatlardan ötürü, bir daha bu üç gencin de hayatı asla eskisi gibi olamayacaktır.

Briony ise her şeye rağmen yaptıklarının kefaretini ödemeye hazırdır. Bunu sadece ablası Cecillia ve Robbie’nin mutluluğu için yapacaktır. Gelecekte önemli ve tanınmış bir yazar olan Briony yıllar sonra, beynini harap eden ölümcül hastalığına yakalanmadan önce, son günlerini yaşarken gençlik hatasının kefaretini öder.

Ne yazık ki ödenen bu kefaretin kimseye yararı olmayacaktır.

* * * * * * *

Kefaret İan Mc Ewan’ın Booker ödüllü romanından sinemayı uyarlanmış.

Kefaret edebiyatseverler tarafından roman olarak da çok başarılı bulunmuş.

Roman Can Yayınları tarafından 2003 yılında basılmış, Türkçe’ye Püren Özgören tarafından çevrilmiş.

Romanı da okuyan biri olarak bana göre, kitap da film de çok başarılı.

Yönetmen Joe Wright

Senaryo Ian McEwan, Christopher Hampton

Oyuncular Keira Knightley, James McAvoy, Romola Garai, Saoirse Ronan, Brenda Blethyn

Filmin Türü Drama, Romantik

Orijinal Adı Atonement

Yapımcı Firma Working Title Films [gb]

Yapım Yılı 2007

Orijinal Dili İngilizce, Fransızca

Filmin Süresi 30 dakika

Vizyon Tarihi 26.10.2007

Not: Film bilgileri : http://www.haberler.com/filmler/film.asp?filmi=1620

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

kRİZ HALİNDE FİLM İZLERİM BAZEN EVDE ; BİR DÖNEM OLUR GEÇER..... Tam böyle bir kriz dönemine denk geldi tavsiyen:)

Mezopotamya Prensesi 
 23.07.2008 15:13
Cevap :
O bazen bende de oluyor. Ard arda film izleme krizi. Sonra geçiyor; ardından tekrar geliyor:) Keyifli bir durum bence.:) Bu aralar öyle bir dönemimdeyim ben de. Hatta yeni bir film daha koydum az önce bloğa. Eski bir film ama o, belki de izlemişsindir. Sağol paylaşımın için prenses. Sevgilerimle ...  24.07.2008 15:52
 

Arkadaşım oyuncu adını verdi ama film adını hatırlamıyordu.Geçen hafta nette sinamasabahında aradım durdum.Yaşa sen.Sevgiler

ay.şe 
 22.07.2008 9:41
Cevap :
Bak ne güzel olmuş Ayşecan, çok sevindim. Sırada iki film daha var. En kısa sürede geliyor bloğa:)) Çok çok sevgilerimle...  23.07.2008 12:27
 

tamam...bu hafta sonu filmi belli oldu...Tv(lerin yanına yaklaşılmıyor , abuk subuk programlarla dolu, pazar akşamı izleyelim bakalım :)) teşekkürler paylaşımın için

Kundelas- Sevdakılıçaslan 
 18.07.2008 14:29
Cevap :
Sorma yaa. Ben de sevmiyorum TV dizilerini bir de yazın bir diziye bağlanmak çok anlamlı gelmiyor. En iyisi böyle film izlemek. Bak mesela bu akşam var sırada iki film, hemen yazacağım blogda. Sevgiler ve teşekkürler canım...  18.07.2008 20:35
 

Kütüphaneden iki kitap birden almıştım, bu romanı okuyamadan süre doldu, kitap sayımı olduğu için süreyi uzatmadılar, tekrar alıp okurum ya da filmini izlerim...eline sağlık, dün Antalya'da az kalsın buharlaşıyorduk...off ne sıcaktı o!...selamlar-sevgiler...

Fatma Köse  
 16.07.2008 17:42
Cevap :
Öğretmenim, filmi izleme olanağınız varsa kitabı okumasanız da olur, kitap da güzel ancak çok detaya girmiş ve ilk 100 sayfa sıkıyor, ondan sonra sürüklüyor sizi bırakaımıyorsunuz ama ilk 100 sayfaya dayanmak gerek:). Bu yüzden yaz sıcağında film daha iyi gibi geldi bana. Bu arada dünü hatırlamak bile istemiyorum. Berbattı sıcak, yapış yapış, iğrençti. Ne güzel siz döndünüz galiba, kurtuldunuz sıcaklardan. Nefes alamıyoruz biz burada. Sevgilerimle...  17.07.2008 17:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 157
Toplam yorum
: 1552
Toplam mesaj
: 264
Ort. okunma sayısı
: 1627
Kayıt tarihi
: 12.10.06
 
 

İstanbul doğumluyum ama 20 yıldır Antalya'da yaşıyorum. 3 yaşında bir oğlum var ve eğitimciyim. Kend..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster