Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mart '09

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
3250
 

Kelimelerden eski dil

Kelimelerden eski dil
 

Kendisini deneyimli çevre eylemcisi olarak tanımlayan Derrick Jensen’in ‘’Kelimelerden Eski Dil ‘’ adlı kitabını tanıtmak istiyorum sizlere..


Kitabın arka yüzündeki yazıda şu can alıcı paragraf yer alıyor..


"...Sağlıklı olanlar ve hasta olanlar var. Fark gerçekten böylesine katı. Bu farkla uğraşmak bizi yeniden zamanımızın temel sorusuna götürüyor: sağlıklı olan bizler, sağlıklı olmayanlara karşı etkili bir biçimde karşılık vermeyi nasıl öğreniriz? Dürüst olanlar, olmayanlara nasıl karşılık verebilirler? Eğer önemini kavramayı ve bu soruyu yanıtlamayı başaramazsak, yok edenler, sonunda bu gezegen üzerindeki yaşamın durmasına veya en azından durdurabildikleri kadarının durmasına neden olacaklar. Gezegenin sonunun gelme durumu, 'bu gerçekten' kaçmanın artık yeterli bir karşılık olmadığını gösteriyor. Yok edenlerin durdurulması gerekir. Soru şu: Nasıl? "


Kitaptan alıntı yaptığım çarpıcı paragraflar…


Franz Kafka’ nın öne sürdüğü gibi, daha iyi bir dünya sunmaya hazır olmadıkça, kimsenin dünyasını değiştiremezsiniz.Ancak hiçbir kurtuluş , zor konulardan sakınmakla bulunmaz.Kurtuluş yalnızca, şimdiki durumumuzun dehşet verici özelliklerinin içinden geçerek, onun ötesindeki daha iyi dünyaya ulaştığımızda gelecektir.Cesur biçimde sorunla yüzleşip seçenekler sunarak, gerçekliği meçhul ümitlerimizi ve ilerlememize set çeken engelleri ortadan kaldırabilir ve yeni olanakları açığa çıkarabiliriz.


‘’ Her sabah uyandığımda kendime, yazı mı yazmalıyım yoksa bir barajı mı havaya uçurmalıyız diye soruyorum.Her gün kendime yazı yazmaya devam etmem gerektiğini söylüyorum.Yine de her zaman doğru kararı verdiğime ikna olmuyorum.Ben kitap yazarıyım ve bir eylemciyim.Aynı zamanda ne sözcüklerin eksikliğinin ne de eylemlerin yokluğunun burada, Kuzeybatı somon balıklarını öldürmediğini biliyorum.Bu ölümlerin asıl nedeni barajların varlığıdır.

……

Bundan hoşlanmıyorum.Kültürümüzün ayırıcı özelliği olan korkunç olayları yalnızca yayınlamak değil , onları durdurmak da istiyorum.Yazmak, sert bir sürücü üzerindeki mıknatıs yüklü parçacıkları ileri geri oynatmak gibi gün be gün yapılan alışılmış bir iş haline geldiğinde , bana berbat bir biçimde rahata düşkünlük gibi görünüyor.Bazen daha da kötüleşerek sanki sözcüklerin akışı yalnızca rahata düşkünlük değil, bir kaçınma hareketi gibi de görünüyor.

…..

Gezegenimizi ormandan yoksun bırakmak için kullanılan araç gereci yok ediyor olabilirdim.Kötü muamele edenleri fiziksel olarak durduruyor olabilirdim.Sık sık merak ederim, kaç tane sosyal eleştirmen, kaç tane yazar döngüyü durdurmayı bir ölüm kültürünü alaşağı etmeyi gerçekten ister?

Dünya bir sözcükler denizinde boğuluyor ve ben tufana eklemeler yapıyorum, sonra da ! üzerime düşeni yapmış olduğum’ bilgisiyle güven içinde bu gece uyuyabileceğimi umuyorum.Bazen kendimize nasıl tahammül ettiğimizi bilmiyorum. Ölmüşe, yok edilmişe, dövülmüşe, tecavüz edilmişe, küçük çocuklara yeterli onuru verecek ne söyleyebilirim? Bilmiyorum.

…….


Bir keresinde bir madencinin uranyumun insanlarda radyasyon zehirlemesine neden olduğunu, çünkü bu madenin yeryüzünün üzerinde olmaktan hoşlanmadığını söylendiğini duydum. O , dünyanın yüzeyinin oldukça altında kalmak istiyormuş..İster bu ifadenin sözcüğüne sözcüğüne doğru olduğunu, ister metafor olduğunu düşünelim, alınacak ders aynıdır ; uranyumu kazıp çıkarmak sizi hasta eder.Bu olayda içinde metafor bulunan görüş, uranyum tarafından zehirlenmiş olan insanlar için duyulan endişeyi ifade eder. Öte yandan madencinin gözlemi, gidişatın düzenini korumanın önemi üzerine bir yorumdur.

…….


Her ne kadar geleceği önceden tahmin edemesem de, doğal çevreden oluşan temeli tüketen herhangi bir kültürün , elinde sonunda kendi gücünün ağrılığının altında ezileceğini biliyorum.O zamana kadar her birimizin yapması gereken şey, bu kabusun içinde kendi kişisel rolümüzden uyanmak ve yanlış kanının devam etmesini önlemektir.

…….Bir kez işlerin bu yolda gitmek zorunda olmadığını tüm kültürlerin yörüngelerinin merkezinde denetim ve sonunda yok etmenin olmadığını gördükten sonra , gerçek işe başlamanın zamanı, yaşamlarımızı geride kalan az miktardaki balığı kurtarmaya adamanın zamanı gelir..


Dharma yayınları / Kelimelerden Eski Dil / Derrick Jensen


Kitaptaki beni en çok etkileyen ve altını çizdiğim paragrafları aktardım çok çarpıcı bir şekilde ifade etmiş yazar insanı silkeleyip kendine getiriyor..Daha çarpıcı konular ve örnekler de var..O yüzden bu kitabı alıp okumanızı tavsiye ediyorum…

Kitaptan çıkardığım bir küçük bir özet yazımında sonu olsun

‘ Eyleme geçmek, tek bir balığın, tek bir insanın tek bir bitkinin kurtuluşu için eylem zamanı…’

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 4010
Kayıt tarihi
: 01.03.09
 
 

Merhaba ismim Halide Gök. 2008 Gazi Üniversitesi Resim-iş Öğretmenliği bölümü mezunuyum. Henüz mesle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster