Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mayıs '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
658
 

Kemalizm yetmez…

Kemalizm yetmez…
 

Aslında…” dedi, “yanlış düşünüyorsun.” 

Bu gericilere karşı mücadele ederken Atatürk bayrağı altında toplanmalıyız. Adamlar hem ülkeyi karanlığa sürüklüyor, hem de bir yandan elde avuçta olanı da satıyor.” 

Tam da bu yüzden Kemalizm bayrağında toplanmalı, bir cephe oluşturmalıyız. Sense habire araya sosyalizmi sokuşturuyorsun.” 

… 

Kemalizmi farklı yorumluyoruz” dedim. Daha sözümü tamamlayamadan, “Her şeyin bir zamanı var, şu ülkede sosyalizm olmayacağını sen de biliyorsun, ben de; yaptığın konuyu saptırmak, suyu bulandırmak” diye kestirip attı. 

… 

Sana birkaç soru sorabilir miyim?” dedim kızgın arkadaşıma, kabul etti. 

İşinden memnun musun?” dedim. 

Kim memnun ki?” dedi. 

Maaşın ne kadar?” dedim, asgari ücretin birkaç kuruş üstü bir rakam söyledi. 

Haftada kaç gün, kaç saat çalışıyorsun?” dedim. 

Pazar hariç her gün çalışıyorum. Günlük on bir saat gibi de bir mesaim var” dedi. 

Sigortan var mı?” diye sordum. 

Var tabi ama asgari ücret üzerinden” dedi. 

Normal mi bu?” dedim. 

Sen iş hayatını ne sanıyorsun?” diye çıkıştı. 

En son ne zaman izin kullandın?” dedim. 

İki yıl önce” dedi. 

Ya kullanmadığın izinler?” dedim. 

Gülümsemekle yetindi. 

Yani” dedim, “sen, üniversiteler okumuş, yabancı diller öğrenmiş, özgeçmişini sertifikalarla donatmış sen; sevmediğin bir işte, üç kuruş maaşla, haftada neredeyse yetmiş saat çalışıyor, sigortan eksik yatırılıyor bir de bunların üstüne yıllık izin haklarını bile kullanamıyor, kullanmadığın bu izinlerin ücretini de alamıyor musun?” 

Sen” dedi, “cidden kara cahilsin, özel sektörü ne zannediyorsun, ben bunlara itiraz etsem, adama dert mi, beni kovar anında yerime başkasını buluverir” 

Peki” dedim, “laikliğe dönük tehditler ortadan kalkınca, AKP devlet varlıklarını satmayı bırakınca senin bu halin düzelecek mi?” 

Ne ilgisi var?” dedi. 

Ben de bir kez daha soruyla cevapladım arkadaşımı: 

Kemalizme dayandırdığın tezlerle şu durumunu iyileştirmek için neler önerebilirsin?” 

… 

… 

Birkaç saniyelik sessizliğinden faydalanıp sözü aldım yeniden: 

Kemalizmi topyekûn bir ideoloji, kapitalizm veya sosyalizme bir alternatif olarak sunuyorsan o halde ben tam anlamıyla bir Kemalist değilim. Çünkü Kemalizm aklı, bilimi, aydınlanmayı öne çıkarmasının, ekonomide kapitalizmin pek de hoşuna gitmeyecek şekilde devletçilik modelini savunmasının yanında, emek kesimine o kesimin ihtiyacı olduğu şekilde seslenmiyor. Bunun yanında o beğenmediğin sosyalizm hem aydınlanmaya sahip çıkıyor, hem emekçinin sorunlarını birinci dereceden sahipleniyor.” 

Yani bir insanın kendisini sosyalist olarak tanımlayıp da Kemalist olmaması benim için bir sorun değildir. Ama sosyalizme yönelmemiş, sosyalist referanslardan uzak duran bir Kemalizm benim için eksiktir.” 

O halde ne diye Kemalistim diyorsun, sadece sosyalistim desene” diye araya girdi yine sabırsız arkadaşım. 

Ben” dedim, “Bu topraklarda doğup büyümüş bir yurttaş olarak Kemalizmi, emperyalizm karşısında başarıya ulaşmış ilk kurtuluş hareketi; yobazlığın, cehaletin karşısında en büyük mücadeleyi vermiş bir Aydınlanma devrimi olarak elbette sahipleniyorum. Devletçiliği ve diğer beş ilkeyi elbette olumlu buluyorum. Bu devrimleri gerçekleştirmiş olan Atatürk ile de gurur duyuyorum. Sosyalist olmam tüm bunları sahiplenmeme engel mi?” 

Daha önce yazdım bilmiyorum okudun mu ama nasıl ki yobazlığa, dogmatizme, gericiliğe karşı savaşmak gerektiğini düşünüyorsam, tüm bunları söylerken asıl düşmanın kapitalizm olduğunu da göz ardı etmiyorum.” 

Yani örneğin bilimden uzaklaşan eğitim, kapanmaya zorlanan genç kız, dini referanslara dayandırılan siyaset sorunlarını görürken; pazar mesaisinde vinç altında can veren emekçi, gerekli önlemler alınmadığı için üç kuruş uğruna madenlerde ölen işçi, patronu daha çok kazansın diye insanüstü sürelerde, insanlık dışı maaşlarla çalıştırılan üniversite mezunlarını da görüyorum.” 

Bu yüzden Kemalizmi bir aydınlanma devrimi olarak sahipleniyor ama kapitalizm karşısında bir alternatif ideoloji olmadığının altını çiziyorum. O alternatif ideoloji ise elbette sosyalizm. Gerçekten halkçı olduğu iddiasındaki tüm Kemalistlerin de bu gerçeği görmesi gerektiğinin tekrar tekrar yazıyorum.” 

… 

Hem” dedim, “Kaba bir milliyetçiliği, devlet kapitalizmini ve laikliği paketleyip ortalıkta en büyük Atatürkçüler olarak dolaşan adamlar dururken, benimle niye uğraşıyorsun ki sen?!” 

… 

Sustuk.. 

Çaylarımızdan birer yudum aldık… 

Ve seçim sonrası Türkiye’nin halini konuşmaya başladık bu kez… 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sosyalizm aslında full devletçilik.Son dönemde çaptan düşüşü sosyalist devletlerin başarılı olamaması,mutluluk verememesi yanında, kapitalizmin de sosyalizmden etkilenip kendini ekonomik ve sosyal reformlarla bir ölçüde düzeltmesi dolayısıyla. Atatürk'ün sistemi kapitalizmin vahşi olmaması, devletçilik yanında bir seçenekle iki sistemin bağdaştırılması gibi görünüyor. Karma ekonomik sistem bu. Ama sermaye güçlendikçe karlı devlet kurumlarını özelleştirme ile alma iştahında. Denge bozulunca halkı köleleştirme eğilimleri artıyor. Her hali karda emekçi kesimin örgütlü ve güçlü halini koruması tek dayanağı gibi görünüyor.Sosyalizm çok daha insani ama insanın üretme ve yaratıcılık gücünü körelttiği gerçeği var. Birey çözümlemesini yapıp sistemlerine yansıtanmadılar. Yazınız beni de düşünmeye sevkettiğine göre başarılı. Selamlar.

Turbest 
 02.06.2011 15:42
 

1.Bence bir insan hem sosyalist hem kemalist olamaz. 2.Atatürk dönemi halklara verilen sözlerin tutulmadığı ve tek tip insan yaratma adına ulusalcı(milliyetçi) bir yaklaşımla insanların susturulduğu,hatta öldürüldüğü bir dönemdir.Yani 38 öncesi ile sonrası arasında pek fark yoktur. 3.İktisat kongreleri Atatürk'ün kapitalizme,şirketlere ve özel sektöre çok da uzak olmadığını(devletçilikle çelişir) göstermektedir. 4.Sağ yani kapitalist görüş para eden her şeyi kullanır, para eden şeyler de sosyalizmle yan yana durmaz, farkındaysanız Atatürk de sağ kesimin her partisinde artık kullanılmaktadır,burdan şunu da çıkarabiliriz,chp de yıllardır sağ partilerden çok da farklı bir siyaset gütmemektedir. .....

özgür ölmez 
 31.05.2011 16:32
 

11 Kasım 1938 günü itibariyle ortada Atatürk düşüncesinin yönettiği bir ülke bulunmamakta. İsmet İnönü ile Atatürk düşüncesi uygulamadan kalkmış ve garip bir şey olmuştur. Bu noktada CHP insanları Mustafa Kemal ve düşüncesinden uzaklaştırmak için ülkenin içerisine sokulmuş bir truva atı konumundadır. Sosyalizmden daha iyi bir şey varsa o da bu topraklar üzerindeki Atatürk uygulamalarıdır ve onun sanayi, tarım ve insana değer veren uygulamalarına hiç bir gerçek sosyalist de karşı durmamaktadır. Sevgiyle.

Barış 
 30.05.2011 16:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 74
Toplam yorum
: 139
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 1705
Kayıt tarihi
: 06.05.07
 
 

Zonguldak’ta doğdu. On altı yaşından beri çeşitli yerel, bölgesel ve ulusal gazete-dergilerde, ay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster