Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ağustos '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
445
 

Kelimelere dokunmak

Kelimelere dokunmak
 

Bazı görseller düşüncemizin daha iyi anlaşılmasına yarayabilir. (Sabahattin Gencal)


Birkaç gündür yazamıyorum. Niye yazamıyorum ki? Yazmak için konu mu yok. O kadar çok yazma konusu var ki... Gündemdeki konuların çokluğu da engeller mi yazmayı? Hem, yapma gündemlere takılmamaya karar vermiştim. Onun için gündem ne olursa olsun yazamama sebebim olamaz. 

Güzel yazamama kaygısı engeller mi yazmayı? Tabii engeller; ama ne zaman güzel yazdım ki şimdi bunu bahane edeyim. Kaldı ki, deneme yazıları başkaları değerlendirsin diye yazılmaz ki. Bu cümleyi yazarken içimden bir ses “İşte orada dur.” dedi. Bir başka yazımda da belittim herhalde; “İnsan değil böyle blog yazarken, evdeki deftere yazarken bile başkalarını dikkate alıyor.” Başkalarını düşünmek de sınırlıyor insanı. Bırakın başkalarını ben kendi kendimi de hep sınırlamışımdır. Kendi kendimizi sınırlamamızın azı karar çoğu zarar. 

Bloglarda gezinirken bir piyano fotoğrafı gözüme ilişti. Bu fotoğrafla 1957 senesine gittim. Erzurum Yavuz Selim İlköğretmen Okulunda öğrenciydim. Müzik öğretmenimiz piyanoyu tanıttı bizlere. Bazı arkadaşlarımız bayağı güzel çalarken ben beceremeyen gruptandım. Neyse o günleri yad etmek için yazmadım bunu. 

Aklıma bir şey geldi: Piyano tuşları yerine kelimeleri yazsak, okuyucular da kelimelere dokununca ahenk başlasa , olmaz mıydı? Neden olmasın. Sesli sözlük yok mu? Var. Biraz da ezgi katılamaz mı bu seslere?. Nota yerine kelimeler. Parmaklarımızı kelimelere dokununca sesler çıkıveriyor. Konser başlıyor. 

Kelimeleri ben veriyorum : Sıcak, güneş, bahar, kelebek, çocuk, çiçek, şarkı, mutluluk….  

Bu kadar yeter değil mi? Evet piyano çalar gibi verdiğim kelimelere dokunun ve çıkan sesleri kalbinizde hissedin. Yanlış mı söyledik. Kalbinizdeki sesleri yakalayın. 

İnsanın, saçmalarken bile güzel buluşları olur. İspatı biziz. Org tuşu yerine kelimeleri koyduk. Siz de kelimelere dokunarak beste yaptınız. Yapmadınız mı yoksa? Kalbim/ kelebek/ çocuk/ sıcak/ bahar/ kalbim /çiçek/ güneş/ kalbim /sıcak…İleri geri ritimli parmaklarla en güzel müziği dinliyoruz. 

Aslında şike yaptık Öyle kelimeler koydum ki parmaklarınızı nasıl dokunursanız dokunun; ortaya büyük bir beste çıkıveriyor. 

Kelimelerle oynamak bu mudur acaba? Bu değil tabii. Çok büyük yazarların bile aklına gelmemiştir buluşumuz. Bundan sonra da buluşumuzun farkına varılır mı? 

Başkalarını bir tarafa bırakalım. Bizzat siz 5 kelime seçin. Bu kelimeleri içinizden geldiği sıraya göre tekrarlayın. Kalbim çiçek, kelebek, bahar ... vb. Yazımı yarıda kesiveriyorum. Bu yazıya mizahi olsun diye "yarım kalmış beste" başlığını koymayı düşündüm. Sonra sizleri düşündüm. İnanıyorum ki bizim bulduğumuz yöntemle kelimelere dokunacaksınız. 

Sabahattin Gencal, Başiskele - Kocaeli, 04. 08. 2011 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ziyaretiniz ve yorumunuz için tekrar teşekkür ederim. İnsan kendi yazısını bile değişik zamanlarda, değişik ortamlarda farklı farklı yorumlayabiliyor. "Şu vesileyle yazdım; ama zamanla şu şu anlamları da çağrıştırıyor...vb."denildiği de oluyor. Bazen yazmış olmak için yazdığınız yazıda bir doğallık bir içtenlik oluyor. Bazen de kelimeler sıkıntı çekiyor yazıda. İnsanlar gibi yazıların da, özellikle denemelerin de binbir halleri oluyor. Hayırlı günler dileğiyle.

Sabahattin Gencal 
 06.08.2011 6:20
 

Siz, "harflerin sesi, rengi olsa da ruhun müziğini çağlasa" diyorsunuz, anladığım kadarıyla... Fakat Sabahattin Bey, bestecilerin bir güftenin üstüne yazdıkları notalar, kelimelerin şarkısı olmuyor mu? Hem söylenir hem piyano ile çalınır. Sözlerin insan ruhunda yarattığı çağrışım ve dalgalar, gözle ve kulakla algılanamaz belki ama ruhlar birbirini anlarsa, aynı müziği duyar ve sessizce anlaşırlar. Saygılarımla iyi günler dilerim!...

Tuğba Şardan 
 05.08.2011 17:54
 

Merhaba Kardeşim, Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim. Yorumunuzu okuyunca kendi kendime "Keşke beynimdeki piyanonun akordu olsa" dedim. "Keşke insan ruhunda kalıcı, güzel hisler bırakabilsem."dedim. Keşkesiz, hayırlı günler dileğiyle.

Sabahattin Gencal 
 05.08.2011 15:19
 

Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim. Kelimeler çağrışım güçleri sayesinde insanları olumlu ya da olumsuz etkilerler. Örneğin dere, orman, güneş, sıcak kelimeleri beni Trabzon yaylalarına, çocukluğuma götürür. Ruhum da bedenim de dinlenir. Bu kelimeleri piyano tuşları gibi kullanmak mümkün müdür acaba? Acaba, acaba diye diye mutluluğu yakalayabilir miyiz? Tabii, bu soruların cevabını vermek için biraz da düşünür olmak gerek. Hayırlı günler dileğiyle.

Sabahattin Gencal 
 05.08.2011 15:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 168
Toplam yorum
: 285
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 639
Kayıt tarihi
: 29.03.11
 
 

1943'te Trabzonda doğdu. Erzurum Yavuz Selim İlköğretmen okulunu bitirdikten sonra girdiği Bursa Eğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster