Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Aralık '20

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
61
 

KEMAL SUNAL TERAPİSİ

 

Rutubetin had safhaya ulaştığı, yağmur yağması olası bir Ağustos akşamı. Liseli genç adam babaannesi ve dedesiyle beraber fındık ıslanmasın diye naylon çadırları harmana örtmeye yardım ederken şöyle bir diyaloğa şahit oldu:

-Çocuğun yanına git de çadırı örtün beraber.

-Hıı?

-Çocuğun yanına gidip çadırın göceğinden tutsana!

-Hıı?

-La çocuğun yanına git de çadırı örtün!

-Tamam ya ne bağrıyon?

Karısının yüksek volümlü uyarısını duyan dede seksen yaşındaki bir insandan beklenmeyen bir çeviklikle torununun yanına gitti. Liderlik vasfı taşıyan babaannenin talimatlarını sorgulamadan yerine getiren dede rüzgâr fındığın üstünü üzerini açmasın diye iki çadırın birleştiği noktaya taş koydu. Dikdörtgen bir bahçeyi andıran harmana serili fındığın üzeri tamamen örtüldükten sonra genç adam eve doğru giderken babaannesinin sesini duydu:

-Oğlum! Şaban var mı bu akşam?

-Var herhalde babaanne.

-Tamam görüşürüz o zaman.

Yeni bir gülme malzemesi edinen genç adam kendine özgü hınzır sırıtmasıyla bir süre kendi kendine güldükten sonra eve geldi. Dedesinin evinin hemen yanındaki mütevazı ve şirin eve gittikten sonra yemek sofrasına oturdu. Okulların kapanmasıyla birlikte yazın köyde yaşayan, anne, baba, iki kız ve bir erkek çocuğuna sahip aile, çocukların okulu ve öğretmen babanın işi nedeniyle kışın ancak hafta sonları ve tatillerde köye kaçamak yapıyordu.

Akşam yemeğinde fındık işlerinin bitimine çok az bir zaman kalmasına rağmen hükümetin hâlâ fındık taban fiyatı açıklamaması, okullar açılana kadar fındığın harmandan kaldırılıp şehirdeki eve gitme durumu gibi konular gündemdeydi. O esnada babaanne ritüel haline getirdiği ‘Bereketli Olsun’ temennisiyle mutfağın hemen yanındaki koridorda tebarüz etti. Genç adam babaannesine salondaki otuz yedi ekran televizyonun tam karşısındaki koltuğa kadar mihmandarlık etti. Babaannenin ‘’Oğlum Şaban’ı aç’’ talimatı sonrası zapping yaparak Kemal Sunal filmi bulan genç adam yemeğe devam etti. Salondan duyulan kahkahaların ardından yemeği bitiren aile sofra toplandıktan sonra babaanneye eşlik etmeye başladı. Babaanne ciddi bir mizaca sahip olmasına rağmen Kemal Sunal filmleri izlerken sanki başka bir insana dönüşüyordu.

Birçok konuda uzmanlaşmış bir insandı babaanne. Okula gitmemesine rağmen tıp konusunda en az bir hekim kadar uzman olmalıydı ki tedaviye gittiği doktorun tavsiyelerini gerçekçi bulmayıp reçetesindeki ilaçların kendisine fayda etmediğini iddia ediyordu. Hatta bir keresinde çektirdiği röntgen filmine bakarak ‘Bunda bir şey yok’ diyen babaanne oğlunun ‘Anne filmi ters tutuyorsun’ uyarısı sonrası filmi çevirip ’Eee yine bir şey yok bunda’ saptamasını yapacak kadar yetkin ve etkin bir birikime sahipti.

Zor beğenen, talimatlarıyla yöneticilik niteliğini öne çıkaran, nüfus müdürlüğü arşivi gibi köydeki herkesin adını ezbere bilen babaanne ile Kemal Sunal’ı izlemek aileye terapi gibi geliyordu.

Canan Beşir Bekem, ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 53
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 56
Kayıt tarihi
: 25.02.19
 
 

     TCDD'de makine mühendisiyim. Sanatın iyileştirici gücüne inanan bir insanım.    ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster