Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Temmuz '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
548
 

Kemal'den çok Kemalcilerin acı sonu

Kemal'den çok Kemalcilerin acı sonu
 

Cumhuriyet Gazetesi'nin "tehlikeyi farkında mısınız" reklam kampanyası sadece Gazete'nin kendisi tarafından karşılanamayacak bir finansmana ihtiyaç duyuyordu. Gazetenin tirajından tahmini gelirini hesaplamak ve bu gelirin ulusal kanalların saniye başına reklam fiyatlarının en yüksek olduğu zamanda yayımlamasının mümkün olmadığını anlamak için hesap uzmanı olmaya ihtiyacımız yok. Bir "birliktelik" kurmak gerekiyordu. Bu elbetteki bir finansal birliktelikten ötesiydi, ideolojik bir mutabakat vardı ortada ve bu mutabık grupların da taraftara ihtiyacı vardı.

Tarafların haklı motivasyonları olabilir fakat seçilen yöntem gayet ucuz ve korku edebiyatı pompalayıcıydı. "Öcü geliyor" demekten ötesine geçilemedi. Halka çocuk muammelesi yapıldı. Şimdi bu başarısız polikanın bedelini millet olarak ödeyeceğiz.

Cumhuryet'in reklam kampanyası artık köhneleşmiş bir devlet idaresi şeklini iyice açık etti. Reklam kampanyası başladığında yazdığım blogdan alıntı yapmak istiyorum;

Belli ki Cumhuriyet Gazetesi Tükiye'nin sessiz azınlığını tokatlayıp kendisine getirmeyi görev edinmiş. Bu durum belki de kutsal bir görev fakat bu son reklam ile kantarın topuzunun biraz kaçtığını düşünüyorum. Sanki Mayıs ayında bir kötülük meleği gelecek ve ülkenin üzerine lanet yağdıracakmış gibi bir hava yaratarak, toplumsal paranoyaya sebep olabilecek bir reklam kampanyasına başlandı. Ben bu kampanyanın kutuplaşmaya sebep olmak ve taraftar toplamaktan öteye gidemeyeceğini düşünüyorum.

Öncelikle, milletimiz için gerçekten "aydınlık bir gelecek" gözükmediğinden ötürü, "aydınlık insanlar" endişlerinde haklı. Yine de ben bu kampanyanın sert mesajının artık "daha büyük endişeler doğuracağını" düşünüyorum.

Fazla yargı belirtmeden bir kaç soru sormak istiyorum;

    Türkiye, son 100 yılda gerçekten ileri gidebilmiş midir ki, o noktadan geri gelsin? Tayyip Erdoğan potansiyel bir Cumhurbaşkanı olarak Kenan Evren'den daha mı sağdadır ya da daha mı özgürlük kısıtlayıcıdır? Tayyip Erdoğan potansiyel bir Cumhurbaşkanı olarak, Süleyman Demirel'den veya Turgut Özal'dan daha mı gericidir? Daha mı büyük bir tehlikenin habercisidir? Cumhuriyet devriminden beri hep taş üstün taş koyup ilerledik de mi şimdi o kule yıkılacak diye korkuyoruz?

Yakamıza Atatürk rozeti takmanın, Türk Bayrağı desenli straplesle mitinglere gitmenin, çağdaş Atatürkçü düşünceyi anlamadan ve öğretmeden Ata'mın o güzel yüzünü putlaştırmanın ve o putu zorla insanların gözüne sokmanın, bir de bunu ısrarla 50 senedir yapmanın doğal sonucunu yaşıyoruz.

Atatürkçü olduğunu iddia eden politikacılar bir fikir ürettiler, değer yarattılar da ben mi fark etmedim, gerçekten bilemiyorum. Düşman yaratıp onun üzerinden siyaset yapmak geçerliliği olan ama demode bir yöntemdir. Amerika'yı hala bu şekilde yönetiyorlar ve sonuçları ne olursa olsun Türk kamuoyu bilincinin bunu yememesi mutluluk verici.

Kurallar değişti. Atı alan Üsküdar'ı geçti. Yeni rekabet koşullarına ayak uydurabilecek mi Kemalciler? Kemalin resmini satmaktan vaz geçip "çağdaş medeniyet" çizgilerinde siyaset yapabilecekler mi? Bunu yapamadıktan sonra irtica olsa ne fark eder, olmasa ne fark eder. Neticede ya çağdaşsınızdır, ya da değil...

K.

akrostiş http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=53997

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Cumhuriyet ne zaman "tehlikenin farkında mısınız?" reklamlarına başladı? Zaman'ın pirme time kuşağında "biz ne zaman ayrı düştük" reklamlarından önce miydi, sonra mıydı? Veya aynı zamanlarda mıydı? Acaba bu iki reklamı aynı anda değerlendirmek açıyı biraz genişletir mi? Çok soru sordum kusura bakma... Hoşçakal

Feyhan 
 03.08.2007 14:03
Cevap :
Zaman gazetesi tespiti mükemmel. Ben o reklam hakkında da yazdığımı hatırlıyorum ama bağlantıyı kuramamıştım. Hatırladığım kadarıyla cumhuriyetin reklamları daha önce. Cumhuriyet aynı kampanyayı iki kere piyasaya sürdü. İkincisi Zaman'ın kampanyasından sonra oldu ve aynı şekilde prime time dan televizyona girdi. Sanırım bir de şu kastınız var, Zaman da böyle bir prime time kampanyasını tek başına finanse edemez. Evet, bence de edemez. Bu işler böyle yürüyor. Fakat zaman gazetesinin kampanyası da siyasi mesaj ve hatta sunum olarak Cumhuriyet'inkine beş çeker. Başından beri eleştirmeye çalıştığım, Cumhuriyet'in köhne ve modası geçmiş yöntemler kullandığıydı. Bu malesef seçimlerede yansıdı. Hoşçakalın.  03.08.2007 14:52
 

yazdıklarına katılmam mümkün olmadığı gibi, büyük bir çelişki içinde olduğunu düşünüyorum... atatürk'ün fikirleri diyorsun fakat, türkiyenin son yüzyılda gerçekten ileri gidip gitmediğini sorman bile atatürk ü ya da kemalizm i tam anlamadığını o dönemi iyi değerlendirmediğini gösteriyor. ben sana cevap vereyim. Türkiye son yüz yılda ileri gitmiştir.. özellikle de 1923-1938 arası... bunu da laf olsun diye söylemiyorum. ekonomiden sosyal hayata ne kadar ileri gitmiş olduğumuzu çeşitli kitaplardan öğrenebilirsin...

Taylan ÖZBAY 
 30.07.2007 23:33
Cevap :
Merhaba Taylan, haklısın. "Yüz yıl" tespitini yaparken hata etmişim. Yuvarlak bir sayı vermek istemiştim fakat çelişkili durmuş. Aslında kastım şuydu, 38 sonrası dönemde 23-38 arasında katedilen yoldan da geri dönülmüştür. Anti emperyalizimden ödün verilmiş, iktidarlar ve ekonomi anında yabancı etkisine girmiş ve popülizm ve oy maksatlı politikalar prim yapmış. Bunun karşısında çalışan kemalist olduğunu iddia eden ama aslında "kemalciler" uzaklaşan gemiyi kıyıdan izlemiş, gerçek bir icraat üretememiş. TEşekkür ederim düzeltmen için. K.  31.07.2007 8:03
 

zira Kemalist olmak aslında devrimci ve ilerlemeci olmaktır. sorun "Kemalist"im deyip, iktidar heveslerini bir insanın ismi arkasına gizlemek ve idelojisine kendi ideolojisini eklemleyip bir virüs gibi sızmakta ve giderek Kemalist ideolojiyi de kendi ideolojisine dönüştürmektedir. yazındaki sorulara bu açıdan bakmak lazım. selamlar.

Başak ALTIN 
 27.07.2007 11:38
Cevap :
merhaba başak, sorun elbette kemalist olmata değil, kemalci olmakta. ikisi arasında çok fark var bence ve kemalciler kemalist gibi davranıp yıllardır bu işten kazanç sağlıyorlar. Merak ettiğim nokta şu, Atatürk'in adı ve resimleri, posterleri olmadan sadece fikirleri üzerinden siyaset yapılsaydı gelinen nokta bu mu olurdu? Hiç sanmıyorum...teşekkürler yorum için. K.  27.07.2007 15:17
 

Bu Cumhuriyetin değer ve kazanımlarını ne kadar özümseyebilmiş olmanızla ilgili bir durumdur. Ayrıca CUMHURİYETİ olmayanın Hürriyeti olmaz.

Ahmet Tahir 
 27.07.2007 8:00
Cevap :
Cumhuriyetin değer ve kazınımlarını özümsememiz ne derece arzulandı ve hatta buna izin verildi? Esas peşinde olduğum soru buydu sanırım. Yorumunuz için teşekkür ederim. K.  27.07.2007 9:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 295
Toplam yorum
: 3950
Toplam mesaj
: 280
Ort. okunma sayısı
: 714
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Bugün ölseniz mesela, ya da hafifletelim biraz hadi, bu giriş çok karamsar oldu. Bugün ortadan kay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster