Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mart '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
926
 

Kendine konuşanlar

Kendine konuşanlar
 

Bugün duraga dogru gidiyorum, durak da mahallemizin hemen sonunda köşede..hızlı adımlarla gidiyorum,çünkü yetişmem gereken bir yer var..karşımdan orta yaşlı başı kapalı bir teyze geliyor. Baktım dudakları kımıldanıyor, saga sola bakarak konuşuyor. Yanından tebessüm ederek geçtim..fakat o kendini kaybetmiş bir şekilde mırıldanıyor durmadan..

Duraga geldim, saatime baktım tam yedi dakika var dolmuşun gelmesine. ''Erken gelmişim''dedim içimden. Şimdi işin yoksa bekle. Hava o kadar güzel ki... Keşke güneş gözlüğümü alsaydım diye hayıflandım kendi kendime. Üzerimdeki mont da sıktı beni. Üşenmesem eve gidip üzerimdeki montu çıkarıp daha ince birşeyler giyecegim ama dolmuşu kaçırma riski var bu arada, göze alamam.

Yanında durdugum evin alçak duvarının üzerine oturdum, eni-konu etrafı serediyorum. Oldum olası insanları incelemeye bayılırım zaten. İlginç tipler... ilginç mimikler, yürüyüşler dikkatimi çeker...Her insan başlı başına film gibidir. Otur seyret farkettirmeden...Egleniyor insan.

Durakta beklerken, mahallemizin indirmeden yapılmış bakkalı Süleyman Amca'nın dükkanından ufak-tefek, saçları kırlaşmış bir adam çıktı. Elindeki ekmegini süleyman amcadan aldıgı gazeteye sarmaladı. Sigarasını dişlerinin arasında ezerek sanki hırsla konuşuyordu. Birisine kızdıgı muhakkaktı...Bakkal Süleyman Amca çok sakin, çok mülayim bir adamdır. Yüzünden yumuşaklık akar adamın resmen. Sanırsınız ki hiç öfkelenmez..Süleyman Amca'mıza kızması imkansız... O da kızgın bakışlarını saga sola fırlatarak yürüdü .

Öglen saatiydi beklediğim. Tam da ögrencilerin okuldan çıkış saati.Ortalık birden kalabalıklaştı.İtişip kakışanlar, birbirilerinin sırtına binip naralar atanlar, agız dolusu küfürler savuranlar... Bunun yanı sıra sakin sakin yürüyen birkaç kişi yok degildi hani. Sinirli, asabi bir yeni nesil yetişiyor besbelli. Kızlarımız korkudan kaldırımın kenarından yürüyorlar. Bir tanesi oglanın birine kızmış olmalı ki, yola dogru öfkeli bakışlar fırlatarak söyleniyor. korkmasa, üstüne yürüse belki oglan ondan tırsacak ama her zamanki gibi işte...her zaman köşeye yapışan bizim taraf oluyor. Nedir şu erkeklerin karşı cinse çektirdikleri, daha bu yaşlarda başlıyor işte bunlar böyle yapmaya. Erkek çocukların ciddi şekilde terbiyeye ihtiyaçları var. Topluma kazandırılmaları açısından diyorum hani.

Tam o sırada köşeden bir tüp arabası geçiyor önümden. Servis şoförü telsiz telefonuyla konuşuyor. Büyük ihtimal siparişleri alan genç kızımızla konuşuyor. Abimiz sinirleniyor birden. Telefonu fırlatıyor yan koltuga. ''amaaan''dercesine yayıyor agzını yüzünde.. gülümsüyorum ben...''Allah allaah'' diyerek. Bu kaçıncı? Demek ki akşama kadar burada otursam. insanları incelesem neler görecegim.

Kendisiyle konuşan ne çok insan gördüm. Bu gün herkes ne çok sinirliydi.''havalardandır''diye düşünüyorum içimden... bir sıcak, bir soguk. Hormonların dengesi de şaştı bu arada galiba.

Şu dolmuş gelse de gitsem artık. Sıkıldım. Bu kadar az zamana ne çok izlenim sıgdırdım. Az sonra ara sokaktan beklediğim dolmuşun döndüğünü gördüm. ''hele şükür''dedim seslice..kendi sesimi duyunca kulaklarıma inanamadım..

Dolmuşun agzına kadar dolu oldugunu görünce ''of yaa off'' dedim.

Dolmuşun camına balık gibi yapışmış yolcular bana meraklı gözlerle bakıyorlar. binecek miyim diye. O kadar beklemişim yedi dakikadır. Ama baktım binilecek gibi degil. Kendime kızdım bir de bu arada araba kullanmayı ögrenmediğim için. Baktım baktım...''git''diye elimle işaret ettim şoföre kızgınca. Yürüdüm gittim..

Bir daha, karşılaştıgım insanların yüzlerine bakmayacagımdan eminim. Baktıgım her on yüzden beşi, kendi kendine konuşuyor. Neden kendi kendimize konuşuyoruz anlamıyorum. Yalnızlıgımızdan mı yoksa? kendimizi kimseye açmadıgımızdan mı, bilmiyorum..

sevgi'yle

Resim:www.artacademy.com.tr

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ama ben çoğunlukla geveze beynimin duymak istemediği sesini kesmek için konuşuyorum. Çünkü bazen onu dinlemek istemiyorum. Konuşmasam en azından şerkı söylüyorum:( Süper keyifli yazıydı. Kalemine sağlık. Sevgi ve saygılarımla,

Haşim Arıkan 
 19.03.2007 18:43
Cevap :
Yani..siz de bizim yaptıgımızı yapıyorsunuz sevgili arkadaşım:))kaleminize saglık..selamlar size...  19.03.2007 20:35
 

kendi kendine konuşmanın tek nedeni olduğunu sanmıyorum. bazen bir konuşma için ön hazırlık, bazen kızgınlık, bazen stresten kurtulma amacı...

Serkan Dilek 
 11.03.2007 19:31
Cevap :
Kendine kendine konuşmanın nedenlerinden bir tanesi tabii ki içimizden atamadıgımız öfkelerimiz ve kızgınlık an'larımız oluyor sevgili Serkan.. yani,kendimize sundugumuz deşarj olma an'larımız..selamlar.  11.03.2007 20:34
 

Jeton yeni düstü, yeni anladim ben de kendi kendime gelin güvey oldugumu. Son yorumunla. Sagol. Gevezelik etmeyecegim artik:-)))

pirmete 
 11.03.2007 18:06
Cevap :
Aman reca ederim sevgili Pirmete..her yazından bir ders alıyoruz..gevezelik ne demek??Lütfen:)))sevgiler..  11.03.2007 19:04
 

Duygularını ve kendini gerektiği kadar ifade edemeyen bir toplumda yaşadığımızdan olsa gerek, bu duruma ben de çok sık rastlıyorum. Bu genelde olumsuz duygularda yaşanıyor çünkü. Hiç kendi kendine mutlu mutlu konuşan birisini duymadım. Çok güzel bir konuya parmak basmışsınız. Elinize sağlık... Sevgiler:)

Yeşim Özdemir 
 10.03.2007 22:37
Cevap :
Ya duygularımızı yeteri kadar ifade edemiyoruz..ya da,karşımızdaki insanın söylediklerine yeteri kadar önem mi vermiyoruz yoksa sevgili *Eylül*..toplum olarak mutsuzluga dogru mu sürükleniyoruz?..kucak dolusu sevgiler sana..  11.03.2007 11:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 319
Toplam yorum
: 4719
Toplam mesaj
: 557
Ort. okunma sayısı
: 1332
Kayıt tarihi
: 29.10.06
 
 

"Ben; hiç yalnız kalmadım... Kalabalık bi ailede yere atılan yataklarda Yan yana, baş başa, el el..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster