Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Şubat '18

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
163
 

Kendi Var Adı Yok

Kendi Var  Adı Yok
 

Yıllar geçti Duygu Asena Kadının Adı Yok dediğinden beri, cismi var, ismi yok pek çok kadının, 

Duygu Asena “Kadının adı yok!” adlı kitabını yazdığında olduğum yaşımda çocuklarım var şimdi, Fakat hala adsız kadınlar hatta erkekler yaşıyor aramızda, tek sermayesi gücü ve becerisi olan, en beceriklisi, en güçlüsü, en görgülüsü aranır  bu insanoğullarının, ortakdır adları, hepsi VASIFSIZDIR. Dünyanın yükünü taşıyan O’nlar, kimselerin elini atamayacağı taşların altına baş koyanlar O'nlar, çekilmez  cefalar  çekenler  O’nlar,  çalışır, çabalar, ağlarlar, gülerler  az da olsa   lakin adları yok!  O’nlar;  temizlikçi, güvenlikçi, gündelikçi, çaycı, çamaşırcı, yufkacı, dikişçi (şimdi kalmadıysa da eskiden vardı.), ütücü,  yardımcı daha uzayıp gider bu liste bunca iş, bunca emek verirler de, bakmadan geçilir yanlarından çoğunlukla, selam dahi verilmez,  adları bilinmez, sokakta görse tanınmaz yüzleri işini yaptıkları insanlar tarafından, halbuki, aynı kişi sadece kılık ve meslek değiştirip  başka  bir konumda görülse  kadın  da olsa erkek de  olsa hemen tanınır, acilen kendilerini de anımsamaları beklenir.  En son örnek; Gazeteci Yazar Tuluğhan Tekelioğlu’nun YAPABİLİRSİN  belgesel tanıtım röportajını okudum.

Hafta sonu Hürriyet Kitap ekinde, dokuz kadın ve zorlu mücadelelerinden söz ediliyordu.  Her birini içtenlikle tebrik ediyorum. Biri var ki; kitap yazıyor. Yazdığı karakterle empati kurabilmek ve gerçeği yansıtabilmek için tam ON GÜN  boyunca annesinin oturduğu apartman merdivenlerini siliyor. Yıllardır komşu olduğu insanlardan bir tanesinin  dahi kendisini  tanımadığını anlatıyordu.

Yine de sevinmesi lazım dedim kendi kendime, demek iyi temizliyormuş, aksi olsa kim bilir ne kadar azar işitirdi. İşini iyi yapanı alkışlayabilmek çok  zor,  eksik yapanlara ceza kesmek çok kolay bizde,

Ne acı bir insan için değil mi?  Yok sayılmak,  kadın olsa ne fark eder, erkek olsa ne fark eder. Öyleyse biz kadın mücadelesini falan  bırakıp, hayatın hastalıklı  yanlarını önce teşhis edip sonra Kadın- erkek  birlikte insanlık ayıplarımızı onarmaya çalışalım.  

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzel bir yazı Cemile hanımcığım.Olayı sadece kadın ekseninden çıkarıp,insan eksenine oturtmak ise, tam hümanist bir insana yakışacak nitelikte.Artık sadece kadın sorunumuz yok bizim,insan sorunumuz var.Bakış açınızı çok beğendim.Ellerinize ve yüreğinize sağlık.Sevgi,selam ve saygılar Cemile hanımcığım...

fisun gökduman kökcü 
 01.05.2018 21:49
Cevap :
Teşekkür ederim Fisun hanımcığım,geciken cevabım için özür dilerim.Biz kadınlar elele güçbirliği oluşturabilmek zorundayız,asıl huzura ise cinsiyet renk ırk ayrımı olmaksızın birlikte kavuşabiliriz,sevgilerimle selamlıyorum  03.05.2018 16:35
 

Çok güzel bir yazı; teşekkürler. Çok değil, 40 yıl öncesi daha da kötüydü. Kadın erkek kahvehanesinin önünden geçemezdi. Şimdi aynı yerde aynı kahvehanede tek tük de olsa kadının oturup çayını içtiğini görmüşlüğüm vardır. Erkeğin zihniyeti de biraz düzelmiş anlaşılan. Dediğiniz gibi sorun kadın sorunu çerçevesinden taşmaktadır; insanlık sorunudur. Kadın erkek birlikteliğiyle çözülebilir bir sorundur. Yasal altyapımız oldukça yeterlidir; artık gelenek görenek ve yaşam biçimlerindeki kusurlu yanlarımızı fark edip düzeltmek kalmıştır.

Muharrem Soyek 
 16.03.2018 8:40
Cevap :
Çok haklısınız ne kadın ne erkek,bir elin nesi iki elin sesi var. Beraber kabul etmedikçe sorunlar çözülmez teşekkür ediyorum zahmetinize saygılarımla  18.03.2018 11:06
 

Milliyet Blog da yazmaya başladığım günden bu yana takip ediyorum sizi, yazilarinizdan ve yorumlarinizdan bizim oraların güçlü otoriter kimseden çekinmeyen kadınlarına benziyorsunuz..Annem ve teyzelerime çok benzetiyorum..Aslen orta karadenizliyiz biz de, bizim oralarda Osmanlı kadını benzetmesi yaparlar sizler gibi kadinlar için...Yurdagül hanim için de ayni seyi düşünmüstüm..;))Hak verilmez alınır Cemile hanım, mücadele eden kadınların kendi de adı da, her zaman var olacaktir..Hangi çağda ve nerede yaşarsa yaşasın..Tarihe ve günümüze damga vurmuş nice kadinlar gibi;)) öpüyorum sizi kendinize çok iyi bakın.. ;)

Selda Çakmak 
 16.03.2018 8:02
Cevap :
Ne güzel böyle düşünmeniz Selda hanımcığım,aynı topraklardan besleniyoruz Anne ve teyzelerinize selamlar sevgiler gonderiyorum evet mücadelelerimiz güçlendiriyor bizleri Şükürler olsun o gücü verene sizi de keyifle takip ediyor çok seviyorum teşekkürler sevgiler  18.03.2018 10:59
 

Özellikle ülkemizin Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde kadın olmak... Hele oraların köyleri,mezralarındaki kadınlar... Bu çağda bile hala hayvan gibi alınıp satılıyor. Atatürk kadınlara seçme seçilme hakkı vererek ona verdiği değeri kanıtladı. Onun sayesinde ancak bu kadar "adımız" var olabildi. Rahmetli Duygu Asena gibi bir çok değerli yazar bu konuyu ele aldılar ama okuyan kaç kişi? Dünya emekçi kadınlar gününden önce yazdığınız yazınızı yeni gördüm.Bu vesile ile "GÜNÜNÜZ"ü kutlar, sevgi ve selamlarımı iletirim.

Nur Eşmeli 
 08.03.2018 19:43
Cevap :
Ah sevgili Nur hanımcığım, kendi izinleri olmadığından yazamıyorum, ailevi ya da geleneksel kabuller gereği, hem de oldukça varlıklı, eğitimli olduğu halde inanılmaz acılar yaşayan kadınların varlığını biliyor hiç bir şey yapamıyor olmanın acısını yaşıyorum. Teşekkür ediyorum selam sevgilerimle sizi de onurla yaşanacak tek bir kadının acı çekmediği günler özlemiyle kutluyorum.  14.03.2018 23:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 225
Toplam yorum
: 2917
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 335
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

Doğanın büyüsüne, emeğin kutsalına  hayran, Lise mezunu, düşmeden düşünebilme arzusuyla yaşam yol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster