Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
518
 

Kendime yeni bir ben lazım...

Kendime yeni bir ben lazım...
 

Takdir edersiniz ki; yoğun çalışma temposunda olan insanlar ya çok dalgın ya sinirli ya da biraz uçuk olurlar… Buna ailevi durumlar ( ki Allah’tan bu yönde şanslıyım), özel yaşam ve çevresel faktörlerin bir araya gelip ekstra bir sinir durumu yüklemesinden sonra tam seyirlik bir hal alırsın… Oh ne keyif ne keyif… Al eline ayçekirdeğini seyreyle...

Her insan bir olmaz ki canım… Kimi bu gibi durumlarda çevreye zarar verirken; kimi de kendine zarar vermeyi tercih eder. Zarar dediysek alıp eline jileti kendi üzerinde geometrik ve asimetrik şekiller çizmek suretiyle yaratılan bir zarar değil… Tamamen ruhsal durumu çemkirme ve püskürme yöntemiyle dışa vurmaktır.

Mesela yakın arkadaşlarımdan birinin bu özelliğini çok severim. Hani karşıdaki patronmuş, sevgiliymiş, aileden biriymiş umurunda olmaz… Damarına mı basıldı? Üzerine çok mu gelindi? Hemen kıyamet kopar… İçinde ne varsa açığa çıkar… Yani o sinir ve öfke halini karşıdakine kusmak suretiyle, hanımım rahatlatır kendini… Sonra da bir şey olmamış gibi takar çantasını koluna, giyer cicilerini bicilerini salına salına gezer tozar…

Hiçbir zaman böyle olmayı başaramadım. Aslında böyle olup olmak istemediğimden de emin değilim. Hani insanların doğumundan itibaren üzerine yapışan bir kişiliği vardır. Öz kalır ya da kalmaz… Hayat o hamur halindeki ruhunu farklı derslerle şekle sokar… Eeee hayat zorlu bir süreç… Kimi zaman yoğrulacaksın ( ki kemiklerinden tut, saç diplerine, ruhuna, hücrelerine, düşüncelerine ve saymakla bitmeyecek maddi ve manevi tüm özelliklerine kadar hissedeceksin bu yoğrulma durumunu) kimi zaman yoğuracaksın… Yani o şekle katkıda bulunacaksın…

Benim özümü çokça sinirli, duygusal, yerine göre çok ama çok uysal, çalışkan, çok konuşan ve işkolik eller yoğurmuş olmalı ki; bu özelliklerin hepsini taşıyorum. Ama çok ilginç bir durum vardır. Ailemdeki insanlar beni çok güleç ve uysal biri olarak bilirken, işyerimdeki insanlar suratsız ve sinirli olduğumdan şikayetlenirler. Eh hayat bu insan ger döneminde aynı kalamıyor ki… Yalnız iki özelliğin birada olması ilginç gelmiştir hep bana… Uysal ve sinirli olma durumu bir arada olur mu yahuuu?

Dayanma noktası vardır insanların. Daha doğrusu her canlının… Çevresel faktörlere karşı önce bir tepkisi ve bu tepkinin de bir sınırı vardır. Kendi adıma söylemek gerekirse sinirli olduğum kadar da sabırlıyımdır… Her şeyi içime atar, kendimi yer bitirir, ondan sonra patlarım. Ehh tahmin edileceği gibi bu patlama öyle küçük çapta değil, sağa solu döker vaziyette, hafif karşıdakini tırsmış bir halde bırakacak durumda olur. Bu hallerimi hiç sevmem. Hoş bu her şeyi içine atma durumunu da sevmem…

Özel yaşamı ne kadar iyi olursa olsun sorunlar yaşar insan. Hemen at içine… Ye bitir kendini… Saçlarında beyazlar oluşsun… Yüzündeki gülümsemeye hafif keder karışsın…

İş yaşamının stresi hiçbir yerde yok zaten… Hemen o saçma sapan diyalogların sıkıntısını at içine. Fazla mesailerde yüklediğin siniri de ekle üzerine… Migren ağrılarından kalan acıları da at… Çekinme çekinme ekle üstüne. Ne de olsa yerimiz bol. Tüm sıkıntıyı stresi alırız.

Dostlarla, arkadaşlarla olan ilişkileri de koyarsan üzerine tam olacak. Hani o oluşan kocaman dağa, bir taşta sen koymuşsun ne olur ki… Değil mi ama?

Hahhhh unutmadan birde piyangodan çıkar gibi gelen sıkıntı ve stresler vardır ki; sorma gitsin… At güzelim at… Onları da içine at… Her türlü sıkıntıya açıktır içimiz… Gelene git demeyiz… Biriktirir biriktirir dururuz…

Eee bu durumda ruh, akıl, düşünce ve beden savaştan çıkmış bir hal alıyor… Zor kardeşim bu zamanda yaşamak… Kendini yıpratmak beleş ya… O yüzden hiç acımadan, düşünmeden yıpratıyoruz kendimizi. Bu yüzden isteğimi belirledim… Sinirleri harap olmamış, çalışmaktan yorulmamış ve duygusal anlamda yıpranmamış durumunda olan bir ben... Kısacası kendime yeni bir ben lazım…

Fotoğraf : http://www.deviantart.com/print/2081358/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kendine yeni bir ben bulduysan formülünü bana da söyle olur mu? Arıyorum arıyorum yok bir türlü bulamıyorum yine kendimle cebelleşir halde buluyorum kendimi...Sevgilerimle.

Nezahat 
 20.11.2007 12:15
Cevap :
Hala aramaktayım Nezom :)) Ama bulursam o formülü ilk sana göndereceğim. Sevgilerimle...  20.11.2007 13:15
 

Bahsettiğin kadar büyük bir yerimiz yok aslında.Bugunlük yerim yok kabul edemicem detleri de,defet gitsin..İiçine atınca soluğu bir süre sonra psikologlarda alıyosun.Selamlr..

Maeglın Taralom 
 19.11.2007 16:55
Cevap :
Hımmm. Bu çözüm fena değil. Yer yok kardeşim :))) deyip yollamakta fena fikir değil hani :))) İçine at at nereye kadar. Valla psikolog yolu görünmeden yapayım ben bunu :))) Selamlar, sevgiler...  19.11.2007 20:03
 

İnsanın kendine açtığı yaralardır bunlar, göz göz kanatırsın kimselere belli etmeden, sızlamaya başlıyınca ağrılar volkan gibi püskürür insan içindekini işte o zaman tedavi eder kendini yaralarını sarmaya işte o zaman başlar...Sevgilerimle

Meyman 
 19.11.2007 15:44
Cevap :
İşte anlatmak istediğim şeylerden bir tanesi. Kapatmaya çalıştığın yaranın volkan gibi patlaması. Aslında patlaması da bir yönden iyi... O yaranın kötü yanı akıp gitmiş oluyor. Biraz acı oluyor ama geçiyor... İçinde büyümüyor, akıp gidiyor... Kendi yaramızı nasıl akıtıyorsak sarmakta bize düşer değil mi? Yazıma destek bu yorum için teşekkür ederim. Sevgilerimle...  19.11.2007 19:51
 

Başlığı okudum ama yine de en sonda okurken, hani "sinirleri harap olmamış..." diye başlayan cümlenizi, "bir sevgili aranıyor" yazıvereceksin sandım. Hayırdır inşşallah, ilkbahar da değil.:))) Ama izmir bir kaç gündür bahar gibi ya, çarptı anlaşılan havası beni...sevgiler, maviyle...

derinmavi.. 
 19.11.2007 11:42
Cevap :
Aman yok İzmir mavilim... Bana sevgili filan gerek değil :))) Sevgili, aşk meselelerini tümden çıkardım hayatımdan zaten :))) Bana şimdi şöyle dinlenmiş, sinirleri yatışmış, yorgunluğu bitmiş bir ben gerekiyor :))) Sevgilerimle...  19.11.2007 15:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 194
Toplam yorum
: 2196
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1477
Kayıt tarihi
: 04.08.06
 
 

1981 yılında aslında istenmiyor olsam da geç alınan karardan dolayı hayattayım:)) Haritacıyım ve işi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster