Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ağustos '06

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1432
 

Kendimizi bilmek!

Yaşamımızın sonuna kadar kendimizi bilmek için uğraş veririz. Bu süre içinde bilinçli ya da bilinçsiz biçimde bir çok zorluklardan, bir çok kapılardan geçeriz…Hepimiz değişik zamanlarda belirli soruları kendimize sorarız… Ben kimim, nasıl başarılı olacağım ?... Bu dünyaya neden geldim,gerçekten aklımla mı hareket ediyorum, yoksa hayatın içinde rast gele savrulan bir yaprak gibi bir hiç miyim ?

Buna benzer soruları sormak için özellikle kendimize dönmek, kendimizle baş başa kalmak zorundayız..Var oluşumuzun temelinde bu soruların cevabının arayışı vardır…Zaten bu soruların cevabını bulduğumuzda, rahatlarız.. Ancak, kimi zaman bu cevapları bulmamız çok uzun yıllar alabilir.Hatta ömrünün sonuna gelen kişilerin hala bu cevapları bulamadığı,oradan oraya savrulduğunu görebilirsiniz.. Ah vah çekenler, genç yaşta olsaydım şöyle yapardım diyenler ,tren çoktan kalktığı halde arkasından bakanlar , veya son vagonu yakalamaya çalışanları toplum içinde bulabilirsiniz…

Bu yaşayışın orta yerinde yapmak istediklerimizle, yapamadıklarımız, çocuk özleyişi içinde olanları da vardır ..bu özlemlerle kendimize sürekli yeni hedefler koyarız. Yaz gelsin seyahate çıkacağım, bir ay sonra rejim yapıp kilo vereceğim, çalışıp Üniversiteye devam edeceğim, mesleğimde şunu yapacağım.. Egomuz bizi çılgın bir at gibi oradan oraya sürüklemeye çalışır, durur.. İşte bu işin püf noktası; marifet olanı bu çılgın egoyu dizgin altına almak ve onu eğiterek yararlı duruma sokmaktır..

Kendimizi bilmek, işte egoyu terbiye etmenin en güzel yoludur.. Onun için atalarımız “ Önce kendini bil “ demişlerdir.. Egomuz sadece maddi dünyaya asılı kalırsa sürekli bir isteme halinde döner durursa, hayatımız dengesini kaybeder, sürekli isteyen birbebek gibi sızlanır dururuz..

Sürekli karşılaştırmalar yapan, şikayet edip şansına küsen insan kendini zayıflatır, huzursuz olur. Kendimiz egomuzun hırslı ve yakıcı atmosferinden kurtarabilirsek, hayatın bize sunduğu güzellikleri çok daha rahat görebiliriz..

Kendimizi bildiğimiz ölçüde güvensizlikten kurtulabilir ve hayatı güzellikleriyle kabullenebilme sihrini keşfedebiliriz.. Bu işte anahtar dışarı da değil, tam kalbimizdedir.. Erdem geliştirmek,iyi ve kötüyü ayırt edebilmek sayesinde egomuzdan kurtulabiliriz.. Çılgın egolar her yola başvururken,aradığı güven ve huzuru hiçbir yerde bulamaz..kabullenmek , iyi niyeti geliştirmek, kendimize güven sayesinde, aslında egomuzun yalnızlığından kurtulabiliriz.. Bu da zor bir iş olup,bir çoğumuzun yapamadığı, ömrünü hay huy içinde geçirdiği görürüz...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sevgili Özcan Bey, söylediklerinize katılmamak ne mümkün... Ama bence toplumumuzun asıl sorunu kendini bilmeyen bireyleri bir yana bırakın oturup kendisi üzerine bile düşünmeyen (ne yazık!) bireylerin çoğunlukta olması. Ben etrafıma bakıyorum da kendini geliştirmek, daha iyiye güzele erişmek için çabalamıyor pek çok insan. Artık erdemler değil başka değerler ön plana çıkıyor. Ellerinize sağlık ...Saygılar...

Fulya 
 04.08.2006 18:38
 

Gerçekden sizi kutlarım. İyi bir konuya değinmişsiniz..Umarım yazdıklarınızı uygulaya bilme şansınızda vardır. Saygılarımla,

Adalet Bozfirat 
 04.08.2006 13:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 413
Toplam yorum
: 217
Toplam mesaj
: 30
Ort. okunma sayısı
: 1058
Kayıt tarihi
: 24.07.06
 
 

1933 Kayseri'de doğdum. Kayseri Lisesi Ankara Veteriner Fakültesi, İstanbul Üniversitesi Diş Heki..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster