Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mayıs '07

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
634
 

Kendimi İhbar Ediyorum

Kendimi İhbar Ediyorum
 

Hiç lafı dolandırmadan söyleyeyim efendim. Bundan tam dört ay önce, 30/Ocak/2007 günü, bu sayfalarda "Gusta" başlıklı bir yazı* yazdım.


Milliyet Gazetesi Pazar ekinde yayınlanmaya başlayacak olan ve blog yazılarımızın daha çok okura ulaşmasına vesile olması beklenen uygulamanın sponsoru konumundaki, Efes Grubu markası "Gusta" birası hakkında düşünce ve tahminlerimi ele almıştım, bu yazımda.


Şu andaki satış rakamları, marka bilinirlikleri, pazar payları nedir, ne değildir bilmiyorum. Ürünün yeni piyasaya çıktığı günlerde yapmış olduğum tadım ve bu istikametteki yorumlarımda ne kadar haklılık payım var, tabi ki gördüklerim ve izlediklerim kadarıyla bilebiliyorum ama somut verilerle bu fotoğrafı çekebilme imkanına sahip değilim.


Milliyet Pazar'daki blog sayfasına "Gusta"nın sponsor olduğunu ilk öğrendiğimde, "gördün mü bak baltayı taşa vurmuşuz" falan demedim tabi. Ancak enteresan bir, merak motifli tebessüm de dudaklarıma yerleşmedi dersem vallahi yalan olur.

İşte bu yazımı bir kere daha sizlerin bilgilerine sunuyor ve yorumlarınızı bekliyorum. Şerefinize efendim...

<ı>



" Italyanca 'Gusto' kelimesinden esinlendiklerini zannettigim 'Gusta' isimli markasiyla, Efes Bira grubu ilk defa kendi ismini kullanmadan, pazara yepyeni bir ürün sundu. Gusto, lezzete önem vermek, rafine zevkleri olmak anlaminda kullanilan Latince-Italyanca kökenli bir kelime. Gusta ise su anda, Türkiye piyasasinin tek bugday birasi. Ilk demiyorum çünkü sayet hafizam ve bilgi dagarcigim beni yaniltmiyorsa Pera Pilsener grubu bir dönem bugday birasi üretmis ama yeterli müsteri kitlesini yakalayamadigi için bu isten vazgeçmisti.


Normalde arpa maltindan yapilan klasik bira tanimlamasinin disina çikarttigi en önemli özelligi, bugday maltinin kullanilmasindan kaynaklaniyor bu türün. Avrupa ve Amerika'da weissbier olarak biliniyor ve ciddi miktarda seveni, özel publari var.


Anadolu Efes grubu, kisa süre önce lansmanini yaparak Gusta'yi piyasaya sürdü. Ben de birçok lezzet yolcusu gibi kendi çapimda tadimimi yaptim geçenlerde. Önce birkaç kisa teknik bilgi: Bugday birasi, bugday maltindan üst fermantasyon yöntemi ile üretiliyor. Yani çok daha saglikli bir organik yapisi var. Üretim teknigi ve mayadan kaynaklanan berrak olmayan bir görüntüsü ve kivami mevcut. Sanki biraz daha zorlasalar boza gibi olacak diye düsünmeden edemiyor insan. Içeriginde; bugday maltinin yani sira yine arpa malti, akasya gami, serbetçiotu aromasi da bulunuyor. Gusta'nin alkol orani, Efes Pilsen'in diger tipik biralari gibi hacmen, yine yüzde bes.


Gusta'yi; sanki bir sarap degüstasyonundaymisim gibi, gövdesi genis ama agzi oldukça dar, özel tadim kadehimde tattim. Görüntüsü donuk ve bugulu idi. Köpük orani ise normal bir ale biradan farkli degil. Oldukça kivamli oldugunu anlamak için degüstatör falan olmaya gerek kalmayacak derecede hacimli bir bira.


Kokladigimda ise kepek ekmegi aromalari aldim. Biranin ferah ve fres içimini, tadini, lezzetini arayanlar için çok da dogru bir tercih olmayacagini düsünüyorum. Yogun ve aromatik tadi ile özel lezzet avcilarina hitap ederek, butik bir bira markasi olarak kalacagini öngörmekteyim. Geleneksel Türk damak tadi ile çok fazla ortak nokta yakalamasi zor gibime geliyor.


Tadimin akabinde, içkinin yaninda yemek üzere çok küçük haslamalik taze patateslerden yapmis oldugum ve eskilerin soba üzerinde pisirerek yakaladiklari lezzeti yakalamaya çalistigim çalismam ise vallahi çok daha fazla begeni ve itibar gördü gruptan.


Efendim, tek paragrafta onu da anlatayim. Küçük, haslamalik, taze patatesleri kabuklarini soymadan, iyice yikayip, kuruluyor, hafif nemli birakiyoruz. Üzerlerinden tuz gezdiriyoruz. Her evde bulunabilecegini tahmin ettigim, basit, ekmek isitma ya da kizartmalarda kullandigimiz tava-isiticiyi ocaga koyup atesin altini yakiyoruz. Yeterli isiya ulastiktan sonra, sobanin üzerine dizer gibi patateslerimizi diziyor ve üzerlerini kapatiyoruz. Yumusayip, pistiklerinde de aliyoruz. Kabuklu yemenizi tavsiye ederim. Tuz, kirmizi pul biber, kekik, nane, feslegenden bir karisim yapip; patateslerinizi bu uhrevi kokteyle batirarak damaklarinizla bulusturmanizi ise siddetle öneririm. "



http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=23752

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu katkınızdan dolayı teşekkür ederim. Ama para parayı çeker misali, gazetede çıkacak yazılar yine parası pulu olanın bolca gezip tadını çıkaranlara doğal olarak akacaktır...

Ruksan İLDAN 
 02.06.2007 13:41
Cevap :
Ne diyebilirim ki Ruksan Hanım size? Ancak bu tip küçük mutluluklar için illa ki cebi şişkin olmak da gerekmiyor. İstemek ve zevk almayı bilmek bazı durumlarda yeterli olabiliyor hayata değer vermek ve nimetlerinden yararlanabilmek adına. Sevgi ve saygılarımla.  03.06.2007 0:30
 

Sevgili Ahmet Sevinç “Gusto” ile ilgili yazdığınız yazıyı okumuş, fakat nereden aklımda kaldığını unutmuştum. Anımsattığınız için teşekkürler. Ayrıca Anadolu Grubunun Blog sayfalarına sponsor olmasına, ayrıca sevindim. Bilirim biraz o grubu boşa kürek çekmezler.

Ali Gülcü 
 26.05.2007 13:40
Cevap :
Doğrudur Ali Bey, aynı kanaatteyim. Hoşçakalınız.  26.05.2007 23:53
 

Merhaba, Son satırda verdiğiniz link ile * arasında boşluk olmadığı için bunu otomatik link olarak algılamıyor. Bildiginiz gibi Milliyet Blog sayfaları Intertet Explorer ile seçme ve kopyalamaya izin vermiyor. Böyle olunca adresi elle yazmaktan başka çere kalmıyor. (Firefox bu kısıtlamayı tanımıyor) Hoşçakalin.

Aydın Tiryaki 
 26.05.2007 10:09
Cevap :
Teşekkür ederim Aydın Bey. Sevgi ve saygılarımla.  26.05.2007 23:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 922
Toplam yorum
: 2451
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3628
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

İzmir'de yaşıyorum.    Çok uzun yıllar öncesinden başlayıp, hiç ara vermeden bugünlere kada..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster