Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mayıs '16

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
148
 

Kendi kendinin patronu olmak

Şu yalan dünyada işte geldik bir şekilde gidiyoruz. Madem ki geldik o zaman yaşamakta olduğumuz güzelim cennet mekana hoş bir seda bırakarak gitmek çok vefakar bir meziyet  olacaktır.  Dünyanın içinde  türlü türlü değişik vakıalar  vuku bulurken, bu hal karşısında körebe oynamak veya bunları görmezlikten gelmek çok yadırganacak bir durumdur. Böylesine vahim tabloları ortadan kaldırma yollarından biri ve en önemlisi olan İnsan Mühendisliğini çok ama çok  iyi bilmek veya anlamak için çok uğraş vermek gerekir.  Eğer gerçekten de  bir insan tam manasıyla insan mühendisliğini öğrenme başarısı göstererirse, o zaman yaşamında karşılaşabileceği her türlü olumlu veya olumsuz konuların yüzde 80'inde sorun yaşamaz.
 
Burada özellikle  üzerinde durulması gereken en önemli noktalardan biri de insanın kendini, bedenini veya vücudunu çok iyi anlamalı ve  her zaman kendi kendinin doktoru olma yolunda çok  önemli adımlar atmalıdır. Şayet  bir insan öncelikle kendini anlamayı başardığı takdirde, o zaman hayat yolunda çok önemli mesafeler katetmiş olacaktır. Kendi kendine yetinmeyi bilen bir insan; hiç bir zaman kimseye muhtaç olmaz. Aslan gibi kendi işini kendi görerek, yaptığı veya kazandığı her güzel neticede çok büyük bir mutluluk duyacaktır. Hayat zaten öyle değilmidir. Yaptığın veya yapacağın her iş ve eylemden tad almak. Şüphesiz ki insan o tadı bir alabilirse daha başka ne isteyebilir ki ?
 
Hayatta ne olursa olsun her zaman kendi kendinin patronu olmaya çalışmalı, kimseye ama hiç kimseye muhtaç olmadan hür şekilde  mutlu ve huzurlu bir yaşam sürdürmelidir. Yaşamın tüm güzelliklerini görerek, hissederek, sağlıcakla  kalmaya gayret etmeli ve hayatın sunmuş olduğu her nimeti, her fırsatı, her şansı ve karşısına çıkan çok büyük avantajları çok ama çok iyi değerlendirmelidir. İnsanın ne olursa olsun etrafına şöyle bir dönüp bakması, onun ne kadar büyük bir velinimet deryası içinde yüzdüğünü görmesiyle sonuçlanacaktır. O nedenledir ki illa  gidip birilerin yanında iş bulup çalışmaya uğraşmaktansa, az olsun öz olsun diyerek kendi işinle uğraşmak ona zaman ayırmak ve onu maksimum seviyeye getirmek her zaman daha iyi olacaktır. Çünkü her zaman denir ya;  elin ekmeği kanla yuğrulmuştur diye. O sebepledir ki;  elin çiftliğinde veya işinde horoz olacağına, kendi çöplüğünde tavuk olmak daha nefis olacaktır. Gerçekten de günümüz toplumunda maalesef ki modern kölelik hasıl olmuş gittikçe de çok yaygın bir  vaziyet almaktadır. Peki neden modern kölelik diye bir soruyla karşılaşıldığında cevabı veya  izahı çok basittir. Örneğin; insan bir  iş yerinde veya şirkette çalışılıyorsa sabah 8:00 onun işe başlama saati ve  akşam 17:00 işin veya mesainin bitişidir. Tabii bazı yerlerde bu mesai saati kavramı biraz değişiklik gösterebilir. Ama ne olursa olsun sonuç fark etmez Sürekli çalıştığı yerin formatına uymalıdır.  O zaman ne olur; kendinden yani özgürlüğünden veya bir çok şeyden  ödün vermiş  olur. Çünkü istediğin yere istediğin zaman üstünden veya patronundan  izin almadan kendi özgür iradenle maalesef ki gitme ihtimalin % 0 dır. Özgürlüğünden veya kendinden ödün vermek istemiyorsan işte bu noktada yapılması gerekli olan hareket bellidir; kendi işini kurup kendi kendinin patronu olmak, insana her türlü özgürlüğü, dinamizmi ve daha bir çok maddi ve manevi mertebeyi ve değerleri kazandıracaktır. Bu noktada  insan; sadece ayağını yorganına göre uzatmayı çok iyi bilecek ve attığı adımların farkında olarak hayat yolunu tamamlamaya çalışacaktır.
 
Dünya üzerinde yaşayan bütün insanoğluna  gerçekten çok büyük imkan, selahiyet  ve bir sürü olanaklar sunulmuş, bu imkanların değerlendirilmesi de onların eline bırakılmıştır. Gerçekten de düşünen ve idrak eden her insan için bu nimetlerde  çok büyük ibretler vardır. Sonuçta hayat tecrübelerle sabit olduğundan, her olaydan, her bir sorundan çok önemli dersler çıkarmalıdır. Eğer insan tarihin tekrar tekrar  tekerrür etmesini istemiyorsa, geçmişini, gelenek, görenek ve anenelerini  çok iyi öğrenmelidir. Onlardan kendine çok önemli örnekler, dersler  almalı ve maalesef düşülmüş olan sıkıntılara bir daha kesinlikle ama kesinlikle düşülmemelidir.İşte bu hal içinde olan bir insan veya toplum her zaman her yönüyle çok ama çok başarılı bir seviyeye yükselir. Öyle güçlü bir hale gelir ki artık onların önünde hiç bir kimse  duramaz hale gelir.
 
İnsan hayatının kadrini, kıymetini her zaman çok iyi bilmeli ve kesinlikle kendi kendinin patronu olma yolunda hiç vakit kaybetmeden ne  yapması gerekiyorsa  son sürat harekete geçmelidir. Çünkü duracak zaman maalesef yok...
 
Haydi patron olmaya ve Dünyayı tamamen keşfetmeye…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 94
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1535
Kayıt tarihi
: 20.06.14
 
 

Üniversite, Kamu Yönetimi, Yerel Yönetimler, Çalışan, İyi bir kariyer sahibi olmak, Kitap okuma, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster