Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ocak '20

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
14
 

Kendimize söylediğimiz 5 yalan

Her birimiz bir iç sese sahibiz. Bazen bu sese hiç dikkat etmeyiz. Ama bazen bu iş ses hayatımızı yönlendirir. Bu ses sana harika olduğunu ve her şeyi hak ettiğini söylüyorsa onu kesinlikle dinlemen gerekir.

Çünkü gerçekten harika birisindir. Sahip olduğun her şeyi hak ediyorsundur. Ancak, sesi görmezden gelmen gereken bazı zamanlar vardır. Eğer kendini yorgun hissediyorsan veya moralin bozuksa o iş sesi dinlememen gerekir.

Bu gibi durumlarda geçerli bir senaryo vardır. Genellikle kendimize yalanlar söyleriz. Bu yazıda söz konusu yazıların bazılarından söz edeceğim. Umarım bu yalanlar bilinçlenme konusunda sana yardımcı olacaktır.

1. Şişman ve çirkin biriyim, kimse beni sevmiyor!

Gerçekten mi? Hiç zannetmiyorum. Medya ve toplum bir bütün olarak bize tek bir konuda sürekli baskı yapar. O da karşı cinsin ilgisini çekebilmek için belirli bir vücut yapısına sahip olmaktır.

Mükemmel bir vücut diye bir şey aslında yoktur. En azından senin düşündüğün doğrultuda bir şey yoktur. Örneğin, kadınsan 90-60-90 ölçülerinin ideal olduğunu düşünebilirsin. Fakat kimine göre 99-63-91 ölçüleri çok daha mükemmeldir.

Dolayısıyla sabit bir durum olduğunu belirtmek kolay değildir. Vücudun ile mutluysan kimsenin bu mutluluğa engel olmasına izin vermemelisin. Kısacası, şişman değilsin, çirkin değilsin, etrafındaki insanlar seni yeterince seviyorlar.

2. İradem yok!

Öyle mi dersin? Şimdi şöyle etraflıca bir düşün. İrade ne demektir ve ne işe yaramaktadır? Ben sana söyleyeyim, irade güç demektir. Ben güçlüyüm, sen güçlüsün, o güçlü, biz güçlüyüz ve onlar güçlüler. Yani aslında herkes güçlü.

Bu cümleyi birkaç defa tekrar etmeni istiyorum. Kendini daha iyi hissedeceğinden emin olabilirsin. Belki Carol Danvers veya Superman kadar gücün olmaz. Ancak ayakta duracak kadar güce sahip olduğundan emin olabilirsin.

Kendini güçsüz hissettiğinde "Ben güçlüyüm!" diyebilmen çok önemlidir. Çünkü irade ne kadar talep edersen o kadar fazla olan bir şeydir. Bu hayatında çok önemli bir dönüm noktası olabilir. Bunu güçlü bir şekilde kullanmalısın.

Sahip olduğun tüm parayı bir şey için harcamayı tercih ettiysen, başka bir şey satın almak için paran olmaz. Bu durumda daha fazla para kazanmanın yollarını ararsın. İrade için aynı şeyin geçerli olduğunu bilmelisin.

3. Bununla başa çıkamıyorum!

Yeniden denemeye ne dersin? Ağır, gerçekten ağır bir darbe almış olabilirsin. Belki işini veya birikimlerini kaybetmiş olabilirsin. Hayata tekrar tutunmak için hiç şansın olmayabilir.

Belki sevdiğin birisi canının çok sıkılmasına neden olmuş olabilir. Her ne olursa olsun üzücü ve stresli bir evreye geçmiş olursun. Bu kayıplar karşısında üzülüyor olman gayet doğaldır.

Ama bununla başa çıkamayacağını düşünmemelisin. Çünkü başarabilirsin. Ayağa kalkıp olabildiğince hırslı bir biçimde yoluna devam edebilirsin. Bunu yapacak güç her zaman sende olacaktır.

Evren zaman zaman bizi test etmek ister. Bu testten geçmek için oyunu kuralına göre oynaman gerekir. Bir konuda daha fazlasını istiyorsan daha fazlası olmalısın. Bir şeyleri değiştirmek istiyorsan değişmen gerekir. Oyunun kuralı böyledir.

4. Geçmişimin kurbanıyım!

Hadi ya, gerçekten mi? Baştaki kelimeye çok dikkat etmelisin. "Geçmiş" kelimesi sana ne anlatıyor? Yaşanacak bir şeyi mi yaşanmış bir şeyi mi? Bana kalırsa dünden bugüne getirdiklerini anlatıyor.

Geçmişin kim olduğunu tanımlamasına izin vermiş durumdasın. Sana basit bir şey söyleyebilirim. Sürekli hayatın dik yokuşlarına odaklanırsan zamanı geldiğinde yuvarlanır gidersin ve bir daha o yokuşu çıkacak cesarete sahip olamazsın.

Geçmişle ilgili takıntılı olmanın sebebi değiştirilemez olmasıdır. Ama geçmişten kurtulabilirsin. Onunla başa çıkabilirsin. Düşündüğünden çok daha güçlüsün. "Söylemesi kolay!" dediğini duyar gibiyim. Söylemesi değil uygulaması kolay.

5. Devam edemiyorum!

Neden? Tüm hayatın boyunca sürekli devam ettin ve şimdi yerinde sayıyorsun. Bir süreliğine bataklığa batmış olabilirsin. Ama devam etmek her insanın yaptığı bir şeydir. Hayat bununla ilgilidir. Hayatın temelinde bu vardır.

Hayat sürekli devam eder. Hareket etmezsen ilerlemen mümkün değildir. Fiziksel hareket olmazsa kasların yavaş yavaş ölmeye başlar, işe yaramazlar ve sonra işlevlerini yitirirler. Duyguların benzer yapıdadır.

Önemli bir olaydan ötürü bir yerde sıkışıp kaldıysan, orada kendini ölmeye mahkum ettin demektir. Ama bir şeyi hatırlaman gerekir. Bir futbol takımı olan Liverpool taraftarlarının dediği gibi asla yalnız yürümeyeceksin!

Ayağa kalkıp devam etmelisin. Ne gerekiyorsa onu yapmalısın. Kafanın içindeki olumsuz sesten daha iyi, daha güçlü ve daha büyüksün. Hatta çok ama çok daha iyisin. Artık beklemeyip harekete geçmelisin!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 552
Kayıt tarihi
: 04.10.16
 
 

Merhaba, Adım Kaan. Amacım insanlara hayatlarını iyileştirmek ve güzelleştirmek için ihtiyaç duyu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster