Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Nisan '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
628
 

Kendimiz için yaşamalı, yoksa bir ömür heba olur

Öyle bir hale geldik ki artık kendimizden vazgeçtik, sürekli başkaları için yaşıyoruz, yaşamak zorunda kalıyoruz. Yaptığımız, söylediğimiz her işte; “acaba başkaları nasıl karşılar, başkaları ne söyler” diyerek hep bir ikilem arasında kalıyoruz.

Yaptıklarımızdan ve söylediklerimizden dolayı, hep başaklarına hesap veriyoruz, sorgulanıyoruz. Bir türlü özümüze dönüp,  kendimize de hesap vereceğimizi bir türlü düşünemiyoruz. İnsan, sürekli kendisini aşmalı, aşabilmeli, aşmak için büyük bir çaba ve gayret göstermelidir.

Sürekli başkalarının durumlarını kendimize bir çıta olarak, bir hedef olarak göreceğimize, kendimizin uyabileceği bir çıtası ve skalası bulmalıyız. İnsan, hep yerinde saymamalı, hep daha ileriye gitmenin, gidebilmenin hesabını yapmalıdır, vardığı noktadan daha ileriye, daha yükseğe çıkmalıdır. Daha yükseklere doğru sıçrama yaparken, bazı toplumsal iç dinamikleri de göz ardı etmemek gerekir. Çünkü insan kişisel olarak uyması gereken birçok önemli toplumsal kural ve kaideleri, görev ve sorumluluklar vardır. Kendimiz için hedeflediğimiz menzillere ulaşmada, bir takım sıkıntılarla, zorluklarla karşılaşılması gayet doğaldır.

Toplumun bazı sosyal değerleri göz ardı edildiğinde, kişi yalnızlaşmaya ve tükenmeye, erimeye başladığını, tarihi yaşanmışlıklardan öğrenebiliyoruz. Bu nedenle, “kendimiz için yaşayalım” derken, başkalarına da haksızlık etmemek, varlıklarını göz ardı etmemek, önemli olan bir düşünce şeklidir.

Karşılaşılan her zorluk bir olgunlaşma, her mücadele daha yükseklere tırmanma; her pes ediş bir sonlanma, kaybedilen her mücadele, âdeta karanlık dehlizlerde yolunu bulamama, kaybolma ve tükenmedir.

Bazı insanlar, içinde mevcut durumları gereği, kararlarını almakta hiç zorlanmazlarken, bazıları yollarını bulamıyor, kendilerine yol gösterecek birilerine ihtiyaç duyuyorlar, İşte o anlarda başkaları için yaşama durumu ve bağımlılığı ortaya çıkmaktadır.

Etrafındaki sesleri dinleyerek, yaşamalarını görerek hayatlarına yön verenler; işler ters gittiğinde, umduklarını bulamadıklarında,  kendilerini mevcut durumlarından soyutlamak için; “ben yapmadım, bu kararı ben vermedim, bu fikri bana sen verdin” diyerek, sorumluluklarından kaçma yoluna başvuruyorlar. Bu yüzden, en güzeli hayatımızla ilgili verilen kararları kendimiz almalı ve bunun sorumluluğunu da biz taşımalıyız. Belki ailemizdeki, çevremizdeki, hayatımızdaki kişilerin fikirlerini sorarak, dikkate almalıyız; ama uygulama aşamasında yine kendi kararlarımızı uygulamalıyız.

Hayatımızı hangi sıralamaya göre yaşarsak yaşayalım, başkalarından ziyade kendimiz için yaşamamızgerektiğini unutmayalım. Biz kendimiz için yaşar ve mutlu olursak, sonra başkalarını mutlu eder, dolayısıyla toplumu mutlu edebiliriz.

Evet, kendimiz için yaşamalıyız; ama sorumluluklarımız varsa da sorumluluklarımızı yapalım diye de kendi hayatımızı bir kenara atmamalıyız. Kendi şansımızı biraz da kendimiz yarattığını unutmayalım. O yüzden hayata sımsıkı sarılmalı, her şeyden önce kendimiz için yaşamalıyız

Kendimize güvenmeli, her şeyden önce kendimiz, sonra başkaları için yaşamalıyız. Hayatla, hatta ölümle barışık olmalıyız. Unutmayalım ki hayatta nasıl yaşarsak, ancak o derecede başkalarını mutlu eder, dolayısıyla toplumu mutlu edebiliriz.

Hiçbir derdi kendimize dert etmemeliyiz. Bizleri bu dünyaya gönderinin derdi de hoş, kahrı da hoş. Kendimiz için yaşamalıyız, çünkü vücudumuza iyi bakmazsak, ahirette onun hesabını vereceğiz. Her halimizin, bizim için ya lehimizde ya da aleyhimizde şahitlik edeceğini unutmamak gerekir.

Bize bahşedilen ömrü, hep başkaları için yaşamakla geçiriyoruz. Belki de bunun farkında olmadan yapıyoruz. Kendimizi tanımalı ve kontrol etmeliyiz. Başkalarını da kendimiz gibi bilmeliyiz. Ne yaptığımızın farkında olalım. Kısa sürelerde belki farkına varamıyoruz, ama uzun süreçte nelerle karşı karşıya olduğumuzun farkına varırız, o zaman da iş işten geçmiş olur. Bir ömür heba olur gider.

Kerim BAYDAK

kbaydak61-artan@hotmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 985
Toplam yorum
: 126
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 212
Kayıt tarihi
: 06.11.12
 
 

Kerim BAYDAK 01.01.1961  ADIYAMAN  doğumlu.. 2003 yılında Anadolu Üniversitesi  İşletme Fakultesi İ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster