Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '06

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
2077
 

Kendi işin mi? Başkasının işi mi?

Kendi işin mi? Başkasının işi mi?
 

Yazılarımı takip edenler bilir. Ben bu aralar girişimci olmanın ve ticaret yapmanın sancılarını yaşıyorum. Bilişim sektöründen eski mesai arkadaşlarım gelir bana çoğu zaman öğle yemeklerine. Onların tabiriyle “Kendi iş yerimde, kendim için çalışıyorum. Ne kadar şanslıyım.” İmreniyorlarmış bana. Açıkça söylüyorlar. “Bir başkasının işi için, bir başkasının emri altında çalışmaktansa bir Cafe açalım…” diyorlar bana. Hayalleri buymuş. Cevabım belli. “Oturun oturduğunuz yerde.”

Artık profesyonel olan “beyaz yakalı” çalışanları ikiye ayırıyorum: Birincisi işten ayrılıp, bir Cafe açmayı hayal edenler. İkincisi de istifayı basıp bu hayali yerine getirenler. “Ben bu ikinci gruptayım. “Hiç de sandığınız kadar kolay, stressiz bir iş değil bu iş.” diyorum onlara ama “Tabii, senin tuzun kuru. Patron oldun, konuşuyorsun” dediklerini duyar gibiyim. Duyan duymayana söylesin: Hizmet sektörü başlı başına ayrı bir dünya ve çok önemli bir sorumluluk.

Elbette kendi işini yapmak keyifli… Sonuçta hakikaten karışanın, görüşenin, hesap soranın yok. Yapamadığın ya da eksik kalan veya sırf kapris olsun diye eleştirilen işlerin yüzünden uykusuz kalmıyorsun. Yeri geliyor yine uyumuyorsun mutlaka ama nedir fark? Bu sefer uykusuzluktan kan oturmuş gözlerinle sabaha karşı pencere kenarlarında yıldıza, aya danıştığın ana tema müşterilerinin eleştirileri üzerine. Uykun kaçıyor sonuçta yine. Hadi bakalım… Nerede o “Salla başı, al maaşı?”

Hem de olan biten ya da olup bitmeyen her şeyin sorumlusu bir tek sensin. Hata kimin olursa olsun, sonuçta o iş yerinden sen sorumlusun. Ne güzel. Bir süre elemanlarının annesi, babası modunda, sürekli onları düzeltmek ihtiyacını hissediyorsun. Uğraş dur. Bir şekilde rayına oturur düzen. Acemilik turlarını tamamladığında ise, “kim” “neyi” “ne kadar sorumlulukla taşıyacak” gibi konuları netliğe kavuşturup, sorumluluğunu personelinle paylaşabilirsin. Ama “tamamen duygusal” anlamda giren de, çıkan da yine senin kasana olduğuna göre... Say ki kendini sıyırdın… Bu içteki mücadelen, kendi işinin patronu olmanın kolay kısmı…

Bir de müşterilerinin perspektifi var. Kim demişse demiş... Nereden demişse demiş… “Onlar her zaman haklıdır.” Müşterinin haklı olmadığı durumlarda ise rahat olun. Nasıl olsa o artık müşteriniz değildir. Haklı olup olmadığını bilmek dahi istemez müşteri. Dolayısıyla memnuniyetsizlik yaratmış olan en ufak bir durumu dahi anlatma çabanız, müşteriniz tarafından garip bir tepki olarak, garip biçimlerde algılanabilir. Müşteri-işyeri mücadelesini bir başka yazımda “derin anı ve kazık bileşenlerim” paralelinde sizlerle paylaşacağım.

Şimdi durum ne merkezde? Kimse mükemmel değildir. Ayrıca ters gidecek her şey ters gidebilir. Bu durumda bir başkasının işi için, bir başkasının emri altında çalışırken problemler karşısında bir kaçış yolu her zaman ve mutlaka vardır. Canınız isterse eğer, kendiniz dışında bir sebep ve bir suçlu her zaman bulabilirsiniz. Düşünmesi bile içimi rahatlattı.

Dürüst olup hatayı kabul ettiğiniz takdirde boynunuzun borcu olan “ebedi telafi süreci”ne girmişsiniz demektir. Kıvırma ve “politika saftorika” konusunda gidin hemen bir iki yan masanızdakine danışın. Belki de koridorun sonundakine… Artık o kadarını bilemem. Bu şekilde bir başkasının işinde, işinize kendinizi kaptırıp, huzur içinde çalışabilirsiniz bile. Karar size kalmış.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hemen hemen aynı şeyleri yaşadım ve hala yaşıyorum.. Aynı zamanda bir restraunt sahibi olarak neler çekiyorum neler? Kolay gelsin

Duygur 
 14.01.2007 18:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 86
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 55
Ort. okunma sayısı
: 3098
Kayıt tarihi
: 09.10.06
 
 

Marmara İng. İşletme mezunuyum. Pazarlama bölümünde uzmanlaştım. Reklamcı olmak istiyordum. Olmad..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster