Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Şubat '13

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
486
 

Kendimizi iyi hissedebilmek için seans

Kendimizi iyi hissedebilmek için seans
 

alposters com.dan


Güneş ne kadar cimri, yüzünü tam göstermiyor, var gibi, yok gibi...

Bulutlar beyaz kümeler halinde,  aralarındaki  duman rengi olanları sanki  yağmura dönüşecek.

Üşüten bir serinlik... Tadım tuzum yok bugün...

Kimseyle görüşmek istemiyorum, telefonum bile çalmasın, bakmak gelmiyor içimden,

Kendimi hiç iyi hissetmiyorum, Offff!

Diyorsanız, gelin  "kendimizi iyi hissedebilme seansı" uygulayalım, var mısınız?

*******

Üzerimizde eşofman olsun veya rahat bir kıyafet...

Derin derin nefes alıp-verme ile başlayalım ve basit egzersizlerle 5-8 dakika oyalanalım,

Hafif sesli bir ney taksimi hakim olsun atmosfere,

Sonra aynada yüzümüze bakalım, en güzel olan olan kısımlarımıza. Bayansanız hafif bir makyaj da yapın. Çok dikkatle bakın, bilhassa gözlerinizin rengine... Bu kadar güzel bir göz rengini ressamlar bile veremezken, siz de var bu renk, önce Yaradan'a şükredelim.

Ellerinizle yanaklarınıza yumuşak dokunuşlar yapın, bebek cildi gibi, ne güzel değil mi?

Böyle düşünürken gülümsemektesiniz, farkındayım. :-))

Sonra bırakın elinizden aynayı...

Kapatın gözlerinizi ve yaşamınızın en güzel ânını, tekrar yaşayın ama hissederek...

Mesela evlendiğiniz günü, anne olduğunuzda bebişinizi ilk kokladığınız dakikaları, baba iseniz mini mini yavrunuzu ilk kucağınıza aldığınız ânı... Nasıl? :-)

Henüz evli değilseniz, babanızın elinden tutup yürüyüşlerinizi, başarılı karnelerinizi veya takdir belgelerinizi...

Çok sevdiğiniz bir can arkadaşınızı...

Kendi konumunuzla ilgili sizi en çok mutlu eden anılarınızı güzellikler içinde ve mutluluklarla aynen ve aynen tekrar yaşayın. (lütfen)

Biraz biraz rahatlamaktasınız sanırım.

10-15 dakikalık bir zaman dilimi içinde odanızı gözden, eşyalarınızı elden geçirin. Size fazla gelen, "artık benim işime yaramaz"  diye düşündüklerinizi ayırın bir kenara,  kapıcının çocuklarına veya bir başka ihtiyacı olana vermek üzere. Mevcutlarınızdan verdikçe mutlu olacağınızı biliyorsunuzdur. Psikiyatrlar da aynı şeyi önermekteler, paylaşımcılık denilen anlamda.

Sonra ne kadar zengin olduğunuzu düşünün, maddi değil manevi olarak. Ailenizi, sevdiğiniz arkadaşlarınızı, dostlarınızı,

Balkonda bulgur verdiğiniz kuşları, süt koyduğunuz sokak kedilerini, artmış yemeklerinizi verdiğiniz sokak köpeklerinizi ve çiçeklerinizi, 

Size gönül hoşluğu veren daha başka şeyleri düşünün ve "ne kadar zenginmişim meğer" diyerek ellerinizi semaya kaldırıp yürekten şükrederek dua edin. Duaların meditasyon özelliğini bilim kabul etmektedir.

Duadan sonra ilk iş olarak bilgisayarınızı kapatınız. Yakınlarınızdan sevdiğiniz bir arkadaşınızı arayın, en kısa zamanda canlı olarak  görüşüp birlikte bir kahve veya çay için ama güzel sohbetler eşliğinde...

Kendinizi nasıl hissediyorsunuz, şimdi nasılsınız?

Yukarıdaki uygulamalar, "günlük ve anlık rahatlama" içindir. Uzun vadede rahatlamak istiyorsak eğer, geleceğe yönelik bir "hedef koymak ve o hedef doğrultusunda yol almak" faydalı bir öneridir.

Sevgi dolu selamlarımla...

Yurdagül Alkan.

Not: Yukarıdaki yazım, kendi bilincim ve uygulamalarım sonucudur.

 

 

 

Cemile Torun, Emine Tulga bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli Yurdagül Alkan :Başımın Tacı bacıda ne iyilikler,ne güzel fikirler mevcut.Şükretmek önemlilerinden biri,bir tanıdığını,yakınını hatırlamak,onunla hal hatır sormak yine iyisi,özellikle henüz giyilecek durumda olan ancak bizim kullanmadığımız giyecekleri ihtiyacı olana götürmek.Siyah bulutlara rağmen güneş birazdan sizi beyaz bulutlara çevirecek düşünmemiz bizi olumlu şekilde hayata bağlar.Kardeşimin anlatımı bile derde deva.Bende onu dinleyerek yapabildiklerimi yapacağım.Teşebbüs benden takdir Allah'tan.Selam ve saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum..

Mehmet Burakgazi 
 04.03.2013 7:07
Cevap :
Değerli yorumunuza teşekkürler Burakgazi kardeşim. Yaşamda kendimizi iyi hissedebilmek için formül ve çareler çok da, yalnız ve yalnız ÖLÜME ÇARE yok. Yaşam bir avuntudan ibaret değerli kardeşim. Selamlarımla, sağlıklı yaşamlar dilerim.   11.03.2013 22:30
 

Çok teşekkürler kardeşim gerçekten yaşamı kendimize dert etmeden yaşamak için birer ilaç önerileriniz... Saygılar sunuyorum:)

Halil Güven (Sökeli) 
 24.02.2013 22:34
Cevap :
Sayın hocam, duvarı nem, insanı gam yıkarmış. Gamlanıp-kederlenip yıkılmaya gerek yok, değmez hocam. Önümüzde kaç km ömür yolu olduğunu biliyor muyuz? Selamlarla...   25.02.2013 17:55
 

Yazınızı okurken bir pencere kenarındaydım. Bir okuyor bir dışarı bakarak yorum yapıyordum. Yazınız bitti. Ben başka pencereye geçtim, artık yaşama başka pencereden bakıyorum şimdi. Sevgiler selamlar....

Recai Şahin 
 24.02.2013 22:08
Cevap :
Sayın hocam, yaşama farklı pencerelerden bakmak ruhumuza ihtiyaçtır, ışık neredeyse biz oraya, hangi taraf aydınlık, bizler oraya :-))Selam ve saygılarımla...  25.02.2013 17:50
 

Merhaba, siz de benim gibi güneşi görür görmez kendini sahile atanlardan mısınız? Selamlar...

Mesut KARİP 
 23.02.2013 13:06
Cevap :
Aynen öyle hemşerim, ama ben balkonu tercih ediyorum, selamlarla...  23.02.2013 15:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 341
Toplam yorum
: 5795
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1660
Kayıt tarihi
: 09.04.09
 
 

Özel bir finans kuruluşundan emekliyim. Hayatın her aşamasını acısıyla tatlısıyla yaşamış biri ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster