Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ekim '17

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
273
 

Kendime Tavsiyeler

Kendime Tavsiyeler
 

Geçenlerde kendime bazı tavsiyelerde bulundum. Belki sizi ilgilendiren maddeler de olabilir diye paylaşıyorum.
 
- Suizandan uzak dur, söz taşıma, dedikodu yapma. Eğer bu üç şeye dikkat edersen, hem sen, hem de çevrendekiler mutlu olacak.
 
- Akşam yatağa yattığında, "Bugün kimsenin kalbini kırdım mı acaba?" diye düşün. Eğer kırmışsan, ertesi gün ilk iş olarak kırdığın o kalbi tamir etmeye çalış. Senin yüzünden kimse gününü ve gecesini kötü geçirmesin.
 
- Peyami Safa diyor ki; "Tecrübe yaşlanarak değil, yaşayarak kazanılır. Zaman sadece armutları olgunlaştırır." Öyleyse bir işi kaç yıldır yaptığını düşünüp övünme. Senin on beş yılda yapamadığını, iki yılda yapabilecek insanlar olabilir.
 
- Özgüvenin yüksek olması her zaman iyi bir şey değildir. O yüzden bazı konularda bırak özgüveninin yerlerde sürünsün. İyi olmadığını düşündüğün konularda biraz başın önünde olsun.
 
- Kartvizitinde yazan unvan bir üstünün kararıyla silinip gider. Emekli olduktan sonra insanlar emeklerini pek hatırlamaz. Ama ilim rütbesinin emekliliği yoktur.
 
- Sakın yerinin doldurulamayacağını düşünme! Dünyada anne babalığın dışındaki her pozisyon dolar. Hem de koltuk soğumadan...
 
- Bir insan en çok hangi yönünü ön plana çıkarmaya çalışıyorsa, muhtemelen en zayıf olduğu yönü odur derler. Zaaflarından ve zayıflıklarından utanma. Hep mükemmeli oynamak çok yorucudur. Ayrıca birçok psikolojik rahatsızlığın temelinde mükemmeliyetçilik yatar.
 
- Sana birisi bir şey anlatıyorken can kulağıyla dinle. Ekrana bakma, telefonunla oynama. İletişimle ilgili bin tane kitap okumaya gerek yok. İyi bir dinleyici olmayı başarabilirsen zaten birçok şeyi başarmışsın demektir.
 
- Çocukların büyürken yaşadığın her dakika, kredi kartlarında biriken ve harcamadığın için silinen bonus puanlarına benzer. Çocuklarınla daha çok vakit geçir. Gece yatmadan önce onlara kitap oku, masal anlat. Biliyorsun, masal dinlememiş çocuklar resimlerini cetvelle çizerler. Bu yüzden çocukların hayal güçlerinin en aç olduğu uyku öncesi dakikaları iyi değerlendir.
 
- Şampuanların hepsini at ve yeşil sabun kullanmaya başla. Eğer sabun kullanamıyorsan, kuaförün dediği gibi bebek şampuanı kullan. Çünkü içinde kimyasal bulunmayan tek şampuan bebek şampuanlarıymış.
 
- Az ye! Mideni az yemeye alıştırdığın dönemlerde kendini ne kadar iyi hissettiğini hatırla! Miden tıka basa doluyken hiçbir şey üretemiyorsun ve uykun geliyor.
 
- Mümkünse hava sıcaklığı 10 derecenin üzerine çıktığında AVM'lere uğrama. Çocukların jetonlu oyuncaklar olmadan da eğlenebileceğini bilsinler. Denize taş atsınlar, kozalak toplasınlar. Çamura bulanmayan çocukluk olmaz.
 
- Düzenli olarak yürüyüş yapanlara özenme sporunu bırak ve sen de yürümeye başla! Ama grup halinde yürüme. Çünkü yürüyüş yapmanın en güzel yanı, bir yandan kalori yakarken, bir yandan da düşünebilmektir.
 
- Ayakkabı alırken sakın ucuz olsun diye düşünme! Başka masraflardan kıs ama ayakkabın kaliteli olsun.
 
- Çok sevdiğin veya ihtiyacın olan bir şeyi birisine hediye et.
 
- Güzel bir şey gördüğün zaman panik içinde cep telefonunu çıkarıp fotoğraf veya video çekmeye çalışma. Kendin seyret ve keyfini çıkar.
 
- Hayat paylaştıkça güzeldir sloganını yanlış anlama! Burada paylaşılması gereken şey senin hayatın değil. Attığın her adımı birileriyle paylaşmaya çalışma. Yoksa öyle bir noktaya gelirsin ki, dünyanın en güzel yerinde, en çok istediğin şeyi yaparken bile, başkalarıyla paylaşma imkânın yoksa hiç zevk alamazsın.
 
- Elbise dolabındaki her şeyi çıkar. Kışlık giyeceklerden son 3-4 haftadır hiç giymediğin şeyleri ayıkla ve ihtiyacı olan birisine ver. Madem dört haftadır giymiyorsun, niçin dolabında duruyor?
 
- Evet, on parmak yazıyorsun ve çok ekonomik. Ama kâğıttan ve kalemden kopma. Haftada en az bir kere bir kurşunkalem al, ucunu güzelce aç. Boş bir kâğıt al ve yanına da çocukluğunun güzel kokan silgilerinden bir tane koy. Sonra otur bir şeyler yaz.
 
- Değer vermek-dua almaktan daha güzel bir alışveriş yoktur. O yüzden çevrendeki insanlara değer ver ve onlardan dua iste.
 
- Anne babanı düzenli olarak ziyaret et. Hayatta belki birçok pişmanlığın olacak. Ama hiçbir pişmanlık, anne babanı ihmal etmenin pişmanlığı kadar ağır olmaz.
 
- GSM operatörlerinin konuşma tarifelerini incelediğin kadar, kendi konuşma tarifeni de incele. Dünyadaki bütün konuşmalarına fatura geleceğini unutma. Faturasını ödeyebileceğin kadar konuş.
 
- Beyaz bir kâğıda düz bir çizgi çek. Çizginin başlangıç noktasına "Doğumum" bitiş noktasına da, "Ölümüm" yaz. Sonra doğumla ölüm arasındaki bu çizginin hangi noktasında olduğunu tahmin etmeye çalış ve oraya bir çizik daha at. Anlamsız gibi gözükse de, hayatın ne kadar kısa ve boş olduğunu, ölümün her an yanı başında olduğunu görebilmek için güzel bir aktivite.
 
- Namazı aradan çıkarılması gereken bir görev olarak görme. Hayatının merkezine yerleştir. Her namazdan sonra dua et. Başkalarına ettiğin dua senin ruhuna da şifadır.
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Diğer tavsiyelere girmeyeceğim ama şu "çevrendeki insanlara değer ver ve onlardan dua iste" öğüdünüzü pek yerinde bulmadım. Her insan kendi değerini kendi icraatlarıyla kendi belirler. Ben ruhu beş para etmez biriysem sizin bana lütfedip verdiğiniz değer beni değerli kılamaz ki. Sonra bana değer verdiniz diye benden dua beklemenizi de oldukça çıkarcı ve menfaatçi bir duruş olarak kabul ederim. Bence değersiz bir insana haksız olarak verilen değer gerçekten de değerli insanlara karşı yapılmış bir haksızlıktır. Bence yani... Selamlar

Matilla 
 30.10.2017 9:51
Cevap :
Hayatta öyle insanlar tanıdım ki, yanlarına gelen kim olursa olsun, mevkilerinden, maddi durumlarından veya yakınlık derecelerinden bağımsız olarak onlara değer veriyorlardı. Ama bunun yanında öyle insanlar da var ki, önce yanlarına gelen kişinin rütbesini, ekonomik durumunu veya ileride kendisine bir menfaat sağlayıp sağlamayacağını analiz edip, ona göre değer verip vermemeye karar veriyor. Demek istediğim şey, kim olursa olsun herkese sadece insan olduğu için değer vermekti. Bu arada insanlardan dua istemek çok geniş izahatlar gerektiren bir konu. O yüzden hiç girmiyorum. Teşekkürler.   30.10.2017 11:07
 

Bütün tavsiyeleri tek tek inceledim acaba acaba diye;) Hepsi birbirinden doğru ve yerinde tavsiyeler;) Bu arada "Çok sevdiğin ve ihtiyacın olan bir şeyi birisine hediye et" demişsiniz bunun nasıl bir duygu olabileceğini bilemedim;)) Elinize sağlık.. Selamlar..

Selda Çakmak 
 28.10.2017 14:56
Cevap :
Verdiğiniz hediye sizin için ne kadar kıymetliyse, kıymeti de o kadar çok olurmuş. O yüzden öyle yazdım. Genelde kullanamdığımız veya sevmediğimiz şeyleri hediye ederiz halbuki. Güzel yorumlarınız için teşekkürler.   28.10.2017 17:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 444
Kayıt tarihi
: 24.10.17
 
 

1976 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Salih Uyan ilk ve orta öğrenimini İstanbul'da tamamlamış, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster