Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Aralık '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
265
 

Kendi Pencerede, Kendince Mutlu Yıllar!

Kendi Pencerede, Kendince Mutlu Yıllar!
 

İnsanlar, elbette bizler genellikle en önemli servetimiz hayatımız ve zamanımızın değerini genellikle anlamayarak ömrümüzü heba ediyor ve sonra da giden zamanlara ah, vah ediyor ve büyük pişmanlıklar yaşayabiliyoruz. Sıradan insanları sıradan yapan belki de en büyük hataları ömürlerinin değerini doğru değerlendirememek oluyor.

Bir insan doğar, büyür ve çevresinden etkilenerek doğru olduğuna inandığı değerler yüklenmiş bir şekilde hayata başlar. Sorma veya sorgulama çoğu insanın kendi doğruları ile olur ve fasih daireler etrafında döner dolaşır ve en nihayetinde uzun bir hayal ve hayal kırıklıklarından sonra hayatının son deminde olduğunu anlar. Geriye baktığında kaybolan bir ömür ve hiç uğruna yaşanan kırgınlıklar, mücadeleler, yalanlar, hiç ve kesinlikle uğruna zaman kaybetmeye değmeyen şeyler uğruna yaşanan mücadeleler.

Ömrünü harcayan hemen herkes acaba diyorum geriye bakıp ders alıyor mudur? Başkalarının başına gelenlerden, kendi başına gelenlerden, ünlü insanların başına gelen; ünlü iken ve elinde güç varken yanında olanların güç elinden gidince terk edilip yok oluşa sürüklenen insanların hayatlarından ders alınabilir mi? Bu; kolay olmasa gerek ama basit insani duyguların tatmini adına yapılan ve adına strateji denilen uğruna çevrilen bin bir dolaba rağmen insanın menfaate bin bir türlü kılıflar uydurup da gerçekte ne istediğini asla anlayamaması kayıp hanesine yazılmayacaksa nereye yazılacak?

Düşüncelerin olgunlaşması zordur. Bu yüzden daha da kolayı bilenden dinlemektir. Birçok kişi kolaycılığa kaçma yolunu seçme gafletinde bulunduğu için hayatının uzunca bir dönemini üzerine geçirme ihtiyacı hissettiği grubun aklıyla düşünmeyi seçiyor. Bu sosyal ihtiyaç olmakla beraber; kapanan her grup kısa zaman sonra yönetilenlerin akıllarını kendi çıkarları için kullanan uyanıklar ortaya çıkarmıyor ve diğerlerini dışlamak, düşman olarak kabul etmek gibi bir kılıfa bürünüyor. Sanal tehditlerle korkutulan insanlar kendi dairelerinin dışındaki insanları ise kendileri için düşman, yok edilmesi gereken zararlılar olmasa bile asla güvenilmemesi gereken tehdit olarak algılaması sayesinde kimi zaman en yakın akrabasını bile düşman olarak algılayabiliyor. Hatalı algılamalar, kurulan sanal ittifaklar, kurulan sanal ittifaklar derken düşman, dost tanımı, gerçek veya yanlış tanımı da grup aklıyla grubu ustalıkla yanlış düşüncelere sevk edebiliyor.

Ömür ise geçiyor. Dünün doğruları bugün yanlış, dünün yanlışları bugün doğru hale geliyor.  Yeni yıllar insanlara, yeni dostlar, yeni düşmanlar, doğru veya yanlış başarılar, yeni hayal kırıklıkları getirecek olsa da doğal olarak kendi penceresinde kendi doğrusu başkasının yanlışına karşılık gelse de yeni yılda kendileri için bekliyor olacaklar.

İnsanlar kendi pencerelerinde, kendi kıyafetleri içinde, kendileri için doğruları sadece kendilerine istedikleri sürece neyin doğru olduğuna karar vermek son derece güç olsa da beterin beteri var. Yeni yıl mümkünse herkese, herkesin kendi kararıyla ve diğerlerinin zararına olmayan iyilikler getirsin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1649
Toplam yorum
: 267
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 182
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster