Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '20

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
51
 

Kekemelik

“Nasıl söylediğim yerine, ne söylemek istediğimi dinle.”

(Anonim).

*

Erişkinlerde yüzde 2, çocuklarda yüzde 20 oranında görülen kekemelik hakkında ne biliyoruz? Belki de önyargıların dışında hiçbir şey…

İşte bu nedenle her yıl 22 Ekim Dünya Kekemelik Gününde toplum bilgilendirilmekte ve birtakım önyargılar silinmeye çalışılmaktadır.

Peki kekemelik nedir?

Türkçe sözlükte; “Tutukluk, bir sözcüğü ya da sesi yineleyerek duraklama, kimi sesleri uzatma ya da patlatma nedeniyle konuşmayı olağan ritim ve akıcılığı ile sürdürememe durumu” diye tarif ediliyor.  Biz buna kısaca, “Konuşma akıcılığında meydana gelen ritim bozukluğu” diyebiliriz.

Tam olarak nedeni bilinmiyor ama genetik olanı ve sonradan meydana geleni olmak üzere iki çeşidi vardır. Ailede böyle birinin olması da çocuklar için rol model olacağından öğrenilmiş kekemelikten söz ediliyor.

Bir kez şunu belirtelim ki bu çocuklar sanılanın aksine zeki çocuklar. Toplumda ortalama zekâ puanın 14 derce üstünde zeka puanına sahipler. Bu nedenle daha hızlı düşünüyorlar ama bunu ifade etmeye gelince aynı performansı gösteremiyorlar. Bizden tek farkları bu.

Kekemelikte stres ve korkunun payı büyük. Stres ve korku ise hepimizin sorunu. Kuşkusuz stres ve korku her bireyde çok farklı nedenlerden kaynaklanabiliyor ve değişik sorunlar doğurabiliyor.  Bu bakımdan çocuğa karşı anne baba tutumları çok önemli.

Kekemelik konusunda birey ve toplum olarak ne kadar çok bilinçlenirsek onlara o kadar çok yardımcı olabiliriz. En azından zararlı söz ve davranışlardan kaçınırız. Mesela onlarla asla alay etmeyelim, sözlerini tamamlamasına fırsat verelim. Cümleyi onlar yerine biz bitirmeyelim.

Yine sanılanın aksine kekemelik bir eksiklik ya da utanılacak bir şey değildir. Bir çeşit konuşma bozukluğu olup, tedavisi vardır. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa o kadar çabuk ve iyi sonuçlar alınmaktadır.  Bu konuyla dil ve konuşma terapistleri ilgileniyorlar.

Şen ve esen kalınız.

Dr. Atanur Yıldız

19 Şub. 20

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hiçbir hastalık ya da noksanlık utanılacak bir şey değildir sevgili doktorum:) Saygılarımı sunuyorum:)

Halil Güven (Sökeli) 
 19.02.2020 11:47
Cevap :
Teşekkür ederim Abim. Saygı benden.   19.02.2020 15:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 455
Toplam yorum
: 3023
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 281
Kayıt tarihi
: 24.01.09
 
 

Tıp doktoru.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster