Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ekim '09

 
Kategori
Magazin
Okunma Sayısı
752
 

Kendine "sanatçı" diyen şarkıcıların garip zekası

Kendine "sanatçı" diyen şarkıcıların garip zekası
 

Zorunlu olarak televizyonla geçirdiğim her dakika, benim nasıl bir ülkede, nasıl insanlarla beraber yaşadığımı görmeme yardımcı oluyor.

Televizyon ile geçirdiğim her yeni dakika kadınları ekran karşısına kilitleyen, beyinlerini uyuşturan sabah programlarına “sanatçı” unvanı ile katılan şarkıcıların ne derece kültürel derinlik taşıdıklarına şahit oluyorum.

İşin ilginç yanı, tek ortak noktası alkışlamak için programlanan seyirciler ile dolu bu programların insanlara ne aktardığını her sorguladığımda, çıkmazlarla dolu karanlıklara hapsoluyordum.

Yine de annemi izlemekten vazgeçiremediğim programların karşısında kanal kanal dolaşırken ülkemi tanıyor, çevremdeki insanların nelerden zevk aldığını görüyorum diyerek kendimi avutuyorum.

İçler acısı halde televizyon kanallarımız. İnsanlar ne isterlerse onu yayınlıyoruz yalanının ardına sığınmamak lazım. Televizyon kanalları ne koyarlarsa o izleniyor bir şekilde. Zaten her kanalda benzer formatta ürünler olduğundan tüketici ister istemez bu ürünleri tüketmeye zorlanıyor.

Mavi Şeker Rezaleti

Annemle sohbet etme imkanı bulduğum ender noktalardan biri olan salondaki televizyonun karşısında yer alan koltuğa yine sohbet amacıyla kuruluyorum. Bir yandan annemle sohbet ederken, annem daha çok ekrana odaklanmış televizyon programını izliyor.

ATV’de Ece Erken’in sunduğu Mavi Şeker adlı sabah programını izliyoruz.

Ece Erken bağırdıkça izleyiciler coşuyor, alkışlıyor, gaza geliyor.

Konuklardan biri manken asıllı oyuncu, diğeri tiyatro sanatçısı bir diğeri de Popstar Armağan. Hani şu Bülent Ersoy’la evlenip boşanan kişi.

Program formatı gereği birden ilkokula giden bir çocuk ekranda beliriyor. Ve konuklara ilkokuldan seçmece sorular yöneltiyor. Amaç konukların ilkokul diploması alıp alamayacağını sorgulamak. Arka planda eğlence ve bol kahkaha var tabi.

Konukların her biri heyecanlanıp yüzlerinin şekillerini değiştiriyorlar. Sorulara ya cevap veremezlerse? Rezil olmazlar mı? Sürekli “biz sanatçıyız” diye vurgu yapan konukların bu basit soruların her birine cevap vermeleri gerekiyor.

Asıl olay buradan sonra başlıyor zaten.

Hayretler içinde ekrana bakan ben ilk soruya verilen cevaplarla şoka giriyorum.

Soru “Akdeniz ikliminin bitki örtüsünün ismi nedir?” Seçenekler arasında maki, bozkır, orman var. Ülkemizin sanatçıları cevap olarak bozkır diyorlar. İlkokul çocuğu gülüyor. Sanatçılar garip şekillere giriyor. Zaten öyle diyecektik, şaka yapmıştık diyerek…

Hava sıcaklığını ölçen araç nedir?

Barometre diyor ülkemizin sanatçıları… İlkokul çocuğu gülüyor. Yanlış cevap. Doğrusu termometre olacak.

Akdeniz’i İç Anadolu ile birbirine bağlayan geçidin adı?

Zigana diyor konuklar hep bir ağızdan. Karadeniz’deydi o. Uğruna şarkılar yazılmıştı. Çocuk yine gülüyor. Sanatçılar garip.

6 sorudan 2’sine cevap veriyor en iyi yapan. Kalıyor bu sanatçılar sınıfta! Yazıklar olsun.

Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU

Abtokmakoglu@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne yazık ki kalitelerinden affedilmez derecede tavizler veriyorlar. Aslında ortada bir senaryo var ve bu oynanıyor. Biz de eğleniyoruz. Ama ne yazık ki bir yandan da kepaze oluyoruz. Bugün piyasada bir televizyonun fiyatı en az 200 TL nerdeyse. İnsan bu parayı verdiği cihazdan haliyle bir şeyler bekliyor. Ama böyle boş programlar yüzünden de parasının çöpe gittiğini düşünüyor. Tabi yadırgayan çok az. Herkes yavaşça ısınan suyun içindeki kurbağa gibi durumu kanıksamış durumda. Utanacağımıza gülüyoruz. Bir de televizyonlarda benim içimi acıtan olay ulusal bayramlarımızda köşelerde gösterilen bayrağa gereken özenin gösterilmemesi. 24 saat bir bayrağı tutmak fazla geliyor. Oysa ülkemizde yayın yapan dinci bir kanal aylar önce Filistin bayrağını günlerce ekranında tutmuştu. Eğer o kanal bu bayramda Türk bayrağı çıkarmazsa hakkında çok ağır bir blog yazabilirim. Saygılar...

Ali Haydar ÖZKAN 
 21.10.2009 4:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 430
Toplam yorum
: 738
Toplam mesaj
: 99
Ort. okunma sayısı
: 2144
Kayıt tarihi
: 18.06.07
 
 

20 Nisan 1989'da İzmir'de doğdu. İlköğretim ve lise öğrenimini Karşıyaka'da tamamladı. 20..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster