Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '10

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
1834
 

Kelimelerin Salvador Dali 'si; Gabriel Garcia Márquez..

Kelimelerin Salvador Dali 'si; Gabriel Garcia Márquez..
 

Gabriel José de la Conciliación García Márquez..


" . . Bununla beraber, kuşkuya, yağmaya ve terkedilmişliğe karşı, yanıtımız yaşam'dır. Ne tufanlar, ne salgınlar, ne açlıklar, ne felaketler, ne de hatta yüzyıllar boyu birbirini izleyen sonu gelmez savaşlar, yaşamın ölüm karşısındaki dayanıklı üstünlüğünü kırmayı başarabildi. Hep büyüyen, hep hızlanan bir üstünlük; her yıl, yeni doğanların sayısı, ölenlerinkinden yetmiş dört milyon daha çok; New York'un nüfusunu yedi ile çarparak çoğaltacak denli yeni insan doğuyor her yıl. Çoğu, en yoksul ülkelerde dünyaya geliyorlar ve bu ülkeler arasında elbette Latin Amerika ülkeleri de var. Buna karşılık, en gelişmiş ülkeler, yalnız bugüne dek varolmuş tüm insanları değil, ama bu kısmetsizlikler gezegeninden gelip geçmiş canlı yaratıklann tümünü yüz kez kül etmeye yetecek bir yoketme gücünü biriktirmeyi başardılar.. "

{ 1982 - Nobel Edebiyat Ödülü Tören Konuşmasından }

Yaşam için 13 satır...

1. Seni sen olduğun için değil, seninle birlikte olduğumda ben olduğum için seviyorum.

2. Hiç kimse gözyaşlarını hak etmez, onlara layık olan kişi ise seni ağlatmaz.

3. Sen istediğinde sana aşık olmaması, sana aşık olmadığı anlamına gelmez.

4. Gerçek arkadaş, elini tutan, kalbine dokunandır.

5. Birisine yabancılaşmanın en kötü biçimi yanında oturuyor olup ona hiç bir zaman ulaşamayacağını bilmektir.

6. Hiç bir zaman gülümsemekten vazgeçme, üzgün olduğunda bile! Gülümsemene kimin, ne zaman aşık olacağını bilemezsin.

7. Tüm dünya için sadece bir kişi olabilirsin fakat bazıları için sen bir dünyasın.

8. Zamanı onu seninle birlikte geçirmeye hazır olmayan biriyle geçirme.

9. Belki de Tanrı uygun kişiyi tanımandan önce yanlış kişilerle tanışmanı, onu tanıdığında minnettar olman için istedi.

10. "Bitti" diye üzülme, "yaşandı" diye sevin.

11. Her zaman seni üzecek birileri olacaktır, yapman gereken insanlara güvenmeye devam etmek, kime iki defa güveneceğine daha fazla dikkat etmektir.

12. Birini daha iyi tanımadan ve bu kişinin senin kim olduğunu bilmesinden önce kendini daha iyi bir kişiye dönüştür ve kim olduğunu bilerek kendine güven.

13. Kendini çok zorlama, en güzel şeyler onları en az beklediğinde olur.

ve unutma; YAŞANAN HER ŞEYİN BİR SEBEBİ VARDIR!..

Romanlarından Bazıları :

* Aşk ve Öbür Cinler , 1994 (Del amor y otros demonios)
* Başkan Babamızın Sonbaharı , 1975 (El Otoño del patriarca)
* Benim Hüzünlü Orospularım , 2004 (Memoria de mis putas tristes)
* Kırmızı Pazartesi , 1981 (Cronica De Una Muerte Anunciada)
* Kolera Günlerinde Aşk , 1985 (El amor en los tiempos del cólera)
* Labirentindeki General , 1989 (El general en su laberinto)
* Şili'de Gizlice , 1986 (La aventura de Miguel Littín clandestino en Chile)
* Bir Kaçırılma Öyküsü , 1996 (Noticia de un secuestro)
* Yüzyıllık Yalnızlık , 1967 (Cien años de soledad)
* Şer Saati , 1962 (La Mala hora)

 

Öykülerinden Bazıları :

* Albaya Mektup Yazan Kimse Yok , 1961 (El coronel no tiene quien le escriba)
* Bir Kayıp Denizci , 1955 (Relato de un náufrago)
* Hanım Ana'nın Cenaze Töreni , 1962 (Los funerales de la Mamá Grande)
* On İki Gezici Öykü , 1992 (Doce cuentos peregrinos)
* Yaprak Fırtınası , 1955 (La hojarasca)

. . .

O 'nunla tanıştığımda Orak - Çekiç 'in, Barış 'ın, Kavga 'nın, Demokrasi 'nin, vedâhi Aşk 'ın anlamını yeni yeni kavrıyordum.. Emek, özgürlük, ekmek kavramlarının hayata pratize edileceği günlere uzak olsam da yaş olarak, ömre ve insana tutkum azımzanacak gibi değildi..

Bu tutkum pos bıyıklı babamın 657 'ye tabi ömrünün postallar altında ezilen kısmında tanışmama vesile oldu Gabriel José de la Conciliación García Márquez ile diğer birçok dünya ozanıyla birlikte.. Ve bu tanışıklık hiç terketmedi beni, sevda gibi !.. ( ruhun şâd olsun Ahmed Arif )

Sanırım 1997 yılı idi, 70. yaşını kutladığı sene medya tarafından Gabriel Márquez Yılı ilan edilmişti, ardından editörlerin ricası ile batmak üzere olan Cambio adlı dergiyi satın alarak kendisi de bu dergide haberci olarak çalışmaya başlamıştı. Dergiyi satın alışını " Nobel ödülü aldıktan sonra çok para isterim diye kimse beni işe almak istemiyordu. Neyse, dergi aldım da bu dertten kurtuldum. " sözleri ile açıklamıştı..

Zira;

" Hayır.. Ben zengin değilim, parası olan fakir bir adamım.. Zengin olmak ve parası olmak aynı şey değil.. " demiştir dergiyi almadan evvel ve özetlemiştir hayata karşı duruşunu..

Yılmaz Güney 'in Yol filmi Cannes 'da Altın Palmiye alırken Jurilerden biri idi Márquez.. 1982 'deki bu muhteşem an belleğime Çirkin Kral 'ın yumruk sıkılı elinin havada oluşu ile kazınmıştı ve ailece büyük bir zafer kazanmış edası ile sevinmiştik bu dakikalara..

Ütopyaların adamıdır Márquez, Aşk 'ların adamı, Halkının başeğmez ozanıdır.. Acılar içinde kıvranan, ezilen Latin Halklarının hayatından kesitleri büyülü imgelemeleri ile anlatır okuyucusuna ve okuyan kendini o yaşanmışlıklara şehadet ederken bulur bir vakit, kaybolur kelimelerin kendine has dünyasında..

Türk okurlarının zihnine en koyu şekilde Benim Hüzünlü Orospularım ve Kırmızı Pazartesi ile kazınmış olsa da O ütopyasından bahsederken;

" Kimsenin başkalarının yerine karar veremeyeceği, ölümünün şekline bile karar veremeyeceği, sevginin sahici bir gerçeklik, mutluluğun da mümkün olacağı ve yüz yıllık yalnızlığa mahkûm kuşakların, en sonunda ve sonsuza dek şu dünyada bir ikinci şansı deneyebilecekleri, yepyeni ve karşı durulmaz bir yaşam.. "

. . der, ne kadar da insancıldır aslında; ulaşılmaz - utopik görünse de kimilerine !

Márquez, Kafka 'nın Dönüşüm 'ünde dev bir böceğe dönüşen Gregor Samsa 'yı okuduktan sonra, " Bir daha huzur içinde uyuyamadım.. " diye anlatmış anılarında; biz de huzur içinde uyuyamayacağız Büyük Usta, dünya senin de şiârında belirttiğin gibi; çok daha güzel bir yer olana dek..

Ne de olsa bizim de; kuşkuya, yağmaya ve terkedilmişliğe karşı, yanıtımız yaşam 'dır herdaim !..

Akdeniz 'deki yalnız ülkemden, martı kanatlarına yükleyip en kızıl karanfilleri, selam ederim yıldızlarla,
 -- aynı asırda yaşamış olmanın da onuruyla -- Ciudad de Mexico 'nun Gabo Usta 'sına..


07.Ocak.2010
Kerem Porazan

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Büyülü gerçekliğin piri Marquez'i ne güzel anlatmışsınız .Yüreğinize sağlık.

hülyalya 
 14.01.2010 16:02
Cevap :
" Hayat, insanın yaşadığı değildir; aslolan, hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır.." demiş bir yazısında Márquez.. Şahsınızda tüm güzel yürekli okurlarına selam olsun..  14.01.2010 16:17
 
Toplam blog
: 58
Toplam yorum
: 92
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 13567
Kayıt tarihi
: 17.12.09
 
 

İmgelemelik 'ten düştüğü 6.Mayıs.Bindokuzyüz-fi tarihinden bu yana; Sonsuzluk 'da İnsan.. Mülteci..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster