Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
139
 

Kendimizle barışmak için

KENDİMİZLE BARIŞMAK İÇİN

GEÇMİŞİMİZLE YÜZLEŞMEK GEREK

Yüzleşmek, hesaplaşmak gibi kavramlar itici geliyor olsa da toplumsal bir barışın sağlanması için bunları yapmak, söylemek zorunda olduğumuz da bir gerçek.

Tüm içtenliğimle söylüyorum, geçen bir hafta boyunca basını çok yakından takip ettim.” Niye CHP’ yle ilgili olumlu bir şeyler yazmıyorsun” diyen dostlarımın gönlünü alayım, bu konudaki önyargılarını kırayım diye.

Sizlerde izliyorsunuzdur mutlaka gelişmeleri, belki benim gözümden kaçmış olabilir, varsa siz söyleyin lütfen!

Doğal olarak son bir haftadır gündemde en çok konuşulan konu, Dersim olaylarıydı. Başbakan’ın açıkladığı resmi rakamlarda bile 14 bin sivil insanın topluca öldürüldüğü bir olaya katliam dememek için gülünç ve anlamsız bahaneler üretmeye çalışan ve bu çaba içerisinde daha da hırçınlaşan bir zihniyetin nafile çırpınışlarını gördük yalnızca.

Kim ne derse desin, Başbakan CHP yi en zayıf yerinden yakaladı. Bir CHP milletvekilinin açıklamalarıyla alevlenen Dersim konusunda devlet adına özür dileyerek hem kendine yeniden bir hareket alanı yarattı, hem de CHP yi kendi sahasına hapsetti.

Bu durumda olması gereken neydi? Takımına hakim bir liderin karşı bir atakla bu saldırıyı geçiştirmesi, takımını yeni duruma göre yeniden sahaya sürmesi.

Ama gelin görün ki, bunların hiçbiri olmadığı gibi bu bir hafta içerisinde neler yaşandı, gelin hep birlikte hatırlayalım.

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün açıklamalarını yeni duymuş gibi Haluk Koç önderliğinde bir grup CHP milletvekili, bir çırpıda Aygün’ ün ipini çektiler ve partiden ihracını istediler. Bununla da yetinmeyip, bu konuda sessiz kaldığı için Kemal Kılıçdaroğlu’ nu suçladılar.

Peki bu durumda CHP Genel Başkanı ne yaptı?

Önce, olayı geçiştirmeye çalışarak,”bunun büyütülecek bir durum olmadığını, devletin bir isyanı bastırmasıdır, fazla üzerinde durmamak gerekir” türünden açıklamalar yaptı.

Daha Sonra Başbakan’ın özür açıklamasının ardından “bunlar inanç farklılıklarını körükleyen tehlikeli sözler” dedi. Ardından da”Tayyip Erdoğan’ın özür dilemesi yetmez, devletin başı Cumhurbaşkanı özür dilemeli” açıklamasını yaptı.

Bu da yetmedi, Avrupa’lı Sosyalist Liderler toplantısında Avrupa’lı kimi bakanların Türkiye’de ki demokratikleşmeyi övmesinden rahatsızlığını dile getiren bir konuşma yaptı.

Bu arada Muharrem İnce’nin şovu, İnönü’nün torunu CHP Ankara Milletvekili Gülsüm Bilgehan’ın akla ziyan açıklamaları ve en son olarak Grup Başkan vekili Emine Ülker Tarhan’ın “Dersim’li bir Genel Başkanımız var ya, yetmez mi?” türünden anlamsız bir çıkış!

Şimdi gelin tüm bu açıklamaların, gelişmelerin ardından siz olun olumlu bir şey söyleyin.

Ergenekon’la altı ok arasına sıkışmış, geçmişiyle yüzleşemeyen, eskiyi savunan bir CHP nasıl yeni olur?

Oysa bu ülkenin gerçekten güçlü bir muhalefet partisine ihtiyacı var ama giderek değişim ve gelişimin önünde ayak direyen, muhalefeti salt AKP karşıtlığı üzerinden yürütmeye çalışan bir CHP, toplumda nasıl umut olacak?

Derin devletin hala koparılamayan kökleri orta yerde dururken, bundan ve askeri vesayetin etkisinden henüz tam olarak kurtulamayan AK Parti iktidarının, demokratikleşme ve AB hedeflerinden uzaklaşmaya başladığı bir dönemde, kendisine en çok ihtiyaç duyulduğu bir zamanda, CHP nin yaklaşımı böyle mi olmalıydı?

“Dönemin koşulları ve tek parti iktidarı olmanın getirdiği pervasızlıkla, Dersim’in ıslahı projesine karşı çıkan kimi kişi ve gruplar bahane edilerek bölge halkına haksız bir katliam uygulanmıştır. Bizde yeni CHP olarak bu yapılan katliamı şiddetle kınıyor, Dersim halkından da özür diliyoruz.” Demek bu kadar mı zordu?

Kaldı ki CHP bir siyasi partidir ve sonuçta siyaset yapıyor. Dersim halkı da yaşadıkları tüm bu acılara rağmen seçimlerde tercihini CHP den yana kullanıyor ve iki milletvekili gönderiyor meclise.

Anlı şanlı tarihimiz diyerek bir yere kadar kendimizi avutabiliriz ama tarihimizin kanlı yüzünü de görmezden gelemeyiz.

Tarihimizde yaşanan bu olumsuzluklar ülkemiz üzerinde bir yüktür ve bu yükten kurtulmadan Türkiye özgürleşemez.

ayhanongun@gmail.com    29.11.2011 BODRUM 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 396
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 158
Kayıt tarihi
: 13.01.10
 
 

Barış içinde, birlikte yaşayabilmek adına insan ve emek odaklı paylaşımlardan yanayım.   Öğretmen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster