Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '13

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
393
 

Kelebeğin Rüyası

Zonguldak'ta yaşayan iki genç şair Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu verem hastalığının pençesindedir. Şiirle uğraştıkları süre içerisinde hocaları Behçet Necatigil onları hiç yalnız bırakmamıştır. O dönemde Cumhuriyet yeni yeni ayaklarının üzerine kalkarken, aynı yıllarda Avrupa 'da savaşlar devam etmektedir. Bir gün Belediye başkanının kızı Suzan ' ın Zonguldak'a dönmesiyle Rüştü ve Muzaffer 'in Şiire olan bağlılığı daha da artacaktır. Şair olan iki genç ile Suzan çevresinin tüm karşı çıkmasına rağmen çok iyi arkadaş olacaklardır. Yılmaz Erdoğan 'ın üstlendiği filmin oyuncu kadrosuda çok iyi. Başrollerde Kıvanç Tatlıtuğ, Mert Fırat, Belçim Bilgin, Farah Zeynep Abdullah, Ahmet Mümtaz Taylan, Taner Birsel ve İpek Bilgin yer almaktadır .

Film gerek seneryosu gerek çekim kalitesi gerekse oyuncu kadrosu ile bizlere o dönemi ve şairlerimizi çok güzel anlatmış ve yaşatmıştır. Verem hastalığı pençesinde o iki arkadaşın yaşam savaşları, hayata şiirlerle tutunuşları, aşkları adete bizlere ders niteliğindedir. Yoksulluk ve hastalık üst seviyededir. Verem tedavisi o dönemler için imkansız bir hastalıktır. Sadece Senpozyumda hastaların ağrı ve acıları dindirilerek tedavi edilmektedir. İki arkadaş dostlukları ve şiirleri ile yaşama tutunmaya çalışmışlardır. Hocaları Behçet Necatigil ise onların hasta olmalarına rağmen hep yanlarında olmuştur. Bu filme herkes gitmeli diye düşünüyorum . Yaşadığımız hayatın bir nimet olduğunu bilmeliyiz. Maden işçilerin zorlukları, yaşadıkları ne acı. Film için öncelikle Yılmaz Erdoğan'a ve tüm oyuncu kadrosuyla ekibe teşekkür ederim . Oyuncular o kadar gerçekçi oynamışlardı ki duygu seli adete büyülüyordu. Yer, mekan dekorasyon mükemmeldi. Bu filmin ayrıca bizlere en büyük kazancı o dönemin o zorluklarla mücadele eden şair ve şiirlerini tanımamız ve hatırlamamızdır. Daha yaşamlarını ve eserlerini bilmediğimiz nice şairler, nice ressamlar, nice yazarlar vardır. Bu sebeple bu filme konu olan şairlerin kısa olarak hayat hikayelerini sizlerle paylaşmak isterim .

Saygı ve sevgilerimle,

Gülcan AFYONCU

Behçet NECATİGİL  ( Filmde Yılmaz Erdoğan )

16 Nisan 1916 yılında , İstanbul 'da doğmuştur. 1936 yılında Kabataş Erkek Lisesinin Edebiyat bölümünden birincilikle mezun olmuştur. İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu ve Edebiyat bölümünü bitirmiştir. İlk şiiri ise lise öğrencisi olduğu yıllarda Varlık Dergisinde yayınlanmıştır . Şiirlerinde ; evler, aile, çevre, aşk, bunalım, hastalık, yalnızlık ve ölüm temalarını işledi . 13 Aralık 1979 tarihinde yaşamını yitirinceye kadar eserleriyle ölümle adeta dalga geçmesini bilmiştir. Aşağıdaki dizeleri de buna çok güzel bir örnektir .

'' Uzayacağa benzer,

Tutuştuğumuz lades.

İşi gücü bırakıp

Mezarlığa nazır

Bir eve taşındım .

Ölüm, sen beni aldatamazsın,

Aklımda ! ''

Rüştü ONUR ( Film de Mert Fırat )

3 Ağustos 1920 tarihinde Devrek ' te dünyaya geldi. İlk öğrenimini 1932 de Devrek ' te tamamladıktan sonra Kastamonu ' da başladığı ortaöğretimini Zonguldak 'ta Mehmet Çelikel Lisesinde sürdürdü. Vereme 1938 yılında yakalandı. Hastalığı nedeni ile öğrenimine devam edemedi. Ereğli Kömür İşletmelerinde ' Maliye Varidat Muavini ' 'olarak çalışmaya başladı . 1941 yılında hastalığı şiddetlendi. Bu yıllarda Behçet Necatigil ve arkadaşı Muzaffer Tayyip Uslu ile Zonguldak ' ta çıkan gazetelerde ve dergilerde ayrıca İstanbul' da yayımlanan Değirmen dergisinde şiir ve yazıları yayınlandı. Sağlığı kötüleşince İstanbul Heybeliada Senatoryumunda tedavi gördü. Burada tifo hastalığından yatmakta olan Mediha Sessiz ile tanıştı ve onunla nişanlanarak evlendi. 2 Aralık 1942 yılında eşinin ölümünden sonra yaşamını yitirdi. Rüştü Onur veremden dolayı hayatının çok kısa olduğunun farkında olan ve şiirlerinde de bunu hissettiren çok önemli şairlerimizden biridir .

Aşağıda çok önemli dizeleri yer almaktadır .

ŞAİR LEYLA SOKAĞI

Payıma düşen toprak parçası
 Senin de payına düşer
 Ayrılık gayrılık yok
 Ölüm nefesinde nasıl olsa
 Amma henüz vakit erken
 Daha gün
 Karşı apartmanın balkonunda
 Dur bakalım hele
 Ben salata satayım
 Şair Leyla Sokağı ' nda
 Sen gene koş
 Bez fabrikasındaki
 Tezgahının başına
 Ölüm içimde
 Ölüm dışımda
 Ölüm talihsiz aşımda
 Ölüm kuru başımda
 Teselli benim gözyaşımda

Muzaffer Tayyip USLU ( Filmde Kıvanç Tatlıtuğ )

1922 yılında doğmuştur. Zonguldak' ta lise öğrenimi sırasında Behçet Necatigil 'in öğrencisi olmuştur. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümündeki yüksek öğretimini yoksulluğu ve hastalığı nedeni ile sürdüremedi. Arkadaşı Rüştü Onur gibi O' da verem hastasıydı. O dönem yayınlanan şiirleriyle en iyi şairlerden kabul edilmiştir. Rüştü Onur da , Muzaffer Tayyip Uslu 'da yaşadıklara acılara rağmen şiirlerinde yaşamın güzelliklerini yazmışlardır. 1946 yılında da vefat etmiştir .

Aşağıda şairimizin güzel dizeleri bulunmaktadır .

Ölümü Düşünmek

Mümkün mü ağlasın annem
Mezarımın başucunda
Ben sesimi çıkarmıyayım
Hayırsız bir evlat gibi

Bir bulut uçsun da
Ben başımı kaldırmıyayım
Yağmur dindikten sonra
Gezinmiyeyim caddelerde

Ah, mümkün mü bir güzel kadın
Geçsin de yanımdan
Ben seyretmiyeyim
İçimi çekerek

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Sinema sitesinde de yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1591
Kayıt tarihi
: 31.03.10
 
 

İthalat operasyon da çalışmaktayım. İktisat Fakültesinde okudum. Romanımı yazmaya devam ediyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster