Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
1447
 

Kel bir adamın tarak fantezisi

Kel bir adamın tarak fantezisi
 

.


Açıkça kel diyemediğiniz durumlarda saçlarınız dökülmüş diyerek, durumu kurtarmaya çalışırsınız.

Böylelikle karşı tarafı da fazla incitmemiş olursunuz.

Önden açılmış, biraz seyrelmiş demekte durumu kurtarabilir.

Havaalanı, ayna, optik yansıma, gözlerimiz kamaştı ifadeleri de, kel vatandaşlarımıza yapılan ironik saldırıların değişik çeşitlerindendir.

Bir tıp adamı olmadığımızdan, meselenin bilimsel kökenlerini net olarak yazamayacak olmakla birlikte, kelliğin erkeklik hormonundan kaynaklandığını duymuştuk.

Aslında erkelere nazaran kadınların saçlarının neredeyse hiç dökülmemesi bu duyduğumuz söylentiyi ya da gerçeği doğrulamaktadır.

Her ne kadar kellik pek de tercih edilen bir şey olmasa da, sanırım daha kötü olanı, aşırı kiloların da kelliğe eşlik etmesidir.

Demek istiyorum ki, eğer kilonuzu muhafaza edebiliyor ve hatta ince kalmayı başarabiliyorsanız, kel olmaktan çok da rahatsız olmanıza gerek yoktur.

Kilolu ve saçlı olmaktansa, zayıf ve kel olmak daha tercih edilesidir.

Çünkü kellik, o lüzumsuz kilolar ve koca göbekle birleştiğinde çekilmez oluyor.

Yoksa zayıf, atletik bir erkek gövdesinin üzerindeki kel bir kafa, hiç de kötü durmayabilir.

Bazı erkeklere kelliğin yakıştığı ve hatta bazı kadınların kel erkekleri tercih ettiği de söylentiler arasındadır.

Ancak kelliğin sağlığı etkileyen, insanı rahatsız eden bir yönü var ki, kış geldiğinde kendini daha da hissettirir.

Saçlarınız yoktur ve gövdenizin üzerinde taşıdığınız o yuvarlık şey artık saçsızdır.

Kelsinizdir.

Soğuğa karşı savunmasız kalmışsınızdır.

İmdadınıza yetişen şapka ya da berenin, insanlık tarihinin şahit olduğu en değerli icat olduğuna kanaat getirmeniz için çok düşünmenize de gerek kalmamıştır.

Hele bir de sinüzit denilen illetle boğuşuyor ya da soğuk havalara karşı hassas bir bünyeniz varsa, işte o zaman saçlı insanlara özenebilirsiniz.

Ve artık sizin için tarak, hiçbir zaman kullanamayacağınız ütopik bir materyal, bir fantezidir.

Sabrın sonu ile

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Size bu yazı:))) Sevgiler...

Ayrıntıda gezinmek 
 22.04.2007 17:42
Cevap :
:)  22.04.2007 23:00
 

mesainin bitmesine yakın günün şu saatlerinde yorgunluğun artık hat safhaya ulaştığı ve suratların asılmaya başladığı şu zamanda yüz hatlarımı yine gülümseme moduna çeviren yazınız için ve o yazıyı yazan için teşekkürler...

Tülay TERZİOĞLU 
 20.02.2007 15:54
Cevap :
Güzel sözleriniz için teşekkür ederim. Sanırım en çok gülmeye ihtiyacımız olan dönemdeyiz. saygılarımla.  20.02.2007 18:36
 

Kendisiyle barışık, kendisiyle dalga geçemeyen insanda bence pek hoşgörü de olmaz. Siz kelliği yazarken kendi seyrek saçlılığınızla (bakın kel diyemiyorum) dalga geçmişsiniz. Keşke herkes hoşgörü sahibi olsa da ülke böyle şiddet fırtınasına maruz kalmasaydı. Hoş bir yazı. Tebrik ederim.

Solohan 
 20.02.2007 2:35
Cevap :
Yook canım, kim demiş kendimle ilgili yazdığımı:)  20.02.2007 10:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 399
Toplam yorum
: 1354
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1735
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

>Haziran 1975 doğumludur. >Samimîyetsiz gözlerdeki, yapmacık sözlerdeki haset ve kıskançlık k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster