Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ağustos '09

 
Kategori
Alternatif Tatil
Okunma Sayısı
3111
 

Kekova, Simena (Kaleköy)

Kekova, Simena (Kaleköy)
 

kekova_simena0157


Mavi mücevher renkli ışıl ışıl sesiz denizin üzerinde yağ gibi kayarak, insanın içini maviye doyurmaktan ziyade daha açıktıran sularda ilerleyerek Kekova'a varıyoruz.. İsa'dan önce bu bölgede yerleşmiş Lykialılardan günümüze ulaşan kalıntılar, Akdeniz'in kendine özgü kıyı şeridi maviyeşil dalgaların köpükleriyle dantel etkisi yaratıyor. Bu turquaz şöleni insanı büyülüyor.

İstikametimizin batık şehir olduğunu duyduğum anda dalış için ne müthiş olurdu diyerek içimden geçiriyorum ve çok geçmeden simena köyü ile tanışıyorum... Garip gelecek belki ama ruhuma aşk düşüyor bu güzel yeri görünce ve telefonumun hararetli sesi ile irkiliyorum, arayan o ... pes bu kadar olur diyorum içimden neşeyle karşılık veriyorum telefona.. Aklımdan küçük bir tatil geciyor Simenada hemen nişandan sonra bunu not ediyorum ajandama..

Gözüm manzaraya ilişiyor yeniden pembeler oranjlar yeşiller kahveler var endamlıca yerleşik.. Taraça halinde yükselen dar sokaklara kurulmuş evler denizden bakıldığında çok güzel manzara veriyor. Manzarayı bütünleyen en güzel parça da şüphesiz Kale. Dağ hemen kıyıdan itirbaren yükseldiğinden plaj için yer yok özel kulüpler yapmışlar, "wireless internet, water" vb gibi ingilizce terimler içeren tabelalar var.. Hoş değil diye iç geçiriyorum.. Kaleköy de gözden kaybolunca rotamızı Kekova'ya çeviriyoruz namıdeğer batıkkent'e.... Kekova antik batık kent kalıntılarını barındırdığı için dalınması yasak olan bir yermiş. Buarada dalma hevesim kursağımda kalıyor.. Kekova'ya yaklaşırken deniz ortasındaki küçük adacıkların üzerindeki yarım oda kalıntılarını ve denizin içine doğru uzanan merdiven basamaklarını görebiliyorsunuz. Suyun dışında kalmış rüzgarın yontup yassılaştırdığı kaya evlerin kalıntıları... Her anı unutulmaz tatlarla dolu müthiş bir yolculuk bu..

Buranın da ayrı bir Hikayesi varmış; M.Ö. 4292da istilalara değin buranın halkı konumuyla gemilerin sığınma limanı olarak bilinen yerlileriymiş, ensonunda istilalarda cesurca savaşmış ama başarılı olamamışlar bu sebep ile şehir halkı olarak önce kadınlarını öldürmüşler daha sonra da kendilerini ateşe atarak topluca intihar etmişler.. bunlar MÖ olan olaylar... Doğrusu ben zengin batıkların dışında daha sade bir yer bekliyordum, belki de bir harebe.. Antik Lykia'nın sularında ilerlerken, sanki bilinmeyen bir gezegendeki kayıp bir uygarlığın izlerini keşfediyor ve denizle kıyının narin bütünleşmesini izleniyor.

**Sanki deniz; kadın, toprak; erkek, birbirinden ayrı ama birlikte olmadan da olamayan.. Denizin kokusunu taşıyan tertemiz hava, varlığıyla denize sarılmış toprak ve kirliliğe rastlanmayan berrak su kıyısında rüya gibi bir tatil yapmak isteyenlere birebir biryer.. Mutlaka gidip görmeli..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1084
Kayıt tarihi
: 14.05.09
 
 

21 Haziran 1981 İstanbul doğumluyum, ilköğretim ve liseyi Özel bir kolejde okudum. Ardından Özel bir..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster