Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

27 Ekim '18

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
1666
 

Kekemelik ve Akıcılık Bozuklukları Nasıl Geçer?

Kekemelik ve Akıcılık Bozuklukları Nasıl Geçer?
 

Kekemelik hayli sık rastlanan bir sorun...

Bazı kaynaklara göre her 100 kişiden biri, bazılarına göre de her 100 kişiden beşi bu rahatsızlığı yaşıyor ve erkeklerde 4 kat daha sık görülüyor.

Uzmanlar, kekemeliğin kader olmadığını ve tedavisinin mümkün olduğunu belirterek şöyle bilgilendiriyorlar:

Kekemelik 1.5 ile 12 yaşları arasında ilk defa ortaya çıkabilir, lâkin en yaygın olarak 2-5 yaş aralığında görülür...

Sebebi tam olarak bilinmemekle beraber, genetik, nörofizyolojik, gelişimsel ve çevresel faktörlerin karışımının kekemeliğe neden olduğuna dair bulgular var...
Nadir de olsa ileri yaşlarda nörolojik bir hasar sonrası da görülebilmekte...
Yaygın olan inanışın aksine, kekemelik mutlaka psikolojik bir travma nedeniyle olmaz...

Buna mukabil, akıcılık bozukluğu kişinin iletişim konusunda endişe, kaygı ve korkularını tetikleyebilir...
Dolayısıyla, psikolojinin kekemeliği etkilemesinden ziyade, kekemeliğin psikolojiyi etkilemesinden bahsedilebilir.

Çocuklarda kekemelik büyük ölçüde tedavi edilebilir ve tam düzelme gözlenebilir...
Uzun zamandır süren akıcılık bozukluklarını ise terapiyle kontrol altına almak mümkün olabilir.

Her insan zaman zaman normal akıcılık bozuklukları yaşayabilir...
Lâkin kekemelik olarak nitelendirilmesi için bu bozuklukların, kişinin iletişimini (konuşmaktan kaçınmak, söyleyeceklerini unutmuş gibi yapmak, söylemek istediği kelimeyi değil de başka bir kelimeyi söylemek gibi) etkilemesi gerekir...


Kişi zaman zaman tamamen akıcıyken, bazı dönemlerde çok sık akıcılık problemi yaşayabilir...

Kekemeliğin şiddeti de değişken olabilir.

Kekemelik bazı durumlarda kendiliğinden geçebilir ama başladığında bir uzmana gidip değerlendirme yaptırmak çok önemlidir...

Beklemeye karar verildiğinde, aileye bu süreçte dikkat etmeleri gerekenler hususunda bilgilendirme yapılır...

Bekleme süresi duruma göre 3-6 aydır...
Akıcılık bozukluğu başlayalı 6 ayı geçmişse ve kalıcı olacağı yönünde risk faktörleri mevcutsa, terapiye hemen başlamak çok faydalı olur.

Tedavide tek bir terapi metodu izlemekten ziyade, bazı metotları birlikte kullanmak tercih edilir...

Ayrıca, gecikmeli işitsel geribildirimi olan bilgisayar programı da gereken durumlarda diğer terapilerle kombine edilerek yararlı neticeler sağlayabilir.

Kekemelik tedavisini sunmak için en yetkin kişi, bir dil ve konuşma bozuklukları uzmanıdır...
Gittiğiniz tedavi merkezinde öncelikle, böyle bir uzman olup olmadığını öğrenmeniz, gerekirse diploma sormanız yerinde olur...

Yetişkinler için % 100 akıcılığı garantilemenin doğru olduğu söylenemez; bu yüzden böyle vaatlere karşı temkinli durmak akıllıca olacaktır.
Daha net söylemek gerekirse, % 100 düzelme yani iyileşme vaatleri fazla iddialıdır, sakın inanmayın.

Kekemelikle bilhassa 2-5 yaş aralığında, dil gelişiminin doğal bir sonucu olarak karşılaşılıyor...
Bu dönemde düşünce hızları yoğun, ifade edici dil henüz yeterli olmadığı için çocuklar çabuk öfkelenirler...

Aile tutumları bu süreci daha da yoğunlaştırabilir ve takılmaları artar...
Stres ve kaygı gibi faktörler takılmalara sebep olabilir...

Bu sonuca neden olan koşullar değiştikçe stresin azaldığı ve konuşmanın düzeldiği gözlenebilir...

Kelime haznesinin gelişmesi de kekemeliği iyileştiren etmenlerdendir.

Çocuğunuzda akıcılık bozukluğu olduğunu fark ettiğinizde, bir dil ve konuşma bozuklukları uzmanına danışın...
Erken müdahale, tedavide çok büyük rol oynar; terapi ne kadar erken başlarsa o kadar iyi sonuçlar alınır...

Terapiye başlamadan evvel bir müddet beklemek tavsiye edildiyse, bu süre boyunca çocuğunuzun konuşmasıyla alâkalı endişe ve kaygılarınızı ona yansıtmamaya özen gösterin, mümkün olduğunca rahat davranın...

Takılma anlarında onun nasıl konuştuğuna değil, ne dediğine odaklandığınızı hissettirin...

Dil ve konuşma terapistinizin bekleme süresince vereceği tavsiyeleri dikkate alın.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1878
Toplam yorum
: 4271
Toplam mesaj
: 437
Ort. okunma sayısı
: 2797
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster