Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Kasım '09

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
747
 

Kemalistlerle antlaşmaya varılamaz. Çünkü onlar...

Kemalistlerle antlaşmaya varılamaz. Çünkü onlar...
 

Özgürlük ve bağımsızlık ateşi ile yanıp tutuşan bir avuç Türkün hayali gerçek olmuştu. Böylesine imkânsız hayali ancak onurlu ve namuslu vatanseverler görebilirdi.

Onlar ;

"Hayal etmişler ve başarmışlardı.."

Ulusal Kurtuluş Savaşının en kısa ve net özeti sanırım budur...

...

Ancak meydanlarda kazanılan bu amansız savaşların sonucunda diplomasi alanında aşılması gereken bir engel daha vardı.

Lozan...

Lord Curzon, Lozan görüşmelerine başlarken kendinden emin ve oldukça rahattı. Osmanlının yıllardır süren teslimiyetçi anlayışından yüz bulmuş, kibirli bir görüntü arz ediyordu.

Ancak Lozan'a gelen Türkler, Sevr'i imzalayan Osmanlılara hiç benzemiyorlardı. Çetin ceviz çıkmışlardı. Hiç alttan alır yanları yoktu. Lord Curzon'unun her hamlesine ustaca yanıt vermişler, dik ve onurlu bir duruş sergilemişlerdi.

Ve orada Lord Curzon'un İsmet İnönü'ye söyledikleri ;

"Bir neticeye varacağız ama biz memnun ayrılmayacağız. Hiçbir işte bizi memnun etmiyorsunuz. Hiçbir dediğimizi, makul olduğuna, haklı olduğuna bakmaksızın kabul etmiyorsunuz. En nihayet şu kanaata vadık ki ne redderseniz hepsini cebimize atıyoruz. Memleketiniz haraptır. İmar etmeyecek misiniz? Bunun için paraya ihtiyacınız olacaktır. Parayı nereden bulacaksınız? Para bugün dünyada bir bende, bir de yanımdakinde. Unutmayın ne reddederseniz hepsi cebimdedir. Nereden para bulacaksınız? Fransızlardan mı? Para kimsede yok. Ancak biz verebiliriz. Memnun olmazsak kimden para alacaksınız? İhtiyaç sebebiyle yarın para istemek için karşımıza gelip diz çöktüğünüz zaman bugün reddettiklerinizi cebimizden birer birer çıkarıp size göstereceğiz"

İşte ta 1920'li yıllardan günümüze kadar gelen ancak hiç değişmeyen emperyalist anlayış...

Yıllar geçer, aktörler değişir, söylemlerinde azıcık bir esneme asla ve kat'a mümkün olamaz. Anlayış kesinlikle değişmez, değişemez...

...

Bağımsızlığımızı bize altın tepsi içinde sunmadılar. Biz aldık... Deyim yerindeyse " söke, söke..."

Önce "sathı müdafaa" nın tüm mevzilerinde sonra Lozan'da masada zafere ulaştık.

Çok kayıp verdik, çok hırpalandık, "hariçten ve dahilden" çok darbe aldık.

"İngilizlere meydan okuyoruz. Bu en büyük küfürdür."

diyen Divitli Eşref Hocaları,

<ı>"Avrupa ile başa çıkmayı yüzyıllardan beri Asya'nın hangi hangi kavmi başardı ki biz başarabilelim?"

diyen Ali Kemalleri gördük. (Ne hazindir ki görmeye devam ediyoruz..)

Ancak yılmadık ve kazandık.

Bizler, özgürlüğün ve tam bağımsızlığın ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz ve bildiklerimizi bizden sonrakilere aşk ile şevk ile anlatmaya devam edeceğiz.

...

İşgal yıllarında İngiltere'nin istanbul Yüksek Komiseri olan Sir Horace Rumbold'un Dışişleri Bakanı Lord Curzon'a söyledikleri ile noktalayalım;

"Kemalistlerle anlaşmaya varılamaz. Çünkü Anadolu'nun tam bağımsızlığını istiyorlar."

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Tekbaşına bu blogunuzu önerilerime aldım ve yorum yapmıştım ama görülüyor ki yorumum hala size ulaşmamış. Tekrar yazıyorum bundan dolayı. Teslim olmayanlar ölmez! Saygılarımla

Gök Tengri 
 23.11.2009 11:37
Cevap :
Merhaba
Yazılarıma gelen yorumların bir bölümünün "kurban" olduğunun farkındayım. Diğer dostlardan da benzeri serzenişler geliyor. Sağlık olsun !
Duyarlılığınıza teşekkür ediyorum...  23.11.2009 17:07
 

Bu pazar gününün durağanlığında uzun zamandır ihmal ettiğim dostlarımın yazılarını okumak istedim. Nasılsa kendim yazamıyordum ama bari okuyup bir kaç kelime de olsa yorum yazayım istedim. Sanırım bizim sıkıntımız yaşanılan tarihden ders almamak. Belki tarihde bu kadar devlet kurup her seferinde de yıkılmasına neden olmayı yalnızca biz başarabiliriz sanıyorum. Ben sizin kadar umutlu değilim. Belki ben fazla umutsuzum. Gençliğe hitabede berlitilen iktidarları yaratan da bu halk maalesef. Saygılar dostum.

Ali İhsan UĞUZ 
 22.11.2009 11:33
Cevap :
Değerli arkadaşım
Önceki mesajında paylaştıklarını anlayabiliyorum. Ancak gene de senin gibi işleyen bir kalemin durmaması gerek diye düşünüyorum.
Yorumun hakkında ise UMUT diyorum. Sadece UMUT...
Yeni yazılarında buluşmak üzere. Sağlıcaka kal...  22.11.2009 13:22
 

Parolamiz bellidir: GELDIKLERI GIBI GIDERLER! Satilmisin pazarligi olmaz. Satilmis, satilmistir. Daha neyin anlasmasi? Satilmamis olanin diyecegi tek sey "ANCA GIDERSIN"dir. Az daha sabir. Geliyoruz o noktaya. Sevgiyle.

pirmete 
 21.11.2009 17:42
Cevap :
Her şey ama her şey çok net ve açık. Bakmakla görmek arasındaki farkı algıladığımız an
Duracak zaman
Saygıyla...  21.11.2009 18:48
 

Esaretin anlaşması mı olurmuş? Özgürlüğün bağımsızlığın bir bedeli mi olurmuş? Lord kardeşimize şunu söylüyoruz:'' Bizde saadet cüzdana sığmaz, aşk dediğin parayla olmaz, öğretemedim yar! Al aşkını sok gözüne gözüne, görüşmeyelim güzelim, üstüme gelme Kemalistim, istemeden üzerim:-))) Kendi kendime glüp durdum şimdi.... Gönülden bin selam. Yorum eki: Cesurun kemiğiyle ilgili yazına bir yorum daha yaptıydım ama kesiği yemiş anlaşılan:-) Görüşmek umuduyla... Selamlar...

yeşilsoğan 
 21.11.2009 16:00
Cevap :
:-)
Esaretin anlaşmasına imza atmaya can atan o kadar çok ki...
Yorum olayına gelince senin dün 16.00'da gönderdiğin bu yorum anca ulaştı bana. Bu aralar gecikmeler kronik hale gelmeye başladı. Yazdıklarımın onayı, yorumlarım, yorumlara ve mesajlara verdiğim yanıtlar gecikmeli. Hayırlara vesile olsun:-)
Selamlarımla...  22.11.2009 18:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 262
Toplam yorum
: 1320
Toplam mesaj
: 253
Ort. okunma sayısı
: 1552
Kayıt tarihi
: 27.09.07
 
 

Anadolu'nun doğusunda sonradan ismi değiştirilen köylerden birinde zemheri zamanına denk gelen bi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster