Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ağustos '08

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
683
 

Kendi neslimizi sömürüyoruz.

Kendi neslimizi sömürüyoruz.
 

özgür ve geniş bakış


Başkalarını sömüren refahını başkalarının refahını azaltarak sağlar. Bizde bu en ağır haksızlık ve ahlaksızlık olarak bilinirdi. Öyleki kul hakkı yendiği zaman bunu Allah bile affetmez denirdi.

Son yıllarda bizde çok sömürgen olduk. Ama kendi neslimizi, çocuklarımızı. Bunu yapabilmek için kurulan mekanizma gereği neslimizi sadece biz değil yabancılarla ortak bir şekilde sömürüyoruz.

Diğer sömürgenler ise başka milletleri sömürerek hem yaşadıkları dönemlerin, hemde gelecek nesillerinin refahını artırırlar.

Aslında biz ak akce kara gün içindir yaklaşımlı bir millet idik. Gelecek nesillerimizi kendimizden daha çok önemserdik. Birinci dünya savaşı ve kurtuluş savaşından sonra yürekleri yırtan yokluk içinde olmamıza rağmen tasarruflarımız la hem Osmanlıdan kalan borcu ödedik, hemde ülkede temel sanayi ve diğer yatırımları yaptık. Gelecek nesillerin refahı ve yükselmesi ön planda tutuldu. Şimdi ise ülke olarak gelecek nesillerimizi borclandırıp boğazımıza geçiriyoruz , çocuklarımızı sömürüyoruz ve bu sömürmeyi ancak yabancılarla ortaklaşa, iki elden katmerli yapıyoruz . Nasıl mı?

Kamu ve özel kesim olarak son yıllarda ülke olarak aşırı derecede borclanıyoruz. Bu borçlanmalar yeni ilave üretken kapasite yatırımlarına harcansa boğazımıza gecirmemiş olacaktık. Gelecek nesiller için üretim yapacaktı ve geliriyle hem borc hemde faizi ödenecekti. Bizde son yıllarda olan bu değil.

Gelecek nesiller için tasarruf şöyle dursun, onları borçlandırarak, o da yetmiyor hazır serveti yabancılara satarak bugünü güllük gülüstanlık gösterme, riyakar bir başarı ve refah aldatmacası sürdürüyoruz.

Dünyanın en yüksek reel faizi ile borclanıyor, bu sayede döviz kurunu zorla düşürüyor, ithalati ucuz hale getirip, ithal edip yerken bir elimizle aldığımız borcları öteki elimizle ithalat yoluyla geri yabancılara veriyoruz. Ödesin gelecek nesiller diyoruz. Bunu yaparken faizinide borcla ödediğimiz için sadece ana parayı değil faizinide ödesin gelecek nesiller diyoruz. Bunun bir başka tahripkar sonucu da yerli üretimi ucuz ithalata boğdurup yok etmek, işsizliği artırmak oluyor. Kullanılan başlıca mekanizma da yüksek faiz - düşük kur ve cari açık . Daha da kötüsü hakim olan tartışma ve yaklaşımlar bu cari açığı, finansmanını sürdürebilmenin yollarını, bir başka ifade ile nesillerimizi, çocuklarımızı yabancılarla birlikte sömürmeye devam edebilmenin yollarını tartişıyoruz.

Dr. Hamit Bozkurt

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Hamit Bey, ülkedeki uygulamalarda olan eksiklikleri ve yanlışlıkları tespit ederek bilgi ve deneyimimiz seviyesinde yol göstermek demokratik yönetimlerin gereğidir. Sonuçta; siyasilerin ve bürokratların olumlu ve olumsuz faaliyetleri bize yansımaktadır. Gençlerimizi nitelikli yetiştiremedik. Üniversitelerimiz maalesef henüz bilgi üretecek yapıda değil. Sanayicilerimiz montaj ötesine geçemediler. Nerede ise 300 yıldır, kaybettiğimiz tavukları başka kümeslerde aradık. Gençliğimiz geleceklerini ülkelerinde değil, yurtdışında arar haldedir. Bu ortamda; bir iktidarı veya bir dönemi suçlamak zannederim hakkaniyetle bağdaşmayacaktır. Çözüm; Eğer, "batılılaşacağız" deniyorsa, ülkede tüm saltanatlar yıkılmalıdır. Cumhuriyeti kurmuşuz, demokrasisi yok. Bakarsanız; Suriye'de cumhuriyet, İngiltere'de krallık var. Ancak gelişme ve demokrasi Krallıkla yönetilen İngiltere'de. Ülke yönetiminde; Savaşta ölen, vergiyi veren efendi değilse işte sonuç. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 12.08.2008 11:21
Cevap :
Muhterem Beyefendi, Yorumunuz için teşekkür ederim. Asıl olan iyi niyet, temiz yürek ve vijdan. Bunlar olunca insanlar doğrularda eninde sonunda birleşirler. Sizin yorumunuzun bütünü birden sizin iyi niyet, temiz yürek ve vijdanınızın aynası gibidir. Sizi tanıdığım için mutluyum. "Kaybettiğimiz tavukları başka kümeslerde aradık" benzetmeniz çok hoşuma gitti ancak ben bunu birde başka açıdan alıyorum. Tavukları niye kaybettik, ve hala niye kaybetmeye devam ediyoruz. İşte benim yazım bu noktada tavukları hiç olmaz ise şimdiden sonra kaybetmeyelim. Hatta kendi elimizle başkalarına vermeyelim. Kaybettikden sonra onları aramak ve bulmak zor, hatta imkansız. Birde ben diyorum ki biz kendi kümeslerimizi yapmadığımız için tavuklarımızı kendi kümeslerimizde arayamıyoruz. Mevcut kümeslerimizide özelleştirip, hatta içindeki tavuklarla özelleştirip, üstelikde yabancılara satıp parasınıda yiyip boğazımza geçiriyoruz. Saygılar ve sevgiler sunarım. Dr. Hamit Bozkurt  12.08.2008 16:22
 

Bu gidişle Dolar 1 YTL’nin bile altına inebilir. Çünkü ihracatçılarımız bu düşük kurlara ve üretim maliyetlerinin artmasına rağmen, her geçen ay bir önceki döneme göre ihracat rekorları kırmaya devam ettiklerine göre, demekki sıkıntı yok. Bu yüzden ihracatta sıkıntı var çığlıkları inandırıcı görünmüyor çünkü gerçekten sıkıntı olsaydı ihracat düşerdi veya aynı düzeyde kalırdı. Hükümette bundan ders alırdı. Zaten ihracatçıların çoğu aynı zamanda ithalatçı. Bu yüzden dolar düşmeye devam ederse sorun yok demektir çünkü üretim maliyetlerini ithalatla kısmen ucuza getiriyorlar. Ayrıca arttığı belirtilen cari açık ise sorun olmayacak gibi görünüyor çünkü gerçekten sorun olacağı düşünülseydi, hükümet çoktan çözüm bulma niyetini gösterirdi. Hükümet son zamanlarda sadece laf üretiyor. Hükümet bu cari açık olayını gerçekten sorun olarak görmediğine göre, kolayına gelen ve ülkeye geçici pembe bir dönem yaşatan yüksek faiz düşük kur politikasıyla devam edecek gibi görünüyor. Hükümetin hedefi dolar

Emine Danaci 
 09.08.2008 13:33
Cevap :
Emine Hanım, Önemli gösterge üretiğimizle tükettigimiz arasında ki farktır. Bu fark nedeniyle hazır serveti yabancılara satıp yemek, cocuklarımızın geleceğini şimdiden yemektir. üstelik o da yetmiyor dışarıdan borc alıp onuda yiyoruz ve bu miktarlar her yıl daha büyük oluyor. Yani Ülke olarak cocuklarımızın hakkını yiyoruz. Hani kul hakkıyemek en büyük günah ya, yinede bazıları için gelecek secimleri garanti etmek için sahte ve gecici bir cennet yaratmak, sorunları katlanarak büyümesi pahasına ötelemek işlerine geliyor. İşte bu nedenle Gencliğe hitabe de ;"... gavlet ve delalet hatta ...... içinde bulunabilirler.. " denilmişti. Muhtac olduğumuz kudret secim sandığındadır. Ancak bu konuları toplumun geniş kesimleri yeterince kavrayabilirse. Yorumunuz için teşekkürler. Saygılar, sevgier,.  09.08.2008 17:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 59
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1167
Kayıt tarihi
: 08.08.08
 
 

1950 yılında doğdum, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi 1974 mezunuyum. 1986 yılında Gazi Ün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster