Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mart '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
936
 

Kemal Tahir, 100 yaşında!...

Kemal Tahir, 100 yaşında!...
 

Bu gün, bu toprakların gerçek anlamda düşünce dünyası zengin, nadir entellektüellerinden, düşün insanı, romancı Kemal Tahir'in, 100. yaş günü...

O, 70'li yılları hatırlıyorum da, Esir Şehrin İnsanları (1956) , Esir Şehrin Mahpusu (1961) , nehir romanının üçüncüsü olan Yol Ayrımı (1971) romanı yayınlanınca, Türkiye solun da bir kıyamet kopmuştu!...

''Devlet Ana'' romanıyla, Türk entelijansiyasının ezber defterini karıştıran Kemal Tahir, yukardaki üçlemenin final romanıyla, solda da bir ayrımı işaret ediyordu!...

Türkiyeli aydınlar, Kemalizm, İnönücü'lük ve Batı taklitçiliği ya da kopyacılığıyla yüzleşmek durumunda kalmışlardı...Ve ''Devlet Ana'' nın içinde biraz eğreti de dursa, yer almış olan ATÜT formları, bu konudaki tartışmaları alevlendirmişti!...

Bizde 18 yaşın dinamiğiyle, sanırım ANT Yayınları'ndan çıkan ( 80'li yıllarda banyo sobamızı ısıtan!...) Sencer Divitçioğlu'nun ''Asya Tipi Üretim tarzı ve Osmanlı Toplumu'' kitabını satır satır çizip, ''Türkiye Hakikati'' nden yola çıkmaya çalışan ve bu topraklara özgü, ''Sultan Galiyev misali'', bir toplumcu anlayışa ulaşmaya çalışıp, biraz da sözümona kırlardan kentleri işgal etmeye çalışan Mao'cuların da olumsuz baskılarından farklı ve yerli bir çıkış yolu bulmak için, Kemal Tahir'in görüşleriyle, bir birliktelik kurmaya ve aklımızca sentezlemeye çalışıyorduk... Aslında bize Bizans ve Selçuk'dan devreden, bu üretim tarzı, ATÜT normlarına tam da uymuyordu ya, neyse!...

Onun batı kalıplarıyla, yola çıkan, halkını bir ast gibi görüp, onu tanımayı anlamaya çalışmayı küçüklük kabul eden, en büyük düşmanını sonunda köylü olarak gören(!), köylünün kendisine, niçin ''İttihatçı Gavur'' dediğini sorgulayabilemeyen, köye gelen cumhuriyetçilere hala ''bu Cumhuriyet Osmanlı'nın yeni düzenidir'' diye bakan köylüyü anlamamakta ısrar eden, kendi topraklarının insanına karşı yabancı duruma düşen, asker-sivil Cumhuriyet aydınlarını, fikren sarsmakta ve silkelemekteydi!... Mütevazi bir şekilde, sanımca, aydın olmadan, aydın olunamayacağının hesabını sormaya çalışıyordu!...

Kemal Tahir, gene sanımızca, ikiyüz yıldır yorgun düşmüş ülke aydınının dramını, bunun birinci müsebbibi Batı'yı ve ortaya çıkan batı şabloncusu devleti sorunsallaştırıyor ve bunları irdeleyerek hakikatı bulmaya çalışıyordu!... Belki de, bunun için, ''Türkiye asla batılılaşamaz'' diyordu!...

Onu en iyi anlayıp, kendi dünyasında sentezleyen, Attila İlhan' dır... Ve de sinema alanında Halit Refiğ!... Ve bu gün ona, ne yazık ki, sadece sınırlı sol bir kesim ve aklı başında sağın entellektüelleri sahip çıkıyor...

Onun ''tarihsel gerçeği arayışını'', yöntem olarak benimseyen aydınlar bu ülkede çoğalabilseydi eğer, şüphesiz siyaset dünyasının ekseninde, Türkiye' nin tetiklediği bir sapma da kaçınılmaz olarak ortaya çıkacaktı...

İlk gençlik yıllarımda zevkle ve heyacanla okuduğum ilk üçlü kırsal romanı için değerli düşün insanımız, Cemil Meriç şu yorumu yapıyor:

''Kemal Tahir’in, bir üçleme oluşturan ve Çorum çevresinde geçer , ''Yediçınar Yaylası”, “Köyün Kamburu” ve “Büyük Mal” adlı romanları; Tanzimat’ın ilanından Atatürk’ün ölümüne kadar geçen dönemde, üç ayrı nesil çevresinde, toplumdaki sosyal gelişmelere uygun olarak değişen mülkiyet ilişkilerinin, toprak ağalığı düzeni ve eşkıyalık hareketlerinin gerçek yüzünü anlatır.
Kemal Tahir’e özgü yaratıcılık ve dehayla dolu bu romanlarda, dahiyane bir biçimde üsluplaştırılmış
Çorum ağzıyla, geleneksel halk hikayeleri ve meddah anlatımından yararlanılarak, Tanpınar’ı n deyimiyle, büyük bir dil makinesi üretildiği görülür. Bir neslin yüz akıdır Kemal Tahir. Türk düşüncesine ufuklar açmıştır. Türk romanının en yiğit, engüçlü, en büyük temsilcisidir. Belki de çağdaş romanın demeliydim…''


Kemal Tahir yaşadığı o dönemde yalnız kalemiyle geçinen ve kullandığı soyadına uygun bir şekilde davranan, yani tahir kalmayı başarmış, yüreğini ve beynini satmadan, canlı ve değişken sürgit elde tutulmayan gerçeğin ve de ''yerli gerçeğin'' peşinde olan bir ülke aydını ve ''24 saat roman düşünüp, roman yazan'' bir romancısıydı!...

Onun romanlarını okumadan, özümsemeden, bu dünyadan gitmek, bu topraklarda yaşayan okurların, ülke aydınlarının kendilerine yapacakları en büyük haksızlıklardan biri olsa gerek!...

Ve kendisine, 100. doğum yılında, bana en azından, ''Devlete sahip çıkmakla, devleti oluşturanlara sahip çıkmak'' arasındaki, o önemli farkı öğretebildiği için, teşekkür etmek isterim...

13.mart.2010 / Tarabya,

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

...meşru olamaycağı savına dayanır. 'Esir Şehir Üçlemesi'ninin ilk iki cildi, esir şehrin insanları ve esir şehrin mahpusu, Anadolu'daki ulusal mücadeleye İstanbul dan bir bakıştır. "Yol ayrımı" ise, utkuyla sonuçlanan mücadeleden sonraki siyasi dalgalanmaları ele alır! Tahir'in tüm bu eserlerinde mükemmel bir dil ve kurgu sihirbazlığı yaptığını belirtmeye sanırım gerek yoktur. Bu değerli yazınız ve onu doğum yıldönümünde -kendi anılarınızla da sarıp sarmalayarak- kadirşinaz anımsa(t)manız için teşekkürler, dostça sevgi ver selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 15.03.2010 12:38
Cevap :
''Kurtlukta düşeni yemek, kanundur!...'' Bir kulağı Anadolu'da olan Enver Paşa, eski itibarını kullanarak Türkistan'da ilk aşamada kazandığı prestiji, eski ''Buhara Emiri''ni stratejik bir hatayla destekleyip, gene yaşamının en büyük hatalarından birini yaparken, Atatürk 'de, ''İzmir Suikasti'' vesilesiyle, çok zeki ve kurnaz , hitabet ve örgütleme yeteneği yüksek ''Kara Kemal'' başta olmak üzere, yeni yapılanmada görmek istemediği, ''bir kısım'' İttihatçı kadroları tasfiyeye yönelmişti!... Kemal Tahir, bu ü lkede ''tezli tarih romanı'' öncüsü olarak, söylenmesi zor şeyleri söyleyebilmiş bir aydın ve yazar ve de Marx'ı iyi anlamış, gerçek Türk entellektüellerinden biriydi... Toprağı nurla dolsun... Dostça selamlarımla.  15.03.2010 17:13
 

tarihsel roman ve cumhuriyet donemi oncesi [Osmanli] ve sonrasi [TC] denilince akla gelen, gözlemci-arastirmaci, Türk sol dusuncesine özgün ve yerinde katkılar yapmaya çalışan efsene ismi bu güzel satırlarınızda ne de güzel dirilmiş yeniden. Türkiye'de romancının biraz da sosyolog olması gerektigini sözel olarak ifade etmesinin yanında, yapıtlarında da bu görüsü yansıtmıştır. Gözden kaçırılsa da önemli bir K.Marx yorumcusu olmasıdır. Asya Tipi Üretim Tarzı (ATÜT) görüşünden hareketle "Devlet Ana" romanında Osmanlı devletinin kuruluşunu anlatıyormus gibi görünüp, evrensel doğu-batı sorununa cok ince göndermeler yapmıştır. 'Yorgun Savaşci'da cumhuriyeti kuran kadronun eski ittihatçılar olduğunu vurgularken, onların hatalarını da gözler önüne sermiştir. 'Kurt Kanunu' ise, ittihatçıların cumhuriyetin ilanından sonraki dönemde içine düştükleri bunalımı ve cumhuriyetin artık onlara ihtiyacı olmadığını anlatan romanıdır. 'Rahmet yolları kesti"de eşkıyalığın ne olursa olsun (bkz: ince memed)..

Ersin Kabaoglu 
 15.03.2010 12:32
Cevap :
Ana yorum, Doğu'ya da uğrayıp ve sanırım Erzurum üzerinden geleceği için, ben çok daha fazla gecikmeden, ilk bölümde teşekkür etmek istedim...Teşekkürlerimle!... Dostça selamlarımla.  15.03.2010 23:03
 

Kemal Tahirin romancılığının üzerine söyleyecek bir söz yoktur herhalde. Savunduğu fikirleri, belki bazı kesimlerce sorgulanabilir. Sonuçta doğrulara giden bir çok yol vardır..üstelik doğru bir tanede değildir..herkesin kendi doğrusu vardır..herkes kendi gittiği doğrusunu tek doğru sansa bile..ince mehmet devlete başkaldırıp kahraman olsa bile sonuçta bir eşkiyadır..devlet ana nın yeri başkadır...Türkiye batılılaşamaz ama doğululaşamazdıda..fikrimce hedef batılılaşmadan uygarlaşmaktı...yanlış anlayanlar ,hedef saptıranlar olabilir bu onları bağlar, hedefi ortaya koyana değil..aydın olunmadan aydın olunamayacağı açık ama nasıl? etrafta aydınım diye gezenlere bakınca aydın kim dir belli mi ki...selamlar..saygılar..

Meltem Şahin 
 15.03.2010 0:20
Cevap :
Bizden de saygı ve sevgi... Teşekkürlerimle. Dostça selamlarımla.  15.03.2010 14:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 392
Toplam yorum
: 729
Toplam mesaj
: 164
Ort. okunma sayısı
: 4307
Kayıt tarihi
: 12.03.07
 
 

İstanbul doğumluyum. Sağlıklı beslenme, yüzme, doğada yürüyüş ve çevre özel ilgi alanlarım. Şiiri ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster