Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Şubat '10

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
609
 

Kendimizi ele geçirmenin şifresi

Kendimizi ele geçirmenin şifresi
 

Hayatımızı dönüştürmek, insanlık anlayışımızı yaşayacak olanakları yaratmak bize bağlıdır.Dönüşüm için karar vermeli doğal saydığımız, kanıksadığımız yaşam biçimlerini terk etmeliyiz, çünkü hayal etmek kadar hayata geçirmekte elimizdedir.

Kendimizin olmak; hayatlarımızı kendimize ait kılabilmek; kendimizi ele geçirmektir. Bu hayat bizim diyebilmek, gündelik hayatın bizzat kendisi olmak, onun istediğimiz yönde belirleyeni olabilmek özgürlüktür.

Kendimizi ele geçirmenin şifresi; günlük hayatımıza ilişkin tercihlerimizde, birbirimizi etkileyerek fayda dışı; tüketim ve üretim dışı kalabileceğimiz alanlar yaratmaktır. Çalışmaya, paylaşmaya, yeni alternatif sosyal ilişkilerin geliştirilmesine aracılık edecek faydacı olmayan anlamlar yükleyebilmeliyiz.

Temel isteğimiz kendi hayatlarımızı, kendi insanlık anlayışımızı yaratabilme olanağıdır. Her şeyin birbirine tabi kılındığı ve kısır döngülerin zorunlu kılındığı ilişkilerden ve mekanizmalardan bunalmış durumdayız.

Hayatı sahip olmak peşinde tükettiğimiz bir zavallıya dönüştürmüşüz. Birbirimize; insan-doğaya yönelik her tutum alışımızla, her satın alma her üretim faaliyeti ile de sistemi yeniden ürettiğimizin farkındayız ya da değiliz.

Bu süreçten kurtulmak için var olana tabi olmayı ret ederek, geri çekilmekten başka seçeneklerimiz olsa da biz dayanışma eksenli yeni zeminler yaratmanın peşindeyiz: Şiddet dışı, tabi kılınamayan, hiç bir şeye tabi olmayan, sömürü içermeyen, iktidarsız, güçsüzlerin günlük hayatın belirleyicisi olduğu..

Bu yolda tek silahımız ise; sevgi, dostluk, dayanışma, karşılıklı tanıma, onur ve vicdanlarımızı temiz tutma yolundaki tutarlılığımızdır.

Tamamıyla kendini belirleyen bir topluma, somut olarak insana, gün be gün kendimizi tamamen yeniden yaratabilme olanağına, zorunlu olarak bulunduğumuz koşulların, ilişkilerin değişimine elbette ki aşkla kavuşabiliriz; aşkın kurucu gücü ile... Negri böyle diyor, bence de.......

Not: Başak Altın ile bir "Hayal Atölyesi" sohbeti sonrası yazılmıştır. 16.02.2010

Esin kaynağı : J. Holloway

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

insanın diğer insana efendi olma güdüsüdür böylesine "sahip" olma isteğinin temeli. Erktir peşinden sürükleyen, sevgiye de, dayanışmaya da inanmıyorum. Tek silahımız; güç bende artık...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 09.02.2014 18:20
Cevap :
Güç... peki.. güçsüzler güçlü!  09.02.2014 23:17
 

Bazı dostların eski metinlerine göz gezdirirken rastladım bu kısa ve net yazınıza. Otomatik pilotta giderken uçağı kendim kullanıyorum zanneden "makine insan"ı, bir diğer tabirle insan suretindeki "insansı"yı çok güzel betimlemişsiniz. Ve maskeli balo tespiti harika. Budur kendi kendimizi kandırışlarımızın, plastik tebessümlerimizin ardındaki gerçek. "İstersen yüzleş, istersen devam et!" derken HAYY'at, biz hangi yolu seçeceğiz? Bilinçli bir seçim yapabilecek miyiz? Ah ne derin ve hazin sorulardır bunlar... Hatırlattığınız için sağ olun, sevgiyle...

Ayten ÇALIŞ 
 22.11.2011 16:54
Cevap :
Merhaba, bir dost mesajı herşeyden öte çok güzel hisler verdi teşekkür ederim, sağolun... selamlar sevgiler..  24.11.2011 9:51
 

Eğer hayatımızda bir şeyleri değiştirmek, güzelleştirmek, zenginleştirmek istiyorsak, en başta kendimize olan inancımızın yanı sıra, sevgi, dostluk ve aşk gibi tılsımlı güçler, en büyük yardımcımız olacaktır.. Kaleminize sağlık Salih Bey, sevgilerimle..

Mor Okyanus 
 27.02.2010 21:02
Cevap :
Merhaba, kendimizi ele geçirmeden her şey bir maskeli balodan ibarettir..selamlar..  27.02.2010 23:02
 

yazın ile açtığın anlam penceresi güzel ve farklı. (kendime, "bu yazıyı okumalısın" dedirtebildi)İzninle eklemek istediğim iki düşünülmesi gereken var. Birincisi; her bireyin kendine has ikilemleri vardır (önemli bir kısmı bundan habersizdir) ve bazen bu ikilemleri sebebiyle ne tür haller isteyebileceğine dahi karar veremeyebilir. "Bunu istiyorum" dediği şeye daha sonra kendisi de şaşırabilir. İkinci olarak; yine bireylerin kalıtımsal olarak taşıdıkları ve ne ölçüde dışına çıkıp "yenisini" oluşturabildiklerinin dahi farkın da olmadıkları genel bir ruh halleri (tarihsel-süregen psikolojileri) bulunmakta. Bunların farkın da olabilme şansı bulunmayan kişilerin-bireylerin, senin açtığın bu güzel pencereden ne kadar bakabileceği ve ne görebileceği, benim aklıma sorular olarak takıldı. Teşekkürler ediyorum. Saygı ve iyi dileklerimle. C.E.

cesaretin evi 
 26.02.2010 23:31
Cevap :
merhaba bilemeyiz ki kendimiz bu yolda ne kadar tutarlı olabiliriz esas olan da bu belki.. sevgi ve saygılarımla...  27.02.2010 23:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 443
Toplam yorum
: 1131
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1231
Kayıt tarihi
: 13.09.07
 
 

MB zengin kültürel bir eksen; düşüncelerimizin buluştuğu, tartıştığımız, birbirimizi etkilediğimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster